Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
30 Ağustos Oyunu... ÜMİT ZİLELİ
diz çöktürme

2005’ten bu yana oynanan “asimetrik harp” artık son aşamaya yaklaşıyor... Üstelik birkaç mevzide birden ve de daha açık, daha vahşi biçimde!..
- Bir yanda askerin itibarsızlaştırılması, yıpratılması ve elinin kolunun iyice bağlanması süreci en kaba biçimde sürdürülüyor... (Son kamuoyu yoklamasında TSK yine en güvenilir kurum çıktı ama puan yitirmiş olarak!)
- Diğer yanda bu itibarsızlaştırmaya paralel olarak, askerin içeride “yeni düzenin emir eri” konumuna getirilmesi, dışarıda ise küresel efendilerin dilediği konumlarda piyon olarak kullanılması sürecinin ön hazırlıkları yapılıyor. Diğer bir deyişle, “diz çöktürme” operasyonuna hız veriliyor... Tahmin edebileceğiniz gibi; bu yalnızca iktidarın da destek verdiği bir F tipi organizasyon olamaz, bunun CIA’sı var, Pentagon’u var, AB organları var, var oğlu var!..
- Sürekli oy yitiren iktidarın yeniden “mağdur” pozisyonuna sokularak ekonomik-siyasal tüm felaketlerin, yolsuzluk ve hırsızlıkların bu örtünün altına gizlenmesi ve oy oranının arttırılması çabaları da aynı hızla sürdürülüyor. Dikkat ederseniz Tayyip Bey ve kurmayları ile liberal sürüngenlerin son zamanlardaki söylem ve yazıları tamamıyla bu yönde seyrediyor!..
- Ve en nihayetinde tüm bu itibarsızlaştırma, yıpratma ve diz çökertme çabalarının meyvelerini toplamak üzere 30 Ağustos terfileri esnasında TSK’nin hiyerarşisine müdahale planları yapılıyor!.. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a işbirlikçilerin “istifa” çağrıları, “Ergenekon Genelkurmay’da” manşetleri, “demokrasiyi sivil koruma” başlıkları hangi hedefe yüründüğünü açıkça gösteriyor. Yalnızca Başbuğ ve yüksek komuta kademesi de değil, “özel görevli” Taraf gazetesine servis edilen o kâğıt parçasının, aynı zamanda generallik sırası gelmiş olan kurmay subayları diskalifiye etmek için kullanıldığı da görülüyor… Kolayca görebileceğiniz üzere; bu subaylar ya istenildiği gibi emekliye sevk edilecek ya da yanaşma basının manşetleri koro halinde “Ergenekon” şarkısını seslendirecek!..
İşte yıllardır süren oyunun başlıkları ve ulaşmak istediği sonuç bu!.. Sonra?.. Sonrası çok ama çok kolay; TSK böylece halledildikten sonra yüksek yargı da çok daha zahmetsiz bir şekilde hizaya sokulacak…
- Peki, ya sonra?..
Artık, mayınlı arazilerin altın tepsi içinde “söz almış olanlara” sunulması mı dersiniz, KKTC’nin paketlenmesi mi dersiniz, Ruhban okulunun açılması, Patrikhane’nin evrensel ilan edilmesi mi dersiniz, PKK’nin siyaset masasına oturtulması, Öcalan’ın içeriden çıkması mı dersiniz, ordunun Irak’ta, İran’da, Afganistan’da, yani “emredilen her yerde” tepe tepe kullanılması mı dersiniz, seçin, beğenin, alın!..
Bu plan başarıya ulaşıp tüm bunlar art arda olmaya başladığında, sizin de zaten dünyadan hiç mi hiç haberiniz olmayacak, çünkü Tayyip Bey’in geçen gün işaret fişeğini çaktığı “bunlardan size ne” düzeni hayata geçmiş olacak!..
Kâğıt üzerinde, birilerini pek bahtiyar eden, işbirlikçi liberal sürüngenleri sevinçten çılgına çeviren, üstelik görünüşte, “çoğu gitti, azı kaldı” bir durum gibi görünüyor, değil mi?..
- Bakalım hayat ne gösterecek?..
Bir Yurtsevere Mektup (XVI)
Sevgili kardeşim Balbay, sana ve tüm yurtseverlere yurdun dört bir yanından gönderilen sevgi ve özlemlerle başlamak istiyorum bu mektuba... Özellikle de Karadeniz Ereğli’den! 16. Sevgi, Barış, Dostluk Festivali dolu dolu seninle geçti desem yeridir!.. Senin kitapların, senin fotoğrafların, senin konuşmaların, seninle anılar… Ataol’un nefis şiir dinletisinde, Mümtaz Hoca ile akşam masasında da hep sen vardın, bir de sana gönderilen sevgiler!..
Haftaya damgasını vuran Cüppeli Ahmet oldu; adam Barbie bebeklerden tahrik oluyormuş, iyi mi?.. Yılmaz Özdil köşesinde “bunların önünde secdeye bile varmam, ki n’olur n’olmaz.. Veya, alüminyum don” diye yazdı!..
![]()



del.icio.us
Digg
Yorum gönder