Anasayfa | YAZARLAR Genelden | Oktay EKINCI | ‘Sivil’name... OKTAY EKINCI

‘Sivil’name... OKTAY EKINCI

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Malum gelişmelerle birlikte Başbakan artık her fırsatta diyor ki; “en sivil biziz...”

oktayetinci_yazar_608485846.jpg

Nitekim en sivil iktidar olduklarını kanıtlamak için, askerleri siviller yargılasınyasasını TBMMden gecenin kör karanlığında geçirdiler. Şafak söktüğünde anayasa görülüp de düzeltilmesi gerektiği anlaşılınca, bu kez de en sivil Çankayanın sonra düzeltirsiniz dediği sivil onayıyla muratlarına erdiler...

Oysa dünyada sivil dendiğinde asker olmayanlar değil; asıl, hükümet dışındakiler anlaşılır. Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) karşılığı olan NGO da (Non Government Organizations) Hükümet Dışı Kuruluşlar demektir.

Bizde ise sivillik, neredeyse hükümet yanlısı anlamına gelmeye başladı. Hele Askerler Laik Cumhuriyete bağlılıklarını açıkladıkça, laiklik karşıtlığından ceza almış siyasete yandaşlık da sivil demokratlık sayılıyor...

‘Sivil bakan’ın sözleri

Peki, hükümet gerçekten sivil mi; çağımızdaki sivil toplumculuğun gereklerini yerine getiriyor mu?

Örneğin Boğaza 3. köprüye karşı çıkmayan STK yok. Sivil hükümetin ise STKlere destek veren tek bir bakanı bile yok...

Çevreci sayıldığından en sivil bilinen Çevre ve Orman Bakanı bile Hasankeyfin boğulmasını istemeyen tüm siviller için Türkiyeyi sevmiyorlardiyerek vatan haini ilan etmedi mi? Oysa aralarında öyle bilge yurtseverler var ki bin kere özür dilese yine yetmez...

Aynı Bakan, 90larda İSKİ Müdürüyken de su havzalarının imara açılmasını yargı yoluyla durduran sivil davacılara demişti ki; bu işi bizden iyi mi bilecekler?

Derken DSİ Genel Müdürüolunca yine sayısız STKnin antik Allianoi kentini yutacak baraja direnmelerine karşı şunu söyledi; memleketin kalkınmasını istemiyorlar...

Oysa hem Erdoğan hem de Bakanı 96’da, en sivil dünya forumu olarak Habitat-IIye ev sahipliği yaparlarken, BMnin NGOlar sürdürülebilir kalkınmanın güvenceleridir sözünü de Mehter Takımıyla kutlamışlardı...

Şimdi ise bir yandan en sivil biziz derken, bir yandan da çevreye saygısız uygulamalarını hukukla durdurmaya çalışan sivil kuruluşlarımızı, işlerini engellemekle suçluyorlar...

Anılardaki ‘sivil’ler

Bizim gençliğimizde ise sivil denince akla ister istemez hep polis gelirdi. Üniversitedeyken ortalık sivil kaynıyor dendi mi; eylem yapmak şöyle dursun, üç kişi bile bir araya gelmeye çekinirdik...

Resmi araca binenin karakola gideceği belliydi de sivil otomobile bindirilenlerin nereye götürüldüğünü ara ki bulasın...

Belki de o nedenle bizim kuşak sivil sözüne hâlâ biraz ihtiyatla yaklaşır. Hele şimdi, kimi yalaka sivil kuruluşların sözde tarafsız yandaşlıklarını gördükçe, o efsanevi demokratik kitle örgütlerini özlemle anmamak mümkün mü?

Onlar ne AB kredisi bilirlerdi, ne fonlanmak, ne de sponsorluk... İktidarla ilişkilerini belirleyen de proje ortaklığı değil, ulusal çıkarların ve demokratik hakların yaşama geçmesiydi...

‘Pür’ sivil’leşebilmek

İlk sivil sözünü ise ne ABden ne de BMden, bizim Tophanelilerin Argolarından, Karaköy rıhtımından geceleri denize sivil girmenin erdemlerini anlatırlarken duymuştuk...

Bu benzetmeyi ABDli bir STK üyesine söylediğimde Tophanelilere hayran kalmasın mı? Tüm giysilerinden arınmış insanın, o giysilerdeki imajdan da arındığını, yani bedenen ve ruhen pür sivilleştiğini, bu nedenle argomuzun müthiş bir felsefi derinlik içerdiğini belirtmişti...

Şimdi şu yaz sıcağındaki sivillik yarışında, işte o derinlik aklıma geldi. Kimler en sivil biziz diyorlarsa, buyursunlar kanıtlayıversinler... Kıyıdakiler denizde, karadakiler de gölde ya da derede, sosyetikler ise havuzda pür sivilleşmeden sivilliği içtenlikle savunduklarına kim inanır?

 

cumhuriyet_987998177.jpg

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2