Anasayfa | Beydağ | Tarih bilmek

Tarih bilmek

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

TARİHİ doğru algılamanın en büyük kazancı, günün doğru yorumlanmasına yardımcı olmasıdır.

Kıt kaynaklar ve tarih araştırmacılığının para kazandırmayan bir bilim dalı olması, or-taya son derece süpekülatif yaklaşımların çık-masına sebep oluyor. Topluma sürekli olarak kafa karışıklığı enjekte edilmektedir. Bu iş-lemler, ülkeyi kendi politikalarına göre biçim-lendirmeye çalışan siyasetçilerin sponsorlu-ğunda yapılmaktadır.

Bakın dikkat edin bir bölüm insan ecdadımızı göklere çıkarıp, oradan yere bir türlü indir-mezler. Bir kısım ‘taifada’ yapılan pek çok olumlu işi görmezden gelir. Ecdadı yerden yere vurur.
***
Yüz yirmi bin kişilik bir orduyu İstanbul’dan Viyana’ya kadar savaşarak götüren gücün önünde şapka çıkarmak lazım. Böyle bir güce savaş yeteneği kazandırmak, lojistik destek sağlamak, muhabere ve levazım hizmetleriyle donatmak basit bir şey değil. Ben bu ecdadı gururla taşırım.

(*)Hazerfen Ahmet Çelebiyi başarılı bir uçuş denemesinden sonra: “Bu adem pek havf edilecek bir ademdir, her ne murad ederse elinden gelür, böyle kimselerin bakaası caiz değil”

“Böyle bilgili ve becerikli birisi tehlikelidir” diyerek Cezayir’e sürgüne gönderen ecdat ki-me ait ise o sahiplensin. Beni mazur görün…

(**) Cevdet Paşa raporunda: “ Abdülmecit’in pahalı zevklerinin hazineyi erittiğini, Fran-sız mobilyalar, haremin kadınlarına hediye edilen mücevherler ve Avrupa’dan getirilen giysiler için Ermeni şirketi Küçükoğlu’na ödenen faturanın Trakya’daki Osmanlı or-dusunun bir yıllık masrafına eşit olduğunu” yazmıştır.
Böyle mirasyedilere kim sahip çıkarsa çıksın. Ben almayayım…

Emevi Endülüsünün Avrupa’nın güneyinde kurduğu muazzam medeniyeti ve onun Avrupa aydınlanmasına yaptığı olumlu katkıları ben görmezlikten gelemem. Ancak onlar benim ecdatlarım değil ki, hindi gibi kabarıp orta-lıklarda dolaşayım. Benim ecdatlarım o tarih-lerde Orta Asya steplerini kat ediyorlardı.
***
Batı uyanışı günümüzde hala devam etmekte-dir. O süreç henüz tamamlanmadı. Yapılan işi, ‘birkaç resim, birkaç heykel’ diyerek basite indirgemek te olası değil. Bu uyanışın ‘ilim-de’, ‘fen’ de Osmanlı’ya geç yansıdığını söyle-mek batı hayranlığı değil. Günümüzün sorun-larını anlayabilmek açısından yakalayabildiği-miz önemli ipuçlarından biridir.

Hanedan meraklıları son zamanlarda Osman-lıyı bir bütün olarak “sütten çıkmış ak kaşık” gibi göstermeye çalışıyorlar. Bu Cumhuriyet kuşatmasının yeni bir cephesidir. Aydınların ve yazarların bu tehlike karşısında herkesten çok daha fazla duyarlı olması gerekir.

Emperyalizme baş kaldıran ve sömürgeciliğe bayrak açan her milletin birer sembolü haline gelen bizim liderimiz: “İlimden başka bir mürşit önermemiştir.”

Tarihte bir ilimdir. Hem de çok ciddiye alınacak bir ilimdir.

(*) Evliya Çelebi
(**) Osmanlı Sarayı, John Freely, Sayfa 274

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2