Anasayfa | Güzelbahçe | Bir Düşün Ardından

Bir Düşün Ardından

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Adam,telefonu kapayıp,kapının ağzında dikilmekte

        Son haberler bitince televizyonun düğmesine bastı.Bir süre oturduğu yerden etrafı süzdü.Tam karşısında kitaplığın üzerindeki,geçen yıl bir derginin ödül olarak vermiş olduğu başarı plaketine gözlerini dikti.''Birşeyleri başarmak için insanların çok acımasız savaşım verdiğini,herşeye karşın insanların yarış atı gibi koşturulmasına karşı olmak gerektiğini'' düşündü.

        Adam,ülkenin iyi yazarlarındandı.Yapıtları liste başı yapıyor,her yeni çıkan kitabı kapışılıyordu.Buna karşın,asıl yazmak istediği şeyi henüz yazmamış olduğunu ve bir gün bu yazamadığını gerçekleştirmek için tam anlamıyla çok yakında bir çalışma ortamına gireceğini düşünüyordu.

        Kalktı oturmuş olduğu yerden.Dizleri uyuşmuştu.Yalpalaya yalpalaya yatak odasına doğru yürüdü.

        Kadın uyuyordu.

        Terlikleri ayaklarından fırlatıp,başını usulca karyolanın ucuna dayamış olduğu yastığa koydu.Başının,yumuşak yastığın içine gömüldüğünü hissetti.Ayaklarını uzattı.Bir süre gözlerini yumup,derin ve usul solumaya başladı.Eskiden kalma bir alışkanlıktı bu.

        Adam ellerini rastgele uzatıp,yatağın ucundaki raftan Ahmet Altan'ın ''Sudaki İz'' ini çekip aldı.Gözleriyle okumaya koyuldu.''Çırılçıplak ve aşık bir kadın yürüyor,Altın renkli ışıklar fırlıyor etinden.Altın tozundan saçları dalga dalga omuzlarına dökülüyor.

 

        Uyuyan karısına baktı adam.Yıllarını ve herşeyini vermişti bu kadına.Acıyı da,sevinci de birlikte yaşamışlardı.Usulca saçlarını okşamaya başladı uyuyan kadının.Hayranlıkla yüzünü,gittikçe yüzündeki derinleşen çizgileri gözlemeye koyuldu.Hala ilk gençlik günlerindeki gibi güzeldi.Bu haliyle hiç abartmasız,eski Yunan Tanrıçalarını andırıyordu.Yalnız bu akşam,yüzü biraz daha kasılmış ve solgun,boynundaki damarlar biraz daha kabarık gibiydi.Göz kapaklarının bastırılmış ama yine de her an açılacakmış gibi bir durum aldığını hissetti adam.

        Ellerini uyuyan kadının altın sarısı saçlarından usulca çekip narin ellerine götürdü.İnce,beyaz ve sıcak parmaklarını okşamaya başladı.Herşeye karşın bu kırışmış narin elleri çok seviyordu.Herşey,doğruluklar ve güzellikler,yaşamın her şekli bu kadının elleri ve parmaklarındaydı.Aydınlık fışkırıyordu kadının ellerinden.

        Kadın uyanacak gibi oldu.Adam onun rahatsız olmasından,uyumasından kuşkulanarak ellerini çekti usulca.

        Kadın düş görüyordu.

        Düşünde: '' Kızı,telli duvağıyla ata binmiş,ağır adımlarla damadın evine gidiyordu.Arkada düğün alayı,kızının ve damadın arkadaşları davul,zurna eşliğinde oynaya oynaya yürüyorlar.Damat evinin önüne gelince,onu attan indirip gerdek odasına sokuyorlar.Bu arada silahlar patlıyor...Kutluyorlar.Kızı ürküyor ama yine de özenle hazırlanmış yatağın ucuna ilişiyor.Sessizlik...Ürküyor.Sanki birileri içerde gizlenmiş de onu gözetliyor.Kımıldayamıyor kızı.Bir an için uykusu geliyor.Boynunu kırmadan,gözlerini sağa sola hareket ettirerek duvarları,baştan aşağı kaplamış cami desenlerini,arap harfleri ile bezenmiş halıları,seccadeleri,kalın ağaçtan yapılmış tesbihi,yaşlı bir adam portresini görüyor.Duvarda tüfek.Birdenbire tüfeğin ucundan bir beyaz güvercin peydah oluyor.Sonra kan.Bir güvercin bir kan...Bir güvercin bir kan...Güvercin izbandut gibi iriyarı,çırılçıplak ve kıllı bir adam oluyor.İriyarı adam,pala bıyıklarını bura bura kıza doğru geliyor.Ürküyor kız.Bağırmak,haykırmak istiyor.Bağıramıyor,boğazının düğümlendiğini gözlerinin yaşardığını hissediyor ancak.Sonra o adam,kendisine ürkerek bakan kızının duvağını kaldırıp yavaş yavaş soyuyor.Uzatıyor boylu boyunca karyolaya.Hiçbir şey yapamamanın ürkekliği ve şaşkınlığı içinde kızı.Duvarda asılı,tesbihin imamesinin yaşlı bir kadın oluşuna daha çok şaşıyor.Herşey anlık...Herşey çok çabuk gelişip sonuçlanıyor.Yaşlı kadın yere diz çöküp,izbandut gibi adama ''Kan istiyorum kan''diyor.Büzülüyor yattığı yerde kızı.Adamın,üzerine abandığını  ve bacaklarının arasına girdiğini dehşetle izliyor.Bayılıyor...İzbandut gibi iriyarı adam işini bitirdikten sonra beyaz bir güvercin olup tekrar geldiği yere,tüfeğin namlusuna dönüyor.Ayılıyor kızı... Ayıldığında beyaz bir çarşaf ortasında ,bacaklarının arasından sızmış kanı görebiliyor.''

        Kadın,birdenbire görmüş olduğu düşün etkisiyle yatağından fırladı.Çok korkunç ve dehşet verici bir düştü gördüğü.Gözgöze geldi kocasıyla.Yüzü sapsarıydı kadının.Gözlerini kaçırdı.Bu haliyle sessiz bir geceyi gümbürtüye boğmuştu.Adamın ona ''Ne oluyor'' der gibi işkilli bakmasına kayıtsız kalarak karyoladan kalkıp,salondaki bara doğru yürüdü.

        Adam,kadının düş gördüğüne emin oldu.Ahmet Altan'ın ''Sudaki İz'' ini kapatıp kadının ardından baktı.Son günlerden kadının davranış ve düşüncelerinin birdenbire değiştiğini hissediyordu.Eskiden saygı duyan,düşüncelere yapıcı bakan kadın,feminist hareketinin konuşulduğu andan sonra çok değişmişti.

        Adam,bir sigara yakıp uzun uzun içine çekti dumanını.Ağzının acımsadığına,gözlerini yakan dumana sövdü.

        Kadın,bardan içki kadehini alarak yarısını votkayla doldurdu.Ağır adımlarla balkon kapısına doğru yürüyerek oradan,yoldan geçmekte olan tek tük arabaları seyretmeye başladı.

        Adam,yattığı karyoladan kızının yatmakta olduğu tarafa gözlerini kaydırdı.Çok kızıyordu ona da.Ne kadar çok kısa bir zamanda değişmişti kızı.Bazen,ana kızın bir odaya kapanıp.saatlerce birşeyler fısıldaştıklarını görüyordu.Ana kız ne konuşabilirdi böyle saatlerce.Hiçbir şey sormuyordu.Onların böyle tavır almalarına sinirleniyordu adam.İki üç kitap,bir iki dergi okuduktan sonra kendilerini birşeyler biliyor sanıyorlardı.

        ''Şunlara bak,akılları sıra beni faka kıstıracaklarını sanıyorlar.Bana baksana sen kızım,ben senin geçtiğin yollardan çoktan geçtim.Toplamış arkadaşlarını sözde,bizim sosyalist ve demokratik hareketlerde kadın sorununa nasıl baktığımızı anlamak istiyorlarmış.Hadi sende küçük haspa.'' dedi,adam.

        Kadın elindeki bardağı bir dikişte boşalttı.Gecenin sessizliğinde caddeden hızla geçen taksinin ardında bıraktı gözlerini.

        Bir sorun olduğu zaman hemen anasına açılıyordu kızı.Herşeye karşın adam,sessiz kalmayı tercih ediyordu.Yetişkindi,ondokuzuna girmiş,kocaman bir kız olmuştu.Sürekli okuyordu.Bunalım geçiriyor gibiydi.Okudukça hırçınlaşıyor,sorunlu biri oluyordu.Daha çok bazı bunalımların etkileri olabilirdi.Geçen gün Gültepe'deki olaylardan sonra daha bir hırçınlaşmış,akşamki tartışma herşeye tuz biber ekmişti.Ülke sorunlarını bunlar halledecek,Tariş ve öğrenci olaylarını bunlar çözümleyecekti sanki.Kötülüğünü istemiyordu ki,diğerleri gibi olamaz mıydı kızı da?

        Kadın,elindeki boşalan bardağa yarısı kadar votka doldurarak kocasının yatmakta olduğu odaya doğru yürüdü.

        Kapıya bakıyorken,birden karısının gözleriyle karşılaşınca bakışlarını kaçırdı.Bir an herşeyin ona yabancılaştığını ve odanın soğuduğunu hissetti.''N'en var'' diyebildi,yatağında dönerek.Omuzlarını hareket ettirerek ''Bir şeyim yok'' der gibi baktı adama.''Sadece çok kötü bir düş gördüm,yani pek o kadar önemli değil'' dedi kadın zoraki.

        Adam yatağından kalkıp,ayağını karyoladan aşağıya sarkıttı.

        Çok sıcak bir geceydi,Eylül ayına rağmen.Sıcaklık tüm bedene yayılıyor,yapış yapış bir ter yapıyordu.''Anlaşılmanı istediğini hiç sanmıyorum'' dedi adam.''Yüzünün renginden,sesinin titrekliğinden belli.''Ayağa kalkıp,açık pencereye doğru yürüdü.''Belli ki içkide arıyorsun yanıtını.''

        Kadın,birdenbire kendi ekseninde hızla dönerek hırçın bir şekilde ''Hesaplaşmalıyız'' dedi.Yüzü solgundu.Gözlerindeki yaşları saklamak istercesine sırtını dönük tutuyordu adama.Sinirden titreyen bacaklarının üzerinde duramayacağını anlayarak karyolaya doğru yürümeye gayret ediyordu.Adam,''Hesaplaşalım'' dedi usulca.Hala açık olan pencereden dışarıya bakıyordu ''Hesaplaşalım bu gece,daha çok senin konuşmanı istiyorum'' dedi.

        Kadın,bir an için sessizlikten faydalanarak söylemek istediğini toparlamaya çalıştı usunda.Karyolanın ucuna ilişerek elindeki bardağı rafın üstüne bıraktı.Önce uzanmayı düşündü.Sonra vazgeçti.

        ''Biliyor musun?'' dedi adama.''Herşey ilkgençlik günlerimizdeki gibi değil artık.Birşeylerin yorgunu olduğumu düşünüyorum.Eskisi gibi ne heyecana ne de bir coşkuya sahibim.Sevgi de köreldi artık.Savunduğumuz ideoloji aşkı da,aramızdaki ilişki de redetti.Ama ben yine de gelecek güzel günlerin şerefine yatağımdan sevişmeleri,seni delice sevmeleri kendimden eksik etmedim.Sen ülkemin bir köşesinden gelen yorgun bir yürektin.Yüreğini yüreğime akıttım herşeye rağmen.Düşünüyorum da bu iki yüreğin birdenbire ayrılmasına neden olan ne?Ya da sana sormak gerekirse sen hiç düşündün mü bunu?...

        Adam,soruya yanıt vermeyi gereksiz bulup,güzel kadına seyre daldı.Ona acıyordu sanki.

        ''Beni bağışla'' dedi kadın.''Seninle eşit koşullarda ve sert tartışmak zorundayım.bugüne kadar güçsüz ve yanlız olduğumu düşünmüştüm.Gelenekçiliğin pısırıklığı içinde debelenip durdum.Tek başıma yeteceğimi,erkeğin tabusal baskısını altında ezildiğimi görüyordum çünkü.Oysa biraz güçlü,biraz dirençli olabilseydim şu an sana yapmak ve söylemek istediğimi çok önceleri iletmiş olacaktım.Bitti ama...''

         Adam,kadının sözlerini acı dolu bir gülümsemeyle kesti.''İlk defa bu gece yürekli oluğunu düşünüyorum.Yine de bir o kadar darmadağınıklığını...''

         Heyecanını ve sinirsel gerginliğini az da olsa atabilmişti üzerinden kadın.Oturduğu yerden kalkarak kocasına doğru yürüdü.Elinden tutarak parmaklarını usulca dudağına götürdü.

         ''Senin bana mutluluklar dileceğini biliyordum.Dün gece de söylemiştin,hatırlıyor musun?İnan bana,bundan sonraki yaşantımda da herşeyi ciddiye alacağım.Sabah bambaşka ama daha aydınlık,daha güzel günlerin geleceğine inanarak herşeye yeniden başlayacağım.''Adamın elini güçsüce sıkarak ,''Çaresizliğimde beni arayan değil mi?''dedi,hızlı hızlı.

          ''Mutlaka'' dedi adam.'' Kim olsa bunu yapar,Kaldı ki bir takım şeyleri beraber yaşadık biz.Birbirimize yanıt aramamız gerekmez mi?''

          Kadın,yavaş yavaş ağaran gökyüzüne baktı açık penceren.Kimsecikler yoktu caddelerde.Arada hızla bir iki askeri cem senin,şehirlerarası yolcu taşıyan otobüslerin sesi duyuluyordu.

          ''Ne yapmayı düşünüyorsun?'' dedi adam usulca.Gitmek için bu kadar acele etmesen,gidişini bir kaç güne ertelesen iyi olurdu.

           ''Kararlıyım'' dedi,saçlarını düzelterek kadın.''Ayten'e telefonda anlattım herşeyi.O beni bugün karşılayacak.İstanbul'da eski işime,öğretim üyeliğine devam etmeyi düşünüyorum.''

           Biraz hüzünlü,ağlamaya hazır solgun yüzünü gizlemeye çalışarak ,eşyalarını hazırlamak üzere yandaki odaya kaydı kadın.

           Adam,açık pencereden gökyüzünde gittikçe küçülen aya baktı.Yarımdı ay.Yıldızlar çokdan silinmiş,kaybolmuştu.Gözleriyle etrafı süzerek kulağına yansıyan birkaç sese kulak kabarttı.Koşuşan ve sokak başlarında çakı gibi duran karaltılar dikkatini çekti.Biraz daha dikkatli bakınca bu karaltıların asker olduğunu ellerindeki makineli tüfeklerden anladı.

           Telefonun zili odayı gürültüye boğulmuştu.Adam kuşkuyla,bir çalan telefonu,bir de duvardaki saate baktı.Saat beşe geliyordu.Kimlerin arayabileceğini düşündü.Oktay mıydı?Yine bir yerlerde sızmış ve ondan yardım isteceyecek olabilirdi.Ağır adımlarla telefona doğru yürüdü.İkircikliklendi önce.Ahizeyi kulağına dayayarak usulca ''Efendim'' diyebildi.

           '' Hala uyanık mısın?'' dedi telefondaki ses.''Hepimize geçmiş olsun.''

           Adam,''Maşallah'' dedi.''Makinalı tüfek gibisin bu piç saatinde.''

           ''Nasıl olmam'' dedi, telefondaki.

            Adam elindeki ahizeyi boynuna dayayarak,telefonu eline aldı.Pencereye doğru kuşkuyla yürümeye başladı.Sokak başlarına,köşelere,caddelere hızla biriken komando birliklerini,piyadeleri tek tük sivil giyimli insanları gördü.

            ''Evet'' dedi adam.''Hepimize geçmiş olsun.'',

            Adam,telefonu kapayıp,kapının ağzında dikilmekte olan karısına üzgün gözlerle baktı.''Kötü gün dostumuz,Yüzbaşı Cihan ihtilal olmuş,dikkat et'' diyebilirdi.

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
3.96
Powered by Vivvo CMS v4.1.2