Anasayfa | Buca | EYYY! HALK

EYYY! HALK

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

ORADA MISIN? SESİMİ DUYUYOR MUSUN?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

    İşsizlik artıyor,

      Yoksulluk artıyor,

      Açlık artıyor,

      Yaşam her geçen gün zorlaşıyor.

      Ete zam,

      Ekmeğe zam,

      Süte zam,

      Yola zam,

      Yolcuya zam.

      Zamlar çaktırmadan yağmur gibi yağıyor.

      Din istismar ediliyor.

      Dincilik edilen istismar üzerinden yaşamın her alanına müdahale eder hale geliyor.

      Etnik kimlikler öne çıkarılıyor, çok kimlikli, çok bölünmüşlük körükleniyor.

      Dincilikte özgürlük, etnik kimlikte özgürlük bütün özgürlüklerin üzerinde tutuluyor.

      Halk hazmettirile hazmettirile ötekileştiriliyor.

      Ülkemizdeki ayrışmalar derinleştikçe derinleşiyor.

      Bütün bunlar bilerek isteyerek planlı ve programlı yapılıyor.

      Ülkemde Orta Doğu örnekli bölünmeler, parçalanmalar olurken dünyanın efendisi efendi Amerikalı savaş oyuncaklarını yerleştirecek yeni topraklar arıyor.

      Efendi Amerikalı bu işini biliyor.

      Kurduğu hükümetleri savaş oyuncakları için dünyanın her yerinde kullanabiliyor.

      Kurgular hazır olunca da iş uygulamaya kalıyor.

      Önce piyonlar kendi aralarında vuruşuyorlar; sonra atlar, filler kendi aralarında savaşıyorlar.

      Kaleleri düşürüyorlar sonra da şah mat diyorlar.

      Birleşmiş Milletler, NATO Amerika’nın başoyuncuları plan ve programları uygulamayı en sadık şekilde yapıyorlar.

      Birleşmiş Milletler, NATO, MATO derken füze kalkanı projesi Türkiye’ye uygun bulunuyor.

      Hükümet bunun İran’a karşı olmadığını söylese de bütün dünya ve bizimkiler de biliyor ki

Şimdinin savaş oyuncağı füze kalkanı projesi Orta Doğu düzleminde İran füzelerine karşı oluşturulan yeni bir gücün ta kendisi.

      NATO üzerinden yapılan füze kalkanı projesi kime karşı? Kimi koruyacak?

      İran’a karşı İsrail’i mi?

      İsrail’e karşı bütün İslam âlemini mi?

     Amerika’nın Orta Doğu ve Asya’daki çıkarlarını mı?

     Ülkeyi yönetenler bu projeyi giyilmiş bir gömlek olarak kabul eder etmez soluğu Lübnan’da aldılar.

     Lübnan meydanlarında İsrail’in yaptıklarının hesabının sorulacağı mesajını bütün dünyaya ilan ettiler. Seçimler yaklaşırken İsrail üzerinden yeni ONE MUNİTELERİN seçimlerde bol bol kullanılacağını kamuoyuna haber veriverdiler.

     Irak’ta Amerika 2milyon Müslüman katledip kadınına, kızına tecavüz ederken ses çıkarmayanlar Lübnan’ın Müslüman mahallesinde İsrail’e kafa tutmayı Müslümanlıktan saydılar.

     Anadolu topraklarına Amerikan füzelerini yerleştirip İran’a karşı düşmanlığı kendilerince dostluktan sandılar.

     Amerika bu. Efendilerin efendisi kime nerede ne yapacağını ne söyleteceğini çok iyi biliyor.

     Birileri Orta Doğu’da yeni savaş çığlıkları atarken birileri de ülke içinde TSK ile hesaplaşmayı eksik kalmış hesaptan sayıyorlar.

     Üç generali anayasadan kaynaklanan haklarını aradıkları için bakanlar görevlerinden alıyor.

     İnsanın aklına başlarına çuval geçirilen subaylar geliyor ve insan düşünmeden edemiyor.

     Bugün TSK’de NATO’ya ve Amerika’ya karşı gelen subaylar cezalandırılıyor mu? Diye sormayı insan sorular haline getiriyor.

     Daha dün PKK’ya karşı canını ortaya koymuş komutanlar bugün sorgudan sorguya Silivri’nin odalarından odalarına dolaştırılıyorsa insanların aklına bu soruyu sormak neden gelmesin?

     Ülkemin üzerinde bir kara bulut bir kara duman dolaşıyor.

     Ne zaman kar ne zaman yağmur olacağı belli değil.

     Yukarılarda bir yerlerde bir büyük belanın ayak sesleri yağmurla, karla, boranla, fırtınayla ne zaman dönüşecek? O da belli değil mi?

     Kim ne derse desin her şeyin yeri ve zamanı belli.

     Eş başkanlar, as başkanlar, son başkanlar rütbeleri her ne ise herkes kendine verilen görevi biliyor, bildiklerini de uyguluyor.

    Ülkemde insanlar işsizlikten kırılıyor.

    Yoksulluk çaresizliği ve acımasızlığı doğuruyor.

    Açlık insanı muhannete muhtaç ediyor.

    Din siyasete alet ediliyor.

    Etnik kimlikler pazara sürülüyor.

    İnsanlar ötekileştiriliyor.

    Ayrışmalar derinleştikçe derinleşiyor.

    Yurdumda bir şeyler oluyor, bir şeyler sorgulanılıyor.

    Bir büyük planın asit yağmurları atmosferden yavaş yavaş üstümüze doğru yağmaya başlıyor.

    Yaşam her geçen gün zorlaştıkça zorlaşıyor.

    Ete zam geliyor.

    Ekmeğe zam geliyor.

    Süte zam geliyor.

    Yola zam geliyor.

    Dincilik pazarda para ediyor.

    Yoksulluk yolsuzluk arttıkça artıyor.

    Bütün bunların hepsini siyaset denilen anlayış başımıza bela ediyor.

   Aynı siyaset dönüyor dönüyor, başa bela edilen bu konuları bir güzel kullanıyor.

   Halk da kendisine uzatılan bu oltayı ne yazık ki her zaman yutuyor.

   12 Haziran 2011’de seçim var.

   8 yıldır ülkenin tepesinde boza pişiren AKP seçimleri kazanabilmek için her şeyi güllük gülistanlık gösteriyor.

   Ne bileyim milli gelir 15.000 doları mı geçti diyor,20.000 doları mı geçti diyor, Çin’le mi yarışıyoruz diyor, Japonya’yla mı baş başa gidiyoruz diyor da diyor lafın arkası yok önü yok

Aba altından bir de sopa gösteriyor.

        ‘Eğer bize oy vermezseniz ülke yeniden vesayet altına girer’ diyor.

    Başbakan her sözünde İsrail’e kafa tutup akıttığı Müslüman kanlarının hesabını sorulacağını söylüyor.

    Amerika NATO’yu kullanarak İran’a karşı füze kalkanını ülke topraklarımız üzerine yerleştiriyor.

    Irak’ta Müslüman kanı akmaya devam ediyor.

    Bölünmez sanılan bu topraklar üç beş parçaya bölünüyor.

   Kuzey Irak’ta Sahip Efendi Amerika’nın desteğiyle Barzani Talabani Kürdistan’ı kurarken Orta Doğu’da İsrail’e nefes aldıracak koridoru hazırlıyor.

   İmralı’daki katil PKK’yı açıktan açığa yönetirken herkesi tehdit ediyor.

   Devlet PKK ile müzakere yapıyor deniliyor.

   Fethullah Gülen Pensilvanya’dan fetvalarını vermeye devam ediyor.

   Ülkemiz 12 Haziran 2011’de seçime gidiyor.

   Eyyy! Halk bütün bunlar, bu olan bitenler senin sayende ve de seni ilgilendiriyor.

   8 yılda ülke bu hale geldiyse senin sayende.

   Şimdi sorumluluk sende. Siyasetçiye yetkiyi veren sensin.

   Siyasetçinin yapıp ettiklerinden sorumlu olan da sensin.

   12 Haziran 2011’de seçim seni bekliyor.

   Ülke seni bekliyor.

   Ülkenin geleceği seni bekliyor.

   EY HALK!

   Orada mısın?

   Sesimi duyuyor musun?

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                            Aşur EYLEN

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2