Anasayfa | Buca | BUCA BELEDİYE BAŞKANI ERCAN TATI İLE SÖYLEŞİ

BUCA BELEDİYE BAŞKANI ERCAN TATI İLE SÖYLEŞİ

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Ne kadar süredir Belediye Başkanlığını düşlüyordunuz?

asur_eylen_yazar_886029853.jpg

BUCANIN AYDINLIK YÜZÜ

BUCANIN ÇAĞDAŞ GÖRÜNTÜSÜ

HERKESİ KUCAKLAYAN

         

Sayın Ercan Tatı Efem Dergisi olarak sizi 29 Mart yerel seçimlerdeki başarınızdan dolayı kutluyoruz. Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı’ yı tanıyabilir mi yiz?            

1962 yılında Buca’ da doğdum. Buca’ da yaşıyorum. Evli ve bir çocuk babasıyım. Sosyal demokrat bir aileden geliyorum. CHP ye 1980 li yıllarda Gençlik Kolların da girdim. O gündür bugündür siyasal yaşamımı CHP de sürdürmekten çok mutluyum. Sosyal demokrat bir aileden geliyorum. Ailemizin tek nesil siyasetçisi benim. 1971 yılında Sn. Yüksel Çakmur’ un döneminde ben çocuktum. Bugün ki sosyal demokrat ruhumu babamdan alıyorum. Babam iyi bir sosyal demokrattı. Yüksel Çakmur’ un siyaset tekliflerini babam o gün ki işlerinin yoğunluğundan kabul etmedi. Babamın siyasete girmemesine rağmen Buca’ da ki tanımı Kızıl Osman’dır. Emekten, insandan, dostluktan, sevgiden ve yaşamı paylaşmaktan mutlu olan Kızıl Osman’ın oğlu olmanın mutluluğu ile siyasi hayatımı sürdürüyorum.     

buca_ercantati1_794356839.jpg

Ne kadar süredir Belediye Başkanlığını düşlüyordunuz? Kendinizi Belediye Başkanlığına hazırladınız mı?           

Buca’ da sosyal demokratların iktidarı 1971 yılında Sayın Yüksel Çakmur zamanında kısa bir dönem yaşandı. 38 yıldır sosyal demokratlar Buca’ da hiç iktidara gelemediler. CHP nin ve sosyal demokrat hareketin Buca ile ilgili hayalleri 38 yıl sonra CHP nin zengin, kapsamlı, Buca’ yı tanıyan insanları eşitlik ilkesiyle kucaklayan anlayışıyla iktidarını bugün bizlere yaşatıyor. 38 yılın özlemi, 38 yılın sevdası ve 38 yılın geri bırakılmış Buca’ sında CHP adına iktidar olmanın sorumluluğunu ve mutluluğunu da bize yaşatıyor. Bana gelince 1980 den bu yana Buca’ da 2 dönem il genel meclisi üyeliği,3 yıl encümen üyeliği yaptım bu dönemler de Plan Bütçe Komisyon Başkanlığı, Termal A.Ş nin Yönetim Kurulu Üyeliğini yaptım. Bu çalışmalarım döneminde birçok kişinin ayağına bastım, yanlışlıklarının üstüne gittim. Haksızlıklara karşı direndim. Bölgemizin 1. ci derecede deprem kuşağı içerisinde olması nedeniyle depreme karşı çürük yapıda olan okullar ve bu okullardaki yetersiz personelle ilgili çalışmayı ben başlattım. O dönem de milli eğitimde usulsüz kamulaştırmalara karşı sesimi çok yükselttim. İlçemin sorunları ile ilgili çeşitli projeleri işte bu çalışma süreci içerisinde düşünüyordum. İşte bu 15 yıllık süreç içerisinde sorunların nasıl çözümleneceğini programlayıpta geldim. Nelerin yapılacağını çok iyi biliyorum. Dersini iyi çalışmış bir belediye başkanıyım.

Çağdaş bir Buca’yı neler bekliyor? Öncelikli projeleriniz ne olacaktır?  

Bizim projelerimizin başında insanlarımızın daraltılmış yaşam alanlarını genişletecek onlara nefes aldıracak Bucada yaşamanın mutluluğunu olgunlaştıracak çağdaş sözcüğünün kendisine yakışır bir yaşam biçimini oluşturacak şekle dönüştürmek istiyoruz Bucayı. Bakın size Bucanın bir başka yüzünü anlatayım. Bugün Bucamızda, şirinyerimizde daha birçok mahallemizde ne bir meydan ne insanların konaklayacağı bir tek otel ne düzenli bir pazaryeri çağdaş anlamda diyorum ne de zengin alışveriş ve kültür merkezlerimiz var. Yaşadığımız il bir Agoralar kenti. Yani tarihin bize emanet etmiş olduğu geniş meydanlı, geniş meclisli, kültürlerin tartışıldığı, insanların söyleştiği, alışverişlerin yapıldığı yaşamların paylaşıldığı kültür antik çağdan günümüze ulaşan Agoralar kültürü. Ne yazık ki bunların hiç birisi Bucamızda yok. Var olanda bugüne kadar ihmal edilmiş, kıyıda köşede terk edimiş, bakımsız ve harabe bir durumda. Bizim acil işimiz var etmek istediğimiz kültürün hemen ilk başından başlamak. Çevikbir Meydanı’nın karşı tarafındaki boşlukta ki spor komplekslerinin yanına derhal bir büyük kültür merkezi kurmak. Bucamızda üniversitelerin ve bilimin aydınlığında bu kültür merkezini bucalının günlük hayatına yerleştirmek. Bunu mutlaka yapacağız ve yapmak zorundayız.

Şimdi hep birlikte düşünelim. Bucada yaşıyorsunuz. Evinizden kent sokaklarına çıktınız. İçinizden tiyatro ve ya sinemaya gitmek geliyor. Ya da bir sergiye ve ya bir kültür söyleşisine… Gözünüzü ve beyninizi doyurmak istiyorsunuz. Kültür açlığınızı doyurmak istiyorsunuz. Buca da nereye gidersiniz? Bir tek isim söyleyin bir tek isim. Söyleyemezsiniz yok çünkü… Kültürün, sanatın tiyatronun, sinemanın olmadığı yerde insan tüketicidir. Hem kendini hem de toplumu tüketir. Bu nedenle bize miras bırakılan Anadolu kültürlerinin ve Anadolu insanının birlikte yaşayarak birlikte paylaşmasını istiyoruz. Bunu Buca da başaracağız. Birlikte yaratacağız birlikte bölüşeceğiz. Hep birlikte yaşamımızın parçası haline getireceğiz

buca_ataturk_151659952.jpg

Bir başka derdimiz Bucada imarlaşma. Düşünün bir kere. Tarihsel sürecinden getirdiği kültürüyle, konaklarıyla, havralarıyla zengin bir kültüre sahip olan Buca da en büyük sorun imarlaşma. O kadar kontrolsüz o kadar kötü bir yapılaşma ki; iki kat başlayan konutlar. Her hangi birinin rantı yükselsin diye siyasilerin gönlü olsun diye Bucanın imarıyla oynamayacağız. Yani tekrar çağdaş Buca sorusuna dönersek şu an varolan eski stadın olduğu yere bir anfi tiyatroyu düşünüyoruz. Bakın anfi tiyatro diyorum size… Bütün kültürleri kucaklayan bir anfi tiyatro diyorum size. 600 bin nüfuslu ilçemizin Bank Asya Liginde oynayan bir takımımız var. Onun ve sporun her alanın Bucada birinci sınıf olması için yapılması gereken her ne varsa onun yapılacağına inanıyorum. Düşünün bir kere koca İzmir de bir tek hipodromu bulunan tek ilçeyiz. Bu etkinlikleri izlemek için ilçemize dışarıdan gelen insanları konuklayacağımız bir tek otelin olmayışı bizleri düşündürmeli tabiî ki . Hipodrom hizmetini alan insanların merkez ilçelerde ki otellerde konakladıklarını da biliyoruz. Bu nedenle konaklama ve otel kültürünün Bucaya yerleşmesini istiyoruz. Bu kayıbın tekrar Bucaya dönmesi Bucalı esnafa ve onun ekonomisine çok büyük katkılar sunacağı gibi sosyal anlamdaki birçok sorunları da çözebilir.

İlçemiz bir büyük üniversiteler kampüsü gibidir. 9 Eylül Üniversitesinin bilim kurumları ilçemizin aydınlık yüzüdür. Öğrencilerimiz ilçemizin en onurlu konuklarıdır. Onların barınmaları araştırmaları yemeleri içmeleri yatmaları huzurları bizim en çok önem verdiğimiz önceliklerimizdendir. Özellikle metro projemiz tamamlandıktan Şirinyer metro istasyonu ile üniversite arasındaki 5 km lik yolun öğrencilerimiz için en kısa zamanda okullarına ulaşacağı yol olması üzerindeki projemiz hazır. Metromuz biter bitmez bu projemizde hayata geçecektir. Bu olmazsa olmazlarımızdan da biridir. Kentimizle ilgili sorunlarımızdan biride ulaşımdır. Yolarımızın darlığından dolayı ulaşımdaki yetersizliği toplu taşım araçlarıyla çözeceğimize inanıyorum.

Pazar yerlerimizi rehabilite etmek için yola çıktım. Bir de baktım ki Pazar yerlerinin hiç birisi bizim mülkiyetimizde değil. Şahıs arazilerinin üstüne Pazar yeri yapmışız. Bu nedenle de modern Pazar yerleri oluşturamamışız. En kısa zamanda öncelikle bu yerleri mülkiyetimize alarak modern Pazar yerleri kurmaya çalışacağız. Eski Güven Spor stadının olduğu yeri yeniden düzenleyerek oraya alışveriş kompleksleri, alta dükkânlar üste kapalı bir Pazar alanı daha üste sinema ve tiyatro salonları ve bir büyük otopark düşünüyoruz. Hani dediniz ya Belediye başkanlığına hazırlandınız mı diye bırakın hazırlanmayı 15 yılın inancını beynimize, yüreğimize, inancımıza kazıyarak hayata sarıldık. Bucaya sarıldık. Seçimde ki hayal ve düşlerimiz ne ise onun mutlaka Bucada gerçekleşeceğine halkımıza söz verdik. Bunu yapacağız bunu başaracağız.

Bürokratlarınız konusunda bir sorununuz var mı? Halkla iletişim konusunda kalıcı ve güvenilir bir sistem oluşturdunuz mu?        

 Bizler Buca da göreve talip olurken Bucanın sorunlarından yola çıkarak çözümler üretebilecek, akıl, bilim ve fikir üretiminde bulunabilinecek bir yeri yaparken bir yeri yıkmayacak tuğla üstüne tuğla koyabilecek yapıcı yaratıcı kadrolarla göreve talip olduk. Sosyal demokratların halka hizmet konusunda herhangi bir bürokrat sorunu yoktur. Bürokratlarımız halkımızın içinden insanlardır. Zamanla bunu bütün Bucalı çalışmalarımızla görecektir.

Bucada halkımız bize inanmış ve güvenmiştir. 600 bin nüfuslu bir ilçede 125 bin oy halkımızın güveniyle CHP ye verilmiştir. Bunun anlamı şudur. Bucayı birlikte yöneteceğiz. Bucayı birlikte geliştireceğiz. Bucayı yaşayabilir bir ilçe haline getireceğiz. Bucayı bu kentin en çağdaş yeri yapacağız. Belediyecilik nedir ve kime hizmettir? Gelin bu soruyla birlikte belediye nin kimlere hizmet edeceğini birlikte konuşalım. Belediye yaşadığı kentin her türlü sorunlarının çözülebilmesi için yaşamın kolaylaştırılması için insanlara sunulan hizmetlerin adıdır. Yani halkımız kendi projelerini kendileri hazırlayarak bizimle olgunlaşarak yaşamla buluşmasını sağlayacağız. Ne halktan kopuk bir belediye olacağız ne halkın sırtında patronluk yapan bir belediye olacağız ne de halkı inciten bir belediye olacağız. Anket çalışmalarımızla da bunların onayını alacağız. Halktan hiçbir şeyi gizlemeyeceğiz. Halkımızdan hiçbir şeyi esirgemeyeceğiz. Yapılan projelerin gerçek sahibi halk olacak. Örneğin şu an önemli bir çalışmamız var. Çöp toplama işinde sokaklardaki çöp toplama konteynırları yazın ayrı kışın ayrı bir sorun. Bu konteynırları halka sorarsak yazın uzaklaştırın kışın yakınlaştırın diyorlar. Haklılar. Çöp konteynırıyla yaşamak zor iş. Bu sorunu ortadan kaldırmak için  bu sorunu ortadan kaldırmak için çöp toplama işini poşet sistemine dönüştürmeyi düşünüyoruz. Halkımızı rahatsız eden en ufak sorun bizim bünyemizde çözülmesi gereken büyük sorunlardan biridir ve çözülmesi gerekir. Buna inanıyoruz. Bunu da birlikte yaşayarak göreceğiz.

Farklı kültürlerden oluşan Buca halkının sosyal beklentilerini nasıl karşılayacaksınız? Egeli sizce Bucayı neden ziyaret etmelidir?

Bucanın tarihinin İÖ den önce 630 lu yıllara dayandığını söylemiştim size. Bu tarihi süreç içerisinde elbette ki birçok kültürden insanlar bu topraklar üzerinde nefes alıp verdi. Yaşamlarını sürdürdü. Ve bizlere de insanlığı var eden kültür birikimlerini bırakıp gitti. Yakın tarihimize baktığımızda Buca Türkiye ile Yunanistan arasında ki mübadeleye kadar Rumların, Türklerin, Yahudilerin ve 1800 lü yıllarda İzmir’e yerleşmiş Levanten denilen batılı Hıristiyanların bir arada yaşadığı yerdir. Günümüzde yurdumuzun her bölgesinden insan Bucamızın gerçek sahibidir. Elbette ki bu insanlar sosyo kültürel hizmetlerde kendilerini görmek isteyeceklerdir. Hiçbir şey kültürel bu zenginliği taşıyan insanlardan esirgenmeyecektir. Kültür hizmetlerinin bu denli zengin olması tarihten günümüze bize emanet edilen mirasların korunması onların restore edilmesi, bakımlarının yapılması, tekrar görücüye çıkarılması elbette ki egelinin tekrar Bucayı ziyaret etmesi demektir. Buca bir kültür evidir. Bu kültür daha nice kültürlerle beslenerek bütün insanlığın beğenisine sunulacaktır.

Yenigün gazetesinde Hasan Tahsin’in son kurşun köşesinde “iki yalnız adam” diye bir yazı çıktı. Bu yazıya göre iki yalnız adamdan biri siz diğeri de Sayın Cevat Durak’tır. Siz gerçekten yalnız bir adamısınız?           

Akşam Sevgili Hasan Tahsin’le birlikte yemekteydik. Hem yalnızlığımızı hem de zenginliklerimizi söyleştik. İçerde ki yalnızlığımızın dışarıda ki kalabalık zenginliklerle nasıl yok olacağının söyleşisini yaptık. Elbette ki siyasi hayatta birlikte yola çıktığınız herkesin gönlünü kendisine göre zenginleştiremeyiz. Bu bireysel bir zenginlik olur. Biz varolan bütün zenginliklerin halkla eşitlikçi adalet içinde bir bölüşümünden yanayız. Aslında biz yalnız değiliz. Gelin Sayın Tahsin’in sorusunu tersinden soralım. Hakla birlikte büyük projeleri birlikte yürütmeyi aklına koymuş Ercan Tatı ile yürümek sizi yalnızlaştırır mı? Bu projelerin neler olduğunu uzun-uzun anlattım size. Bu projelerin sahibi bir insan hiç yalnız olur mu? Bu insana hiç yalnızlık yakışır mı? Bakmayın siz bizde ki demokrasi zenginliğine. Gün gelir bütün taşlar yerine oturur yalnız kalan dostlarımızda mutlaka bizimle bir noktada yine buluşur. Ne dedik sosyal demokrat olmak öle kolay iş değildir. Bu işin en güzel yanı hoşgörüyü, insan sevgisini birlikte üretmeyi, birlikte paylaşmayı o büyük meydanda gerçekleştirdiğimizde görülür. Buca da hiç kimse yalnız kalmayacaktır. Yalnızlık bucalının yaşamı olmayacaktır. Aydınlık, çağdaş, insanların mutlu olduğu bir Bucada yalnızlığın adımı olur? Gelin bunu hep birlikte başaralım bu zor zaman gelir geçer. Bilgeler “zaman her şeyin ilacıdır” der.

İki önemli konuyu ele aldığınızı görüyoruz. Biri eğitim diğeri organik tarım. Bunlarla neleri amaçlıyorsunuz? Neler yapacaksınız?

buca_ercantati_989290404.jpg

Çocuklarımız umudumuzun geleceğidir. Onların yaşadıkları, oynadıkları, yedikleri, içtikleri, okudukları ve mutluluk çığlıkları attıkları alanlarda ne kadar sağlıklı olursa bizler görevimizi tam olarak yerine getirmiş sayılırız. Bizim bu konulardaki projemiz tamamen eğitime yöneliktir. Çocuk oynarken öğrenmelidir. Koşarken düşünmelidir. Okurken dinlenmelidir. İnsanı ne kadar eğitirsek yapmak istediğimiz projeleri o kadar çabuk gerçekleştiririz. Bu nedenle çocuklarımızın eğitimine her türlü katkıyı belediye olarak vereceğiz.

Organik tarım alanındaki çalışmalarım bir heves değildir. Bir üretimdir. Ürettiğinden tat almaktır. Ürettiğinden mutlu olmaktır, ürettiğini paylaşmaktır. Bunun için kirlenmemiş, kirletilmemiş toprağa ihtiyaç vardır. Bende bu toprakları Buca nın köylerinde Bucanın güzel insanlarıyla birlikte başarmanın mutluluğunu yaşıyorum. Günümüzde her çeşitten hastalığın ve kanserin etrafımızı sardığı şu günlerde organik tarımın ne kadar önemli olduğunu toprağın ve tohumun islahından önce ve sonra kirletilmemesi gerektiğini kirazın kiraz tadında, şeftalinin şeftali tadında sebzelerinde sebze tadında yenilebilmesi için organik tarım sadece köylerimizde değil bir avuç toprağın dahi yapılabilmelidir. Unutmayalım ki bir avuç toprak 500 yılda meydana gelebiliyor. Toprak ve insan büyük emek isteyen değerlerden sonra değer olabiliyor. Organik tarım konusunda da Buca Belediyesinin yapacaklarını izlemeniz işin ne kadar önemli olduğunu yaşam içinde kanıtlayacaktır. Belenbaşı Şenliğimiz bunun bir başlangıcıdır. Ben belediye başkanı değilken yıllar önce bu toprakların önemini ve organik tarımın gerekliliğini köylülerimizle konuştuğumda biz toprağımıza ve kendimize güvendik. Şimdi ise organik tarımla beraber ekoturizmin de gelişmesi yolumuzun ne kadar olduğunun göstergesi. Aynı zaman da benim için önemli olan hususlardan birisi de gelişen topraklarımızda köylülerimizin kalkınmasıdır.      

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2