Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
Ulusalcılık Nedir?
Tümünü alt alta koyduğumuz zaman işte bu gerçek ortaya çıkıyor

Ekonomisi IMF reçetelerine bağlı olan Türkiye, ulusal politikalar izleyebilir mi?
Türkiye ekonomisi en çok cari açık veren yapıya büründü son yıllarda...
Kırılgan ve kan yitiren bir ekonomi.
Geçtiğimiz günlerde CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz, “Ulusalcılık nedir ne değildir?” başlıklı bir yazı yazdı.
Atatürk’ün TBMM kurulmadan önce,Türkiye’nin “Milli siyaset” yani “Ulusal politika” uygulaması gerektiğini söylediğini anımsattı.
Ulusalcılık kavramı bugün liboş tayfa ve dinciler tarafından “ırkçılık-faşistlik” olarak algılanıp, sabah akşam yandaş ve tarikatçı medyanın TV’lerinde tartışılıyor.
Tartışanlar eski dönek solcular ve din bezirgânları...
Türkiye’nin bugün geldiği noktaya bakıldığında “ulusal politikaların” ne denli önemli olduğunu görüyoruz.
Türkiye kendi çıkarlarını koruyan ulusal politikalar uygulamıyor... Dış ekonomik ve siyasi ilişkilerde ülke çıkarlarını ön planda tutmuyor.
Esfender Kormaz diyor ki:
“AKP iktidarında dış ekonomik ilişkilerde cari açık olarak toplam 155 milyar dolar döviz kaybettik. Bu dövizleri bizimle ilişki içinde olan ülkeler kazandı. (Yeni Çağ/11 Haziran 2009)”
Vahşi kapitalizmi “küreselleşme”yle sevimli hale getiren çokuluslu sermaye topluluklarıydı.
Dünyayı sömürmek isteyen ülkeler bu yöntemle hareket ettiler.
ABD ulusalcı politikalar uygulayarak, bu süreçten en kârlı çıkan ülke oldu...
Küreselleşme tuzağını kimse engelleyemedi. Sonunda başta ABD olmak üzere varsıl ülkeler de küresel tuzağın içine düştü.
ABD, Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkeler de tuzaktan kurtulmaya çalışıyorlar.
***
Çin’in nüfusu 1 milyar 400 milyon...
2005 yılında Çin’e gitmiştik.
Pekin Havaalanı’ndan kent merkezine doğru giderken görkemli yapılar, son model otomobiller, mağazalar, kafeler görmüştük...
20 yıl önce geldiğim Çin’le 2005 yılında gördüğüm Çin çok farklıydı...
Genç kuşak Mao’yu tanımıyordu bile.
Çin nereden nereye gelmişti...
Esfender Korkmaz, “Çin Masalı”na ilginç bir saptama yapmıştı yazısında, okuyunca yirmi yıl önceyle, beş yıl öncesini düşündüm.
Korkmaz, önemli bir vurgu yapıyordu yazısında:
“...Dünyada ekonomik büyüme için Çin örnek olarak veriliyor. Oysaki 1.4 milyarlık Çin halkı da Amerikan halkının refahı için çalışıyor.
Çinli işçi ayda 150 dolar ücret alarak ucuz mal üretiyor. Bu malı ABD’ye satıyor. Ucuz olduğu için daha da çok mal üreterek tüketimi sağlıyor. ABD bu malları kendi parası olan dolarla alıyor.
Çin ise dolarları geri vererek, sanayileşmiş ülke işçilerinin ayda 4 bin dolar ücret alarak ürettikleri demir-çelik ithal ediyor.”
Çin’de üretim yapan firmaların çoğunluğu çokuluslu şirketler... Bu şirketler gelirlerini kendi ülkelerine gönderiyorlar...
Çin ABD’den cari işlemler fazlası olarak aldığı dolarları da kendi merkez bankasında tutuyor ya da ABD’de hazine bonosuna yatırıyor.
Böylece ABD’nin cari açığını finanse etmiş oluyor.
Aldığı faiz ise dolar...
Çin, ABD hazine bonosu almazsa, ABD dış açığını finanse etmekte zorlanır.
Çin’in ve Japonya’nın döviz rezervleri dağ gibi.
Doların bir türlü toparlanamaması bu yüzden.
Çin son zamanlarda Avro’ya döndü.
ABD bu yüzden sıkıştı...
***
Ulusal politika izleyen ülkeler ekonomik küresel krizden daha az etkilenmediler mi?
Evet!
Örneğin Brezilya IMF’ye borç verirken biz anlaşmaya çalışıyoruz...
Mustafa Kemal “Tam bağımsızlık, ulusal sanayi”derken, belki bugünleri görüyordu.
Dışa bağımlı bir ekonomi ve siyasi ilişkiler.
Laik demokratik bir hukuk devleti...
Tümünü alt alta koyduğumuz zaman işte bu gerçek ortaya çıkıyor.
Vahşi kapitalizmin güler yüzü olan küreselleşme Türkiye’yi daha da yoksullaştırıyor.
AKP iktidarı Türkiye’yi dışarıya daha da bağımlı yaptı, ulusal bilinci yok etti...
Hikmet ÇETİNKAYA




del.icio.us
Digg
Yorum gönder