Anasayfa | Kınık | ADI EYLÜL

ADI EYLÜL

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Eylül hazan ve hüzün ayıdır. Gün doğumları, gün batımları buruk olur

mehmetergun_yazar_efem_209493779.jpg

Kalabalıkların ortasında yalnızlığı yaşarsınız. Çekilen deniz sonrasında, ay ışığının insafına bırakılan ıslak çakıl taşlarına dönersiniz. İçiniz ürperir. Yapraklar savrulur yüreğinizin ıssız labirentlerinde.

Adı ‘Eylül’…

                                       *      *      *

İsa’dan sonra 1980 Yılının Eylül ayının on ikinci gününün sabahı, koca bir ağacın sağı-solu budandı birer birer. Binlerce gencin yitip giden canları, duvar köşelerine sinmiş korkuları ve düşlere bile girmesi yasaklanan devrim şarkıları… Bizde acı bir Eylül anısı olarak kaldılar.

12 Eylül, öncesi ve sonrasıyla incelenmesi gereken önemli bir tarih. Bize şu an düşen iş; bu devrimin günümüze yansıyan boyutlarını irdelemektir. Bu yolla belki biraz olsun faydası olur.  “Bir musibetten bin nasihat doğar” misali.

                                       *      *      *

En önemli sonuçlarından birisi, kitlelerin ve gençlerin siyasetten uzaklaştırılmasıdır. Amaç yeni proto-tip siyaset ağaları üretilip, ‘dar kadro’, ‘geniş yalanla’ ülkenin yarınlarına yön vermekti. Bunda başarı sağlandı.

‘Güçlü iktidar’ paronayası, seçim barajına bahar bereketi getirdi. Tek blok ‘evet’, tek blok ‘hayır’. Ne güzel. Aykırı ses yok. “Bundan iyisi Şam da kayısı.”

Amaç, Türk tipi neo-liberal ekonomik politikaların kerametiyle; zengini çok, fakiri çok, ‘arası yok’ bir toplum yaratmaktı. Bunda da başarı yakalandı.

“Sadaka” sosyal devletin en belirgin enstürmanı oldu. Zenginin hem bu dünyası, hem de öbür dünyası dört başı mamur hale getirildi. Bu taraftaki tabloyu görüyorum da, ahretlerine karışamam. Artık orasını ‘Allah’ bilir.

                                       *      *      *

Değerlerimizi ihaleye çıkarttık. Haraç-mezat sattık memleketi. Gravatlı yobazlar, bilgisayarlı üfürükçüler türedi. Garibin ağzından lokmasını kapan kurnaz tilkiler kol gezmeye başladı. “At binenin, kılıç kuşananın”; “iş bilenin, ihale kapanın” darbımeseli. Meydanlar bıçkın süvarilerle doldu. Bazen rahvan, bazen tırıs… Götürdükçe götürdüler. Şaşkın şaşkın bakakaldık arkalarından.

Dönekliğin adı “hidayete ermek” oldu.

“İddia-At yarışı” tahsil eden güçlü bir nesil yarattık.

                                       *      *      *

Ey…’12 Eylül’ sen nelere kadirmişsin.

Düz ettin çelebi mezarını.

Bize sadece 68 kuşağı kaldı yadigar.

Onlarında bir kısmı patron oldu, bir kısmı tüccar.

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2