Anasayfa | Ödemiş | DİPLOMASİ Mİ DEDİN ?

DİPLOMASİ Mİ DEDİN ?

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Evet dedi.Hem de üç kez arka arkaya ve hiç yüzü kızarmadan.Hem de böyle bir günde.  BM’de Brezilya ile birlikte İran’a ambargoya hayır demeyi diplomasi zaferi sanan RTE acaba   Mavi Marmara  olayının, Türk siyasi ve diplomatik tarihinin kara lekelerinden biri olduğunu biliyor mu ? Hiç sanmam.

Ortadoğu’da yaşananlar  şu anda dünyanın hiçbir yerinde yaşanmıyor.Ukala İsrail ‘ben yaparım, nasıl olsa işbirlikçim Amerika meşrulaştırır’ mantığı  ile yoluna devam ediyor. Ancak Abd’ye bağlı Avrupa ve Arap ülkelerinin güdümlü devlet başkanları onaylasa bile halkları bu durumu artık nefretle karşılıyorlar. Petrol uğruna sürdürdüğü örtülü ya da açık savaşlar, Abd’yi dünyada siyaseten gayri meşru konuma çekmektedir.Artık Ortadoğu’daki  tek ve son senaryosu şu; İran’ı dize getirmek Türkiye’yi bölmek-sıkar biraz-.Zaten Büyük Ortadoğu Projesi’nin en önemli gereklerinden biri de Kürt açılımı ya da Barzani açılımıdır.Kürt açılımını Recep Tayyip bey yüzüne gözüne bulaştırdığı için geriye tek çare kalıyor; Barzani açılımı.Bu konu biraz karışık, biz gelelim diplomasinin efendisine.

Uygar toplumlarda yardım malzemeleri başlarına cihat bantları sarılmış altı aylık bebeklerle ve dört beş yaşındaki çocuklarla yaşlı insanların doldurduğu mülteci teknesi görünümlü gemicikle değil, konularında uzman ekiplerin gözetiminde olur.Adi İsrail’in bilinen tutumuna karşın bu gemiyi hiçbir önlem almadan Akdeniz’e salıvermek mi diplomasi? Olaylar olduktan sonra esmek,gürlemek,tehlikeli şiir okuyup cihat çağrısı yapmak hiçbir sonuç getirmiyor.Olay İsrail’in suratımıza indirdiği şamardır,Tel Aviv’de Büyükelçimize yapılan terbiyesizliğin uzantısıdır. ‘one minute’ diplomasisinin kaçınılmaz sonucudur. Geminin Akdeniz’e nasıl salıverildiğini ve kaç kuruşa satılıverildiğini yakında sizlerle paylaşacağım.Şimdi tarihten bir yardım gemisi örneği vermek istiyorum. Belki Gazne’ye 1500 gemi gazlaması ile cihad çağrısı yapan sosyal paylaşım kabadayıları ve onların  yere göğe koyamadıkları diplomasi kahramanlarına bir ders olur.Tabi anlayana;

 

Yunanistan 1941 Nisanı’nda Nazi Almanyası tarafından işgal edilip İngiliz Donanmasınca ablukaya  alınınca, büyük bir açlık yaşamış,sokakları cesetler kaplamıştır. Tarihçilere göre beslenme yetersizliğinden 300 bin kişi ölmüştür.Komşuya yardım kararnamesini aynı ülke ile 20 yıl önce savaşan İsmet İnönü imzalamıştır.

Kızılay’ın öncülüğüne ülkenin her yerinden İstanbul’a gönderilen gıdalar Kurtuluş gemisine yüklenir; Kızılay bayrakları ile donatılarak 6 Ekim 1941’de Karaköy’den demir alan gemi, yardım malzemelerini Pire Limanı’ndaki Kızılhaç’a teslim eder. Devamında aynı yollardan Yunanistan’a 7 bin ton daha gıda yardımı taşınır.

Kurtuluş gemisi 5.seferinde  Marmara Adası’nın kuzeyindeki Saraylar Köyü açıklarında fırtınaya yakalanınca, 21 Şubat 1942 sabahı kayalıklara çarparak batar.Aynı kayalıkların adı ‘Kurtuluş Burnu’ olur. Yardımlar; Dumlupınar,Tunç,Konya,Güneysu ve Aksu gemileri ile 1946’ya kadar sürer.Ayrıca Dumlupınar gemisiyle İstanbul’a getirilen 1000 hasta çocuğa da savaş bitene kadar İstanbul’da bakılmıştır.

İsmet Paşa’ya Hitler benzetmesi yapan zihniyet sayesinde bugün gelinen durum; Kızılay bayraklı ve T.C bandıralı ‘‘Kurtuluş’’lardan, Komor bandıralı ‘Mavi Marmara’lardır.

Ayrıca daha enteresan ve tartışılan  bir durumda; Mavi Marmara’da mit görevlilerinin olup olmadığıdır.Şimdi kimse  ‘Bu bir sivil toplum hareketiydi.Gemide MİT’in istihbarat elemanı yoktu’ demesin.Bu konuda MİT’in görevini yerine getirip getirmediğini çıkıp birileri anlatmak zorundadır.Gemiye Akdeniz’e çıkmadan önce Antalya’da  Komor bandırası takılmasında bir MİT parmağı olduğu sanıyorum.Belki de MİT görevini tam olarak yerine getirdi-yüksek ihtimalle- ama siyasi irade her zamanki gibi çuvalladı.Birde çıkmış 300 küsür vekile rağmen dışarıdan Dış İşlerini yönettiğini sanan bakan bakın ne diyor;

    Mavi Marmara olayı, ‘’Türkiye’nin 11 Eylül’ü’’ değil olsa olsa Türkiye ve İsrail’in ‘Titanic Faciasıdır’.

 

    Ne diyebiliriz ki ? bazıları bu duruma Diplomasi,diplomasi,diplomasi derken,

Bizlerde Sabır,sabır, ya sabır  diyoruz.2011’e ne kaldı ki ?

  

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
3.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2