Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
Bizler neler düşünürsek, düşündüğümüz duygularımıza yansır
Düşünceler duygularımızı, duygularda davranışlarımızın kaynağını oluşturur
Bir İngiliz şilebi Portekiz’den aldığı Madura şaraplarını İskoçya’ya götürür.
Demir attığı limanda yükünü boşalttıktan sonra şilepte çalışan denizcilerden
biri unutulan şarap kolisi kaldı mı diye denetlemek üzere soğuk hava
deposuna girer. Onun içerde olduğunu fark etmeyen başka bir denizci
ise kapıyı dışardan kilitler. Soğuk hava deposundan mahsur kalan denizci
var gücüyle bağırır, çelik duvarları yumruklar, ama sesini kimseye
duyuramaz. Çakısıyla içerden açmaya çalışır kapıyı, mümkün değildir.
Boş şilep yeni yükünü almak üzere Portekiz’e doğru yola çıkar.
Mahsur denizci depoda açlıktan ölmeyecek kadar yiyecek bulur.
Ama deponun dondurucu soğuğuna fazla dayanamayacağının bilincindedir.
Kapıyı açamayan çakısıyla çelik duvarlara kendisini bekleyen ölüm
sürecini yazmaya daha doğrusu kazımaya başlar. Gün be gün adeta bilimsel
bir titizlikle soğuğun vücuduna önce uyuşturucu sonra yavaş yavaş öldürücü
etkilerini el ve ayaklarının nasıl duyarsızlaştığını donan burnunu ve buz gibi
havanın dayanılmaz yakıcılığını anlatır.
Şilep Lizbon’a demir attığında soğuk hava deposunun kapısını açan kaptan
zavallı denizcinin cesediyle karşılaşır. Duvarlara kazıdığı acılı sonu okur ve
kendisi de hayretten dona kalır. Çünkü soğuk hava deposunun derecesi 19’dur.
İskoçya’ya götürdükleri Madura şarapları 18 derecede taşınmayı gerektirmiştir.
Şilep yükünü boşalttıktan sonra soğutma sistemi kapatıldığından deponun sıcaklığı
1 derece de yükselmiştir.
Sonuçta denizci donarak ölmemiş, donacağını düşündüğü için ölmüştür.
Düşüncelerimiz hayatımızın gidişatını belirlemektedir. Aslında neye inanırsak oyuz.
Bizler neler düşünürsek düşündüğümüz duygularımıza yansır.
Duygularımızda neler hissetmeye başlarsak, hislerimizde davranışlarımıza dönüşür.
Yani düşünceler duygularımızı, duygularda davranışlarımızın kaynağını oluşturur.
Davranışlarımızda karakterimizi, karakterimiz de kaderimize dönüşürüz.
Onun için ne düşünüyorsak aslında oyuz. Bu bakımdan da bizler
düşüncelerimizin ürünüyüz.
Bu gün yaşadıklarımız dün düşündüklerimizin sonucu, yarın yaşayacaklarımızda
bu gün düşündüklerimiz, his etiklerimiz ve yaşadıklarımızın sonucu olabilecektir.
Bunun için düşüncelerimizi pozitif tutabildiğimiz oranda yarınlarımızda
pozitif olabilecektir. Seçim her şekilde bizim. Sizler hangisini seçerseniz
aslında haklısınız. Seçim bizim gerçeğimiz oluveriyor. Çünkü ektiklerimizin
sonucunu alıyoruz. Ne ekersek onu biçebiliyoruz.
Bu temelde yaşamın bize sundukları aslında bizim zihnimizde
oluşturduğumuz düşüncelerimizin aynadaki yansımasıdır. Aynada
kendimizi nasıl görmek istersek öyle görüyoruz..
Bu yazıyı oyla



del.icio.us
Digg
Yorum gönder