Önce bir gözlem…
Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklamasının üzerinden henüz birkaç saat geçmişti. Sevgili Süheyl Batum’la birlikte CHP Küçükçekmece İlçe Örgütü’nün düzenlediği toplantıda konuşmacıydık. Batum’un gerçekten etkileyici konuşmasının ardından söz sırası bana geldiğinde açılışı şöyle yaptım:
- Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklamasıyla komplo ters tepmiştir, şimdi pusucular düşünsün…
Salon adeta yıkıldı!.. İstanbul Halkalı’daki düğün salonunu hınca hınç doldurmuş CHP’liler bu sözleri ayakta alkışlıyorlardı. Batum’a eğilip, “Görünen o ki, bu iş bitmiş” dedim.
- Henüz, 77 CHP il başkanının Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması bile yapılmamıştı!..
***
Evet, CHP’de yaşanan bir devrimdir!..
CHP’ye kurulan pusuyu, bir zafere çevirecek adımı Deniz Baykal, “İstifa ediyorum” diyerek atmıştı. Üstelik kurultayda aday olmayacağının da altını çizerek… Kılıçdaroğlu ise “CHP Genel Başkanlığı’na adayım” diyerek pusucuların ve işbirlikçilerinin “dikensiz gül bahçesi” düşlerine çok ağır bir darbe indirdi. CHP tabanına gelince; “bölünürler, kavga ederler” diyenlere öyle güçlü bir birlik tavrı göstererek tokat attılar ki, pusucuları gömdüler…
- Ve devrim rayına oturdu!..
Öyle ki; seçim sonuçlarını neredeyse sıfıra yakın sapmayla tahmin eden Adil Gür’ün A&G araştırma şirketinin Kılıçdaroğlu’nun henüz adaylığını bile açıklamadığı 15-17 Mayıs tarihleri arasında 39 ilde 3 bin 600 kişiyle yüz yüze görüşerek yaptığı ankete göre, CHP’nin oy oranı yüzde 32.3’e çıktı…
- Bu, güneşli günlerin işaretidir!..
***
Bu rüzgâr, bu coşku ve bu kenetlenme, 1977 rüzgârının ta kendisidir!..
33 yıl sonra halk “umut olacak, peşinden gidilecek” lideri bulduğuna inandı. Sekiz yıldır olmadık bir cefanın, zulmün çarkında ezilen, bir korku imparatorluğunun dişlileri arasında un ufak olan, yoksullaşan, ayrışan yığınlar, ülkeyi bu karanlık bataklıktan çıkaracağına inandığı liderin peşine son derece doğal biçimde takıldı.. Küskünler, kararsızlar, oy vermeyen milyonlar, korku imparatorluğunun çökeceğine emin oldu…
Geçen hafta yazımı, “Pusunun, CHP’nin zaferine dönüştüğünü, yolun açıldığını en başta o görmüştür.. Pusucuların ülkeyi karanlığa sürüklemesine dur deme fırsatının adeta altın tepsi içinde sunulduğunu da… Baykal başaracaktır..” diye bitirmiştim. Bu düşüncemde hiçbir değişiklik yok.. Ben Baykal’ın, partinin bu birliktelik ve yükselişini daha da pekiştirecek hamleyi yapacağına da eminim…
Kılıçdaroğlu’na gelince; SSK Genel Müdürlüğü döneminden bugüne çizgisinden en ufak sapma göstermedi. Siyaset sahnesinde dürüstlüğü, sadeliği, yolsuzluk ve hırsızlıklara karşı tavizsiz mücadelesiyle sivrildi. Aslında çok uzatmaya gerek yok; halkın arasında söylendiği şekliyle, “adam gibi adam” olduğunu ispatladı. Cumartesi günü CHP liderlik koltuğuna oturacak…
- Ve CHP, korku imparatorluğunu tarihe gömecek!..
Bir Yurtsevere Mektup (62)
Sevgili kardeşim Balbay, Türkiye tarihi bir süreçten geçiyor.. Soluk soluğa günler yaşıyoruz. Ama gündelik yaşananların dışına çıkmayı becerip, olaylara biraz dışarıdan bakınca, karanlıkla aydınlık arasındaki savaşın son aşamasında olduğunu görebiliyor insan…
Türkiye’yi yeniden biçimlendirme, bir ülkeden en az iki ülke yaratma senaryosunu sahneye koyanların sonu yaklaşıyor!.. Ülkede bir korku imparatorluğu yaratanların, işbirlikçileriyle birlikte hesap verecekleri günlerin çok uzak olmadığına inanıyorum.. Dip dalgası yüze çıkıyor.. Aydınlık kitleler, üstündeki ölü toprağını atıyor, ayağa kalkıyor. Bu karanlık dönemin zulmünü en yakından hisseden sizlerin, o kitlelerle kucaklaşacağı anı hayal edebiliyorum…
Seni ve tüm yurtseverleri, dışarıdaki milyonların coşkusu, heyecanı ve güneşli günlere olan inancıyla kucaklıyorum kardeşim…
![]()



del.icio.us
Digg
Yorum gönder