Anasayfa | Torbalı | TEPEKÖY ÇİFTLİKÂT-I HÜMÂYÛNU AT YARIŞLARI

TEPEKÖY ÇİFTLİKÂT-I HÜMÂYÛNU AT YARIŞLARI

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Burada kısaca özetlemeye çalıştığımız araştırma sonuçları şimdilik 20 sayfalık bir makale halinde yayına hazırlanmış bulunuyor. Yakın bir zamanda da

yasinkayis_yazar_675463480.jpg

Tarih konusunda yeni şeyler yazmak zordur. Biz de yeni şeyler yazabilmek için zaman zaman ortalıktan kayboluyoruz. Ama bu kaybolmalarımız hiçbir şey yapmadığımızdan değil, aksine titiz araştırmalar içine dalmış olduğumuzdan…

Son beş aydır Torbalı tarihinin bir kısmını aydınlatabilmek için hoş bir çalışmanın içindeydim. Aslında tam olarak da bitmedi. Ama dayanamadım. İlk aşamasını tamamladığım çalışmamı, sıcağı sıcağına Torbalı kamuoyuyla paylaşmak istedim. Heyecanımdan kaynaklanan, aceleciliğimi mazur göreceğinize inanıyorum.

Gelelim çalışmamıza. Bazı dostlarımız bilir. Halen üniversitede tarih öğrenimimi sürdürüyorum. Bu öğrenimim sırasında sayın hocam Doç. Dr. Kemal Arı’nın dersinden özgün bir makale  yazmam gerekiyordu. Konu serbestti. Ben de Torbalı tarihine ilişkin bir şeyler yapmak istedim. Torbalı’da yaklaşık 120 yıl önce başlayan at yarışlarını çalışmaya karar verdim. Ne yalan söyleyeyim, çalışmanın başında bu kadar ilginç sonuçlara ulaşacağımı hiç tahmin etmiyordum.      Bir at yarışı konusu ne kadar ilginç olabilirdi ki? Yine de Torbalı tarihine ilişkin bir konu olması benim için yeterliydi. 

Araştırma derinleştikçe “Torbalı-Tepeköy Çiftlikat-ı Hümayun At Yarışları”nın bambaşka anlamlar içerdiğini; Torbalı, İzmir hatta Türkiye tarihinde çok önemli bir yere sahip olduğunu gördüm.

Çalışmamız temel olarak 1894-1903 tarihleri arasında yayımlanan Ahenk, Hizmet ve İzmir gazetelerine dayandı.  Bu konudaki arşiv belgelerine ise maalesef ulaşamadık. Çünkü sırf bu konu için İstanbul’daki “Başbakanlık Osmanlı Arşivi”ne gittiğimizde kapıdan döndük. Büyük bir şanssızlık sonucu bizim İstanbul’a arşiv çalışmasına gittiğimiz günlerde, arşiv binası taşınıyordu. Dolayısıyla eli boş döndük. (Ama en kısa sürede bu belgelere de ulaşıp, çalışmayı daha da zenginleştireceğiz.)

“Torbalı-Tepeköy Çiftlikat-ı Hümayun At Yarışları”nı tetikleyen etken 1850’lerde Şirinyer ve Bornova’da Levantenlerin başlattığı at yarışları olmuş. Avrupa kökenli Levanten ailelerin düzenlediği Şirinyer ve Bornova at yarışlarında İzmirli “yerliler” uzun süre seyirci konumunda kalmışlar. Yarışlar Paskalya bayramlarında yapılıyor, hangi at sahibinin atı koşuyu kazanırsa onun ülkesinin bayrağı göndere çekiliyor ve o ülkenin milli marşı çalınıyormuş.

Ne var ki “Yabancıların Osmanlı Ülkesinde İstedikleri Gibi At Koşturmaları” uzun süre seyirci konumunda olan İzmirli “yerliler”in canını sıkmaya başlamış. İşte bundan sonra Evliyazade Refik Bey, Ahmet Bekri ve Vali Hasan Fehmi Paşa önderliğinde yerli atçılık için çalışmalara başlanmış. “Torbalı-Tepeköy Çiftlikat-ı Hümayun At Yarışları” da bu süreçte gündeme gelmiş.

Torbalı’da ilk yarışı 1894’te yapılmış. Bu tarihten sonra da her yıl Nisan-Mayıs aylarına denk gelen günlerde tekrarlanmış. Tüm gün süren bu yarışlar “Tecrübe Koşusu”, “Vilayet Koşusu”, “İzmir Koşusu”,“Köylü Koşusu”, “Çiftlikat-ı Hümayun Koşusu”, “Teselli Koşusu”  ismiyle anılan ayaklardan oluşuyormuş. Bu koşular ayrıca bir dizi yeni etkinliği de beraberinde getirmiş. Bisiklet yarışları, atletizm koşuları, cirit oyunları, pehlivan güreşleri, ziraat sergileri ve panayırlar bu etkinliklerin en dikkat çekici olanlarıdır. 

“Torbalı-Tepeköy Çiftlikat-ı Hümayun At Yarışları”nın en önemli özelliği “yabancı tekeli”ne direnişi ifade etmesidir. Çünkü bu yarışlarda İngiliz ve Arap atları dışlanmış, “Yerli Atçılık” teşvik edilmiştir. “Yabancı Atlar”ın katılımı bazı koşularla sınırlı tutulmuş. Bazı yıllarda ise “yerli” atları desteklemek için İngiliz ve Arap atlarına ekstra ağırlık takılmış.

Gazetelerin anlatımlarına göre tam bir şenlik havasında geçen bu etkinliklere İzmir’den, Küçük Menderes ve Büyük Menderes havzalarından binlerce kişi katılıyordu. İzmir’den özel tren seferleri düzenleniyor; demiryolu şirketi İzmir’den, Ödemiş’ten, Tire’den, Bayındır’dan, Nazilli’den, Aydın’dan, Söke’den gelen yolculara indirimli tarifeler uyguluyordu.  İndirimli tarifeler daha sonra panayır ve ziraat sergilerinin açık olduğu beş gün boyunca geçerli olmaya başladı.

İzmir Valisi ile şehrin önde gelen bürokratları yarışların vaz geçilmez konuklarıydı. Yanlarında çoğu zaman yabancı misafirler de getiriyorlar ve adeta “Bizim memlekette, at öyle koşturulmaz, böyle koşturulur” diyorlardı. Koşu aralarında misafirler “Çiftlikat-ı Hümayun Merkezi”ne geçiyorlar, onlar Hamidiye Sanayi Mektebi mızıkasının çaldığı müzik eşliğinde yemeklerini yerlerken halk da kurulmuş olan seyyar lokantalarda ya da çamların altında yemeklerini yiyor, seyyar kahvehanelerde yorgunluk atıyordu. Yarışları izlemeye gelenler için seyyar tuvaletler bile kurulmuştu.

Şirinyer yarışlarındaki kozmopolit havanın aksine Torbalı’daki yarışlarda Osmanlı-Müslüman kimliği ön plana çıkarılıyordu. Koşu alanı Osmanlı zaferlerini ifade eden küçük bayraklarla süsleniyor, “Padişahım Çok Yaşa” nidaları göğe yükseliyor, koşu sonlarında “Al-ül-al Hamid” gibi marşlarla Sultan II. Abdülhamid sevgi ve saygıyla anılıyordu. Yine unutulmaya yüz tutmuş olan ciritin bu koşularda canlandırılmaya çalışılması ve yarışların Hıdrellez’e denk getirilmesi de tesadüf değildi.

Koşular bu özelliklerin yanında geniş bir havzadaki insanların sosyal ve kültürel değişiminde de rol oynuyordu. Her şeyden önce, ilki 1900 yılında açılan ziraat sergileri ve panayırlar yalnız Torbalı halkının değil çevredeki kent ve köylerin insanlarını da yeni üretim teknikleriyle tanıştırıyordu. Yeni tarım aletlerinin sergilendiği bu etkinliklerde, gül yağı damıtılması gibi Osmanlı ülkesine yeni yeni giren üretim alternatifleri de çevre kentlerin halkı tarafından muhtemelen ilk kez Torbalı’da görüldü. Yine mızıkanın çaldığı “Karmen” ve “Travadora” gibi operalar; düzenlenen bisiklet yarışları, atletizm yarışları ve piyangolar kültürel değişimin diğer ayaklarıydı.

Söz konusu, panayır ve ziraat sergilerinin dikkat çeken bir diğer özelliği “yerli üretim”in teşvik edilmesiydi. Bu etkinlikler sırasında yarışmalar düzenleniyor dereceye giren üreticilere ödüller dağıtılıyordu. Bu yarışmaların kategorileri çeşitliydi. En iyi at ve büyükbaş hayvan yetiştiricilerine ödül verildiği gibi en kaliteli tereyağı ve zeytinyağı üreticilerine de ödül veriliyordu. Zanaatkarlar da unutulmamıştı. Bağ aşı bıçağı, çatal bel, çapa, kazma, balta gibi demirci ürünlerinden dereceye girenler ödüllendiriliyordu.

Burada kısaca özetlemeye çalıştığımız araştırma sonuçları şimdilik 20 sayfalık bir makale halinde yayına hazırlanmış bulunuyor. Yakın bir zamanda da “Tarihin Aynası” adlı e-dergide yayınlanacak.        Söz konusu makalede burada değinme imkanı bulamadığımız daha pek çok ayrıntı var. Ancak belirttiğimiz gibi Torbalı tarihinin önemli bir sayfasını oluşturan bu etkinliklerle ilgili çalışmamız henüz sona ermiş değil. Tespit ettiğimiz ama henüz ulaşamadığımız yeni bilgi ve belgelerle daha da zenginleşecek. Belki ileride bir kitapçığa da dönüşebilir. Neden olmasın?

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2