
ASKERLİKTE belki daha doğru ve teknik bir başka terim vardır, ama “yumuşatma atışı” denen şey aşağı yukarı şudur: Bir kara taarruzunun ya da denizden çıkarma ve havadan indirmenin hemen öncesinde ağır topçu ateşiyle ya da büyük savaş gemilerinin toplarıyla ve hava bombardımanıyla karşı hatları dağıtmak ya da tahkimli mevzileri yıkmak amaçlanır ki, sonraki aşamada az kayıp verilerek asıl hedef daha kolay ele geçirilsin.
Yaz sonlarında Batı dünyasınca girişilecek Kıbrıs saldırısının yumuşatma atışları başlamıştır bile. Obama iktidarının Avrupa ve Avrasya’dan sorumlu görevli Dışişleri Sekreteri Phil Gordon, “Kıbrıs’taki bütün taraflar gibi, Türkiye de ödün vererek anlaşmaya yanaşmalıdır” demiş.
Yakında İngiltere’den ve Avrupa Birliği canibinden de gelecek yumuşatma salvolarına hazır olmak gerekir. Amaç, bu atışlarla Kıbrıs sorununa ilişkin olarak Türkiye’deki asker ve kamuoyu direnişini yumuşatıp yaklaşan diplomatik saldırının başarılmasını kolaylaştırmaktır.
Hıristofias-Talat görüşmelerinden bir şey çıkmayacağı artık belli oldu. Rum lider, Annan Planı’nın Türk tarafınca kabul edilmesiyle elde edilenleri cebinde tutup daha fazlasını almak peşinde. Kurulacak ortak devleti federasyon ilkelerinden uzaklaştırıp bütüncül yapıya kavuşturma ve biraz daha toprak koparma çabasını sürdürüyor. KKTC’nin başındaki kişi ise, son seçimlerin kendi hükümet desteğini sona erdirdiğine aldırış etmeksizin, “tek egemenlik ve tek vatandaşlık” kabulünde ısrar etmekle kalmamakta, hiç gereği yokken “toprak ödünü vermeliyiz” diyerek halkı ikna etmeye çalışmakta.
“Böyle bir devlet başkanı da olabilirmiş demek ki” diyenlerin hayret bakışları önünde.
Bu tür yaklaşımlarla varılabilecek bir uzlaşmanın Ankara’daki iktidar kabul etse de, Kıbrıs Türklerince benimsenmeyeceği ve Anadolu halkıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de sakat bir uzlaşmaya sıcak bakmayacağı aşikârdır.
O zaman, çözüm, tıpkı Annan Planı döneminde olduğu gibi, dıştan oluşturulacak bir metnin yine dış çullanışlarla Ankara’yla Atina’ya ve Lefkoşa’nın kuzeyiyle güneyine kabul ettirilmesine kalıyor demektir. Şimdiden Washington’da ve Londra’da bu yeni planın dıştan hazırlanması için kolların sıvandığını, birtakım yeni Lord Hanney’lerin çeşitli başkentlerle AB çevreleri arasında gidip gelmeye başlamış olduğunu tahmin etmek zor değildir.
Yumuşatma atışları, o sinsi taarruz hazırlığının habercisi sayılır.
Adanın iki ayrı devletini barış içinde yan yana yaşatmak varken, Kıbrıs davası gibi haklı ve güçlü olduğu bir davayı kaybetmek, koca Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası saygınlığını ve halkının özgüvenini sıfıra indirir.
Bu yıl, yumuşama değil, dik durma zamanıdır.
alıntıdır



del.icio.us
Digg
Yorum gönder