Anasayfa | İzmir Beldeler | Bozdağ | ISLAK MI, KURU MU ?

ISLAK MI, KURU MU ?

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Gündem yine kurnazca saptırıldı. Tartışmalar, kendi yandaşlarını yerleştirdikleri kurumlardan gelen safsata haberlerle biçim değiştirdi

muzafferyildirimer_779103446.jpg

”İrtica ile mücadele raporunun altındaki imza sahte mi, gerçek mi?”sorusu üzerinden gelişen haberler, yorumlar ve tartışmalar yazılı ve görsel medyamızın baş gündemine oturdu.                                                                                                    

Yandaşlar, hak etmeden oturdukları makamların hakkını veriyorlardı. İmzanın ıslak, belgenin gerçek olduğunu belirterek, bir taşta iki kuş vuracaklardı akıllarınca. Bir yandan, Habur’dan teröristlerin kahramanlar gibi karşılanma şovları unutturulmak istenirken, diğer taraftan da, şanlı ordumuza yönelik yürütülen psikolojik harekatın “ıslak mı mı, kuru mu?”aşamasıyla ilgili görevlerini tamamlamak istiyorlardı.                                                                

Bu çağda, herkesin imzasının aslını, el titreşim ayrıntılarına kadar taklit edilebilecek, ıslak imza atabilecek şablon araçlar geliştirilmişti. Bu imza tekniğini kullanarak, önlerinde en büyük engel olarak gördükleri ordumuzu yıpratma çabası, teröristleri kahramanlar gibi karşılama şovlarının büyük bir ulusal tepkiye dönüşmesiyle hız kazandı.                                                                                             

Açılımın ne menem bir şey olduğu ortaya çıktıkça yıprananlar, hemen gündemi ıslak mı kuru mu  tartışmasına indirgediler. Kırk yıllık şeytan bile, bunların yaptıkları karşısında aşağılık kompleksine kapılırdı. “ Bedeli ne olursa olsun” diyerek çıkılan bu yolda,”hazmede hazmede, hazmettire hazmettire” anlayışı geri tepmişti.                                                                

Ama bir şeyler yanlış zeminde tartışılıyordu. Cumhuriyetimize yönelik emperyalist saldırının en önemli hedefi olan ordumuz asli görevini yapmakla suçlanıyordu. İç hizmet kanunu ordumuza,Türkiye Cumhuriyeti’ne içerden ve dışarıdan gelecek her türlü gerici,bölücü ve yıkıcı tehditlere karşı koruma, kollama görevi vermiştir.                                                           

Var sayalım irtica ile mücadele eylem planı ile ilgili rapor gerçektir..Altında kimin imzası olursa olsun, bu çalışmayı yapan askerlerin asli görevlerini yaptıkları için ödüllendirilmeleri gerekirken,adeta suçlu muamelesi görmeleri doğru mudur?.Camide imamın namaz kıldırması,öğretmenin okulda iki kere ikiyi dört olarak öğretmesi,nüfus memurunun kimlik kaydı yapması  suç olabilir mi?,Askerin yıkıcı tehditlere karşı mücadelesi asli görevidir.Bu görevi yerine getirmemeleri suçtur.           

Yaşanan olaylar bende bir Karadeniz fıkrasını çağrıştırdı. Şöyle ki:     

Temel ile İdris kıyıda geziyorlarmış. Martılar denizin üstünde uçuşurken, Temel bir tanesinin suya değdiğini iddia etmiş.İdris değmediğini söylemiş.Temel ısrarla değdiğini söylerken ,İdris aksini iddia ediyormuş.Tartışma iyice  büyümüş ve kavgaya dönüşmüş.Deydu-deymedu derken birbirlerini kan ter içinde bırakmışlar.Aradan yıllar geçmiş.Yine aynı yerde gezerlerken Temel olayı hatırlamış:”Yahu İdris biz ne kadar aptalmışız,bir martı yüzünden kavga ettik seninle”demiş.İdris:”Evet, ama ben haklıydım,martı suya değmişti”deyince Temel:”Hayır değmemişti”der demez  aynı kavgayı yıllar sonra yeniden yapmışlar.                                                   

Artık ulusumuzun fıkradaki gibi gereksiz tartışmalarla kaybedeceği zamanı yoktur. Türkiye elden gidiyor. Herkesin aklını başına toplaması gerekmez mi?                                                 

Genel Kurmay Başkanımızdan,”Belgenin gerçek veya sahte olmasının hiç bir önemi yoktur.Biz her durum ve koşulda ülkemizi iç ve dış tehditlere karşı korumakla görevliyiz.Bu belgeyi hazırlayanlar değil,görevini şerefiyle yapanlara karşı yıpratma kampanyası içinde olanlar suçludur.”diyerek net bir tavır koymasını beklerdim.Bu tavır konulmadığı için, ordu düşmanı yıkıcılara cesaret verilmiştir.Sorarım size:                                                                                             

Bu durum sizin, Cumhuriyetimizi koruma ve kollama görevinizi zaafa uğratmayacak mıdır?

 

Siyasi iktidar, yapay gündemler yaratarak ve ulusal konulardaki hassasiyetlerimizi yok sayarak nereye varmak istiyor? Yönettiği ülkenin tüm kurumlarıyla kavga eden dünyada tek bir siyasi örnek var mıdır?                                                                       

Yaptıklarınız, bu yoksul ama onurlu halkımızın gözünden kaçmıyor. Anketler sizi artık %30’ ların altında  gösterirken, kimse yaptıklarınızı onaylamıyor.Çevrenizdeki taklacıların dışında, yediden yetmişe herkes, Cumhuriyetin ve ulusun geleceğinden kaygı duyuyor.Durum,işgalcilerin Anadolu’yu terk ederken, her şeyi yakıp yıktığı koşulları çağrıştırıyor.         

ISLAK MI, KURU MU ? sorusunun karşılığını değerli   subaylarımızın imzalarında   değil, işsizlikte,yoksullukta,bitırdiğiniz eğitimde,çökerttiğiniz ekonomide arayınız.                                                                                                     

Bir de biz size soralım:                                                                                    Sizin Türkiye’yi yönetme anlayışınız ISLAK MI,  KURU MU ?                                                                                                                                                                  Muzaffer YILDIRIMER

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Bu yazıyı oyla
3.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2