Anasayfa | Bayındır | MAKSADOMETRE

MAKSADOMETRE

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Bayılıyorum bu laflara… Ya da: “Medya laflarımı çarpıttı.” Çin işi-Japon işi… Bunu yapan iki kişi…

 

 

 

“Maksadımı aştım…”

Ya da “Arkadaşımız maksadını aşan bir beyanda bulundu, bizi bağlamaz.”

“En kısa zamanda gereği yerine getirilecek.”

“Ağzına biber sürülecek…”

Bayılıyorum bu laflara…

Ya da: “Medya laflarımı çarpıttı.” “Montaj var kardeşim.” “Ben öyle dememiştim ki…”

Bu lakırdılar, seyir halindeki aracın sol camından insanın yüzünü serinleten hafif rüzgarlar gibi…

Bu laflar ‘acul’ siyaset bohçamızın içinden dört bir yana ‘nanik’ yapan yaramaz çocuk gibi…

Tedavisiz illet...

Yırtık ayakkabıdan arz-ı endam eden ayak başparmağı gibi…

Bir kısmına gülüp geçsek te, birçoğu toplumda onarılmaz travmalar yaratarak, işlevlerini tamamlarlar ve “talihsizlikler müzesinde” kendilerine ayrılan özellikli yerlerine konulurlar…

Müze gezme alışkanlığımız olmadığından, bakmışsınız başka birileri daha benzer üslupsuzluğu ‘temcit pilavı’ gibi ‘körpe beyinlerin’ önüne sürer.

Buyurun buradan yiyin…

Ve bu devran böyle devam eder gider…

 

                                      *       *       *

 

En son ‘maksat aşımı’ ‘Rize’ dolaylarında görüldü. Ama ne ‘görülme’. Yenilir yutulur cinsten değil.

Ne demek “ikinci eş?..”

Ve neden “Kürt kadınları?..”

Al birini vur ötekine. İkisi de toplumumuzu derinden yaralar. İkisi de kadınımızı incitir.

Biz zaten yüzyıllardır kardeşiz. Bugün, emperyalizmin her türlü girişimine rağmen, Türk-Kürt kardeşliğinin sonlandırılamamasının önündeki en büyük engel bu bin yıllık hısımlıktır. Şimdi neden Kürt kadınları ikinci eş olmaya uygun görülüyor?.. Onlar, olsa olsa, tek eşli çağdaş Türk toplumunun saygın birer aile bireyleri olurlar.

 

                                               *       *       *

 

Yoklama…

Bu metodun yakın siyasi tarihimizde ‘cin kılıklı’ siyasiler tarafından uygulandığını biliyoruz. AKP’nin son zamanlarda başına gelen bu çaptan çıkışların, partiyle, yahut parti doktiriniyle ilişkilendirilmesi çok güç.

İspat etmekse, imkansız.

Aklınızın bir kenarında bulunsun diye yazıyorum. ‘Yoklama’  diye bir şey hep vardı.

‘Rahmetli Turgut Özal’, kurguladığı bir uygulamayı, önce birilerine deklere ettirirdi ve tepkileri beklerdi.

Onun böyle bir ‘tekniği’ vardı. İşe yaramadığını da söyleyemeyiz.

 

                                               *       *       *

 

O zamandan bu yana köprülerin altından çok sular geçti. Toplum ‘bütünleşme-ayrışma’ ekseninde yalpalamaya başladı.

Bu ortamda herkes ağzından çıkan lafı birkaç kere tartmalı.

Tabi bu türden çıkışların önünü almanın, sistem içerisinde, kendine özgü yönetsel disiplinleri olsa da... Benim çok daha etkin bir ‘önlem’ önerim var.

Bir cihaz buldum.

Internet’ten indirdim.

Harika...

Gerçi ürün “Çin Malı”. Olsun çalışıyor.

 

Adı: “Maksadometre.”

 

Kolunuza takıyorsunuz. Tam coşup, ‘gerçek maksatlarınızı’ söylemeye başlarken; kolda, nüfuzlu bir titreşim ve kulağınıza:

“Maksadınızı aşıyorsunuz…”

“Maksadınızı aşıyorsunuz…” Sesli uyarısı geliyor.

Bu cihazın AKP’ liler tarafından kapış kapış satın alınacağını umut ediyorum.

Tek bir sakıncası var. O da, pil ömrünün önümüzdeki seçime kadar olması. Ne yapalım. Gavur bu şekilde imal etmiş.

Maksatlarını anlayamadım ama…

Belki seçimden sonra bir daha kullanılmaya gerek kalmayacağını düşünmüş olabilirler.

Vardır bir bildikleri…

 

Çin işi-Japon işi…

Bunu yapan iki kişi…

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2