Anasayfa | Çeşme | ÇEK BİR AZ KURU

ÇEK BİR AZ KURU

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Biz acınılacak kadar demokrasi fukarasıyız

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kısa ve ‘yol kazalarıyla’ dolu siyasi hayatımızda, biz pek çok ‘uç’ isimler gördük, biz pek çok ‘aykırı laf’ işittik.

 

Gelin görün ki; iki ‘AKP vekilinin’ söyledikleri yenilir yutulur cinsten değil. Sonrasında ise her zaman ki gibi,  gelsin ‘özürler’, gelsin ‘maksadını aşan beyan’ rotüşleri.

 

Değil değil…

 

Bir iktidarın son dönemlerinde, hırçınlık ve bol özürlü beyanlar çoğaldıkça; artık mektubun son satırları okunuyor demektir. Gelecek seçimin endişesi iyiden iyiye bacayı sarmış demektir.

 

                               *      *      *

 

Size bu iki sayın milletvekilinin isimlerini yazmayacağım. Önemli olan kısmı orası değil.

 

Söyledikleri de bize o kadar yabancı şeyler değil. Açın bakın bazı gazete ve dergilere, bu ve buna benzer birçok talihsiz ifadeyi ulemanın kaleminden okuyabilirsiniz.

 

Bu iki sayın vekil; belki orada-burada dillendirilen bazı değerlendirmeleri, heyecanlarına kapılarak biraz erken beyan etmiş olabilirler.

 

Hepsi bu…

 

Aslında zamanlama yanlış…

“Aman kazı uyandırmayalım” endişesi var…

 

                               *      *      *

 

‘Kahramanmaraş’ın ‘AKP’li seçmenleri, mebuslarını Ankara’ya “git şu bizi yıllardır fişleyen zihniyetin yıkıldığını, nur topu gibi yeni bir fişleme sistemimiz olduğunu” bir çırpıda söyle diye göndermediler. İnanıyorum ki; onlarda benim kadar üzülmüşlerdir.

 

Onlar bir şeye daha üzülmüşlerdir. Onu da iki paragraf sonra anlatacağım…

 

Ya da ‘Çorum’un ‘AKP’li seçmenleri:

Sayın vekillerinin eline ‘mazbatasını’ verip, ‘pay-ı taht’a doğru, eşliğinde iki kamyon ‘kan tahlil tüpü’ olan bir konvoyla ve de sırtına iki ‘sumsuk’ vurarak uğurlamadılar.

 

Onlar, mahallelerindeki kendileri gibi düşünmeyen komşularının, kahvedeki arkadaşlarının, yahut başka partilere meyleden sınır bir tarla komşularının kanından eminler.

 

Tıpkı şimdi benim emin olduğum gibi…

 

Aslına bakarsanız bu ‘Sayın Çorumun ve Kahramanmaraş’ın vekilleri, bu illere ait vekiller değiller. Onları ‘Çorum’ ve ‘Kahramanmaraş’ seçmenleri seçmedi. Bir üzüntüleri de bu olmalı.

 

Eğer kendileri seçebilselerdi, bu hazin tablo karşımıza çıkmazdı.

 

Bu da nereden çıktı demeyin sakın…

 

Onlarında, -parti ayırmaksızın- tıpkı diğer milletvekilleri gibi, dayandıkları tabanları halk değil.

 

Peki kim?..

 

Kendi ‘Merkez Karar ve Yürütme Organları’ ve tabi ki o ‘muhteşem’, o ‘kıdemli’, o ‘fikrine zikrine sorgu sual olunmaz’ liderleridir.

 

 

                               *      *      *

 

Hemen hemen her ‘lokantacı’ bilir. Dışarıdan camdaki tezgaha uzun uzun bakan birini gördüklerinde; onu, birkaç ‘küçük işaretle’ lokantanın en dip masasına alırlar.

 

O gün az satılan, veya az satılması muhtemel yemekten bir tabak önüne koyarlar. Yanına bir kaşık. Onun yanına da fırıncıya iade edemediği altı yanık yarım somun ekmek.

 

“Sakın elini kaldırıp, cücüğüyle beraber yarım soğan isteme”…

 

Adamın ‘seçme’ şansı yok…

Önüne ne konulursa onu yemek durumunda.

 

Neden?..

Fukaradır da ondan.

 

Siz bakmayın hamasi nutuklara.

Bakmayın siz ‘sandık-seçim’ göz boyamalarına.

 

Biz acınılacak kadar demokrasi fukarasıyız…

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2