Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
ATEŞTEN GÖMLEK
Bu mudur? Evet, Bu dur. Teşekkürler Mehmet ağabey, binlercesi yazsa, binlercesi okusa, binlerce kez yeniden okumak istenilebile cek bir yazı. Üstümüzden hiç çıkaramadığımız gömleğin kor ları iyice arttı… Biz ce yeniden okumak isteyebileceğiniz bir yazı

Yazılarımızdan birini, şaşkınlıklarımızı konu ederek yazacağımızı hiç hesaplamamıştık. Gün geçmesin ki, bir şeyler bizi 'afallatmasın'. Gün geçmesin ki gelen her gün bir önceki günü aratmasın.
Bu günlerde gözlerimizi iri iri açıp' deme yahu' diye ünlemelerimiz çoğaldı.
En yakın çevrenizden başlıyarak, tüm ülkeyi ve dünyayı şöyle bir tarayın. Neler görürsünüz neler. Bir zamanlar sizin aktif olarak içerisinde olduğunuz dünyaların, size giderek yabancılaştığını fark edersiniz. Eski dostlarınızı, eski günlerinizi özlediğinizi iç geçirerek anımsarsınız.
Sokakların ortasındaki kalabalıklara yabancılaşırsınız. Boş gözlerle eski duvarları ararsınız. Bir limon çiçeğine uzanmaya bile gönlünüz el vermez. Kanatsız melekler beklersiniz. Bir elin sizi bu keşmekeşin ortasından çekip çıkartmasını beklersiniz.
Neden peki...
BİZİ
Asırlardır kendilerine kul yapmaya çalıştılar.
Kılıçla geldiler, silahla geldiler.
Olmadı.
Şimdi değişik hesaplar peşindeler.
İnsafı vestiyerde, merhameti gardropata bıraktık.
Düşkünü gördükçe, şükür duaları ettik.
Hırsızı baş tacı yaptık.
Haksızlığı içine sindiremeyeni, oyun bozan ilan ettik.
BİZE
Az kazançla çok tüketmenin sihirli meyvesini tattırdılar.
İnanmadan, karşısındakini inandırmanın kurnazlığını öğrettiler.
Şapkadan tavşan çıkaranları 'işbilir', 'ehil' olarak gösterdiler."Bir defayla bir şey olmaz" diyenler, çok defanın kapısını araladılar.
UNUTTURDULAR
Ülkeyi sevmeyi....
Sevgimizi bayrak bayrak açmayı unutturdular.
'Düşene bir tekmede sen atacaksın dediler'. Ellerimizle çukurdan adam çıkarmayı unuttuk.
Yaşlıyı yatağında; sakatı ise dirseklerini yolan, o hınzır değneklerinin üzerinde unuttuk.
'Çiçeğimiz' dediğimiz 'çocuğumuzun' boynuna bir boyacı sandığı asıp, 'Allah rast getire' diye, sokakların kusmuk kokan çaresizliğine saldık.
Onları bir bankın üzerinde uyur vaziyette unuttuk.
Peki neden oldu bunlar?...
Sosyal yapılar daha ne kadar bozulacak?...
İnsanın içini bıçak gibi yaran bu iki sorunun bende tek cevabı var:
" Tüm bunlar: Yedi düvelin Türk insanına tekrar giydirmeye çalıştığı o sıcak gömleğin kaçınılmaz sonuçlarıdır".



del.icio.us
Digg
Yorum gönder