Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
YÜZBAŞI ŞERAFETTİN BEY
1 Eylül den bu yana savaşarak kat edilen o kutsal yol, Sabuncu deresinde küçük bir mola vermişti.

Son darbenin vurulacağı 9 Eylül sabahı sabırsızlıkla bekleniyordu. Gün daha ilk ışıklarını İzmir’in üzerine serpiştirmeden onlar hazırlıklarını tamamlamışlardı… O büyük emri yerine getirmek için herkes ve her şey hazırdı.
Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) Bey komutasında ki 4. Süvari Alayının öncü birliği Bornova’ya doğru harekete eder. Takviye olarak gönderilen diğer bir bölükle birleşip, Bornova’yı önemli herhangi bir direniş görmeden geçerler. Mersinlide bulunan Tuzakçıoğlu fabrikasından açılan ateş sonucu bölük, dört erini şehit verir. Rivayet o ki: Bu dört kahramanın bedenleri toprakta, yüzleri İzmir’e dönük vaziyette şehitlik mertebesine ulaştıklarıdır.
Hedefteki yer ‘İzmir’ idi. Kimsenin dönüp arkasına bakacak bir anı bile yoktu.
Son kayıp Şerafettin Bey’in atı olur. Kordonda bir Rum tarafından atılan bombayla, kumandanın atı ölür ve Yüzbaşı Şerafettin Bey şarapnel parçalarıyla yaralanır. Hiç bir yara onu, ‘Servin’ utanç sembolü olarak ‘Hükümet Konağının’ balkonunda asılı o paçavrayı yerinden çıkartmaya engel olamazdı.
Ön kapıyı kapatmışlardı. Hükümet konağına yan kapıdan içeri girerler, Teğmen Ali Rıza (Akıncı) Bey ve bir neferle birlikte balkona çıkarlar ve aldıkları emri yerine getirirler.
‘Akdeniz’ hedefine ulaşılmıştı artık.
Günlerden 9 Eylül 1922 ve saat sabahın 10 sularıydı. Kışla meydanın taşlarını usul usul okşayan körfez suları o anda gerçek sevgilisine, Al Yıldızlı Bayrağına kavuşmuştu. 3 Yıl, 3 ay, 24 gün süren işgal sona ermişti.
O gün bir ulusun onuru ve şerefi; ‘Bayrak’ olarak ait olduğu göndere çekilmişti.
* * *
“Bugün 9 Eylül 2009”
Bugün benim adım “Yüzbaşı Şerafettin Mehmet Ergün”.
Tıpkı milyonlarca yurtsever Yüzbaşı Şerafettin gibi.
Bugün size birisi;”Nereye gidiyorsun?” Diye sorarsa: “ Konağa… Hükümet Konağına bayrak çekmeye” diye cevaplayın.
O günkü gibi.
Tıpkı İzmir’in Bayraktarı Yüzbaşı Şerafettin gibi.
* * *
“Bugün 9 Eylül 2009”.
Memleketimin üzerinde kara bulutlar, kafalarda onursuz barış senaryoları var.
‘Ver-kurtul un’ bir diğer adının ‘açılım’ olduğunu söyleyenler var.
Bebek katiliyle müzakere etmemiz gerektiğini mırıldananlar var.
İyi ki sen bunları duymadın ‘Şerafettin Bey’…
Yoksa. O hiçe saydığın şarapnel yaraları vücudunda ‘oluk kan’ olurdu.
Canın acırdı…
Tıpkı şimdi benim canımın acıdığı gibi…



del.icio.us
Digg
Yorum gönder