Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
Anlayabilmek ANLASILMAK
ASLINDA eleştirmek, eleştirilmek bu işin doğası…
Hep saygı duyduk, çoğu zaman faydalandık; hatamız, kusurumuz varsa arındık, tekrarından kaçındık.
Cevap hakkımızı da, ancak ipin ucunu kaçırıp, eleştiriyi hakaret boyutlarına ulaştıran saygıdeğer eleştirmenler için kullandık.
Şimdi siz…
Aşağıda, kırpıntılarıyla birlikte şu üç paragraflık yazıdan…
“…Ben ‘dizi’ özürlüyüm. Dizi seyretmem. Seyre değer film bulursam mutlaka giderim. ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisini seyretmedim. Can Dündar’ın ‘Mustafa’sını seyretmedim. ‘Hür Adam’ filmini de seyretmeyeceğim.
Yukarda sıraladığım üç film de birer tarihi belgesel değil. Üçü de senaristlerinin ve yönetmenlerinin bazı tarihi kaynaklardan yola çıkarak, kendi yorum ve anlayışlarına göre kurguladıkları özgün yapıtlardır.
Üçü de sinema, üçü de sanat…
Bin tane ‘Mustafa’ filmi çekilse; Atatürk’ün bendeki kaydı değişmez. Bin tane ‘Harem’ filmi ya da dizisi yapılsa; kimse ‘Kanuni Sultan Süleyman’ı gönlümdeki o soylu tahtından aşağıya indiremez. Bin tane ‘Hür Adam’ filmi kurgulansa; kimse beni, ‘Saidi Nursi’nin ‘Cumhuriyet ve bağımsızlık mücadelemizin’ önemli bir aktörü olduğuna inandıramaz.
Ta ki… Yeni bir belgeyle, yeni bir kaynakla, bilimsel olarak ikna edilinceye kadar. O zaman inanırım.”
Dan…
Şu anlamı mı çıkarıyorsunuz?
“…Bu konudaki en son örnek HÜR ADAM filmiyle ilgili. Bazı muhteremler diyor ki; “Bin tane film çekseniz ben gidip izlemem…” Adamın kafasının içindeki duvar o kadar kalın yani… Git, izle, oku, gör ondan sonra konuş değil mi!”
Kafamızın içindeki ‘duvar cidarlarının kalınlığının’ mazeretine de sığınarak tekrar anlatalım:
“Biz tarihe mal olmuş kişiler ve tarihsel olayları, filmlerin, dizilerin, romanların yönetmen ve yazarlarının kurgularına göre değil; arşivlere, belgelere, bilimsel çalışmaların ürünlerine göre değerlendirilmesinin yanında olduğumuzu anlattık.”
Derdimiz, sorunumuz ne Atatürk, ne Muhteşem Süleyman, ne de Saidi Nursi.
Eğer bir gün birileri çıkıp da bir ‘İslam alimi olan Saidi Nursi’ aleyhine bir film yapsa…
İlk feveran edeceklerin başında, bugün bize ‘kafamızın içinde örülü, kalın bir duvarı’ uygun gören bu ‘muhterem’ olacaktır.
Biz o zaman da aynı şeyleri tekrar ediyor olacağız…
“Mirim bunlar film, tümüyle gerçek değil, birilerinin gönlüne, birilerin amacına, birilerinin ideolojisine, birilerinin kesesine göre yapılmıştır” diyeceğiz.
Bu ülke yıllarca ‘Gece yarısı Ekspresi’ sendromuyla yaşadı. Tüm dünya Türkiye’yi, bir yönetmenin kurgusuyla tanıdı. Hiç de hak etmediğimiz yanlış anlaşılmalar ve muamelelerle karşılaştık.
O da bir film idi…
Biz gibi, kafalarının içi aslında çok aydınlık olan insanlar; sinema salonlarının, seans sonralarında kararan perdelerinden çok, kaynakların ve belgelerin küf kokan gerçeklerine ilgi ve itibar etmeye devam edeceğiz.
Ha bir de…
Eleştirmekle hakaret etmeyi ayırt edemeyenler için bizim yapacak bir şeyimiz yok. Bazı şeyler ne yazık ki ileri yaşlardan sonra kazanılamıyor.



del.icio.us
Digg
Yorum gönder