VEBAL

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Ben zulmü çektim amma vebali onun boynunda kaldı.’

ruhigulercan_609494230.jpg

Söze  nereden  başlamak  gerekiyor,  işte  bunu  toparlayamıyorum.  Sözünde  anlamı  kalmıyor  aslında  böyle  acı  olaylarda.  Acı,  ağır  bir  ağrı  gibi  çöküyor  insanın  üzerine.  Allah  hiç  bir  anne- babaya  böyle  bir  acı  vermesin.  Ama  bazen  acılar,  örtbas  edilen  gerçekleri  gün  yüzüne  çıkarıveriyor.  Bulaşıcı  olan  acı  vermelerden,  bulaşıcı  hale  gelen  trafik  kazalarından  bahsediyorum.  Bulaşıcı  olmaktan  öteye  geçen  cinayetlerden  bahsediyorum.  Bir  alışveriş  merkezinin  önünde  meydana  gelen,  adına  trafik  kazası  dediğimiz  cinayet  gibi  davranışlardan  söz ediyorum.  Gencecik  bir  insanın  yaşama  hakkını,  dikkatsiz  davranışıyla  elinden  alan  bir  bakkaldan  bahsediyorum.  Sürücü  diyemiyorum,  şoför  diyemiyorum.  Toplu  taşım  aracı  kullanan  ama  kendisi  bunun  bilincinde  olmayan,  kuralları  yerine  getiremeyen,  yeteneği  meçhul,  psikolojisi  meçhul,  sürücülük  standartı  meçhul  şahısları  bu  işlere  alanlarda  bence  en  az  onlar  kadar  bu  işlerden  sorumludurlar.  Hayatın  içinde  trafik  varsa  kazalar  olabilir.  Ama  en  aza  indirgemek  yine  insanların  elinden  gelen  bir  şeydir.  Yalnız  toplu  taşım  araçlarını  kullanan  insanlar  bu  işler  için  özel  olarak  eğitimden  geçirilir,  eğitimden  geçirmekte  işe  yaramaz  bu  işi  yapıp  yapamayacağı  uygulamalı  psikolojiyle  saptanır.  Uygun  değilse  bir  siyasi  getirdi  diye  adama    bulmayınız.  Sonra,  bulaşıcı  olur  bu  kazalar    bulanlar  sayesinde.  Ben  iyilik  yaptım  demekle de  olmaz  bu  işler  sonra,  bunun  vebalinden  kurtulamazsınız.  Vebal  sözcüğünü  soyut  görmeyiniz,  dönüp  dolaşır  başınıza  gelir. 

 Kazadan  sonra  Torbalı  insanı  aslında  Eshot  şoförlerinden  çok  dertliymiş  bu  çıktı  ortaya.  Hiç  beklemediğim  kadar  şikayet  aldım.  Yollarda  yaptığı  hızdan  tutun,  kurallara  uymayışlarına  kadar  ve  çok  süratli  araç  kullandıklarına  varıncaya  kadar  şikayetçiymiş  meğer.  Bunlarla  birlikte  şehir  içinde  araç  sürücülerinin  aşırı  hız  yapmalarının  rahatsızlık  yarattığına  dair  çok  şikayetlerin  olduğu  ortaya  çıktı.  Ortak  görüşlerden  birisi de,  işini  kaybeden  bir  çok  insanın  ilk    olarak  bir  torpil  bulup  Eshot’a  şoför  olarak  girdiği  söylentisi de  ortalıkta  dolaşıp  duruyor.  İşini  kaybeden  insan  şoför  oluyor da  ne  demek.  İşini  kaybeden  insan  zaten  psikolojisi  bozuk  insan  demektir.  Eshot,  kurumsal  niteliği  olan  kuruluştur.  Her  meseleye  ciddi  yaklaşımlar  yapmakla  mükelleftir.  Torbalı  olayına  bir  çözüm  bulmak  zorundadır.  Toplu  taşım  aracı  kullanan  kişileri  sürekli  eğitimden  geçirmek  zorundadır.  Sürücü  yeteneği  üst  düzeyde  olanları,  sağlıklı  olanları,  uygulamalı  psikolojide  sağlıklı  davrananları  ve  karar  verenleri  işe  almalıdır.  Yoksa  işini  bozmuş  kişileri  işe  alarak  sağlıklı  bir  sonuç  alınamayacağını  çok  iyi  değerlendirmelidirler.  Ve  böylesine  ölümlü  kazalar  kaçınılmaz  olacaktır.  Ve  kurumun  prestiji  hep  böylesine  imajlarla  anılacaktır. 

 Bursa  ulu  camii  Tebrizli  ustalar  tarafından  1450-1500  yılları  arasında  yapılmıştır.  Ve  bu  ustalar  o  zamanlarda  caminin  çinilerini  döşerken,  çinilerin  kenarına  düz  yazı  şeklinde  şunları  yazmışlardır.    bana  zulmeden  kişi,  zulmettiğini  sandı.  Ben  zulmü  çektim  amma  vebali  onun  boynunda  kaldı.’   

                                      Ruhi  Gülercan

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2