Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
Demokrasi Beyannamesi’yle ‘Adalet ve Demokrasi Haftası’
Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü 1993 yılının 24 ocak günü ile Muammer Aksoy’un öldürüldüğü 1991 yılının 31 ocak günleri arasındaki bu “ocak ayı haftası”Adalet ve Demokrasi Haftası olarak anılıyor.
Dün bitirdiğimiz “Adalet ve Demokrasi Haftası”çeşitli etkinliklerle yurdumuzun her tarafında anıldı.Her iki aydınımızın ruhu şad olsun.Onların anısına ülkemize kalıcı bir şekilde “Adalet ve Demokrasi”gelsin.
Daha karanlık günlere doğru gitmemek için siyasal oluşumları,çok büyük,yaşamsal bir demokrasi sınavı bekliyor.
Kişisel,örgütsel çıkarlar bir yana bırakılarak,ortak bir demokrasi platformunda mücadele etmek kaçınılmaz bir yurtseverlik görevidir.
Böyle bir birlikteliğin dili,yöntemi mutlaka bulunmalıdır.Cumhuriyet ve Demokrasi uğruna büyük bir “uğraş”veren Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’ların meşalesi yanmaya devam edecektir.
**
Toplumsal yaşamda,siyasal yaşamda; zaman zaman uzlaşma,mutabakat gereksinimi,hatta gereği duyulur.Taraflar,gönüllü olmasalar da iyi niyetli iseler uzlaşırlar,uzlaşmaya katılırlar.
Türkiye’de günümüzde,siyasal,toplumsal gerilimi hafifletmek,bir çıkış yolu bulabilmek için uzlaşmaya ihtiyaç duyulur.
Liderler arasında bir uzlaşma,yumuşama,ülkedeki siyasal gerginliği,tansiyonu da düşürür,bir süre “Bahar Havası”na yol açabilir.
Kurtuluş Savaşı’nı yapan büyük Komutanlar,Mustafa Kemal,İsmet İnönü,kazım Karabekir ve Fevzi Çakmak;Atatürk öldükten sonra aynı siyasi düşünceyi sürdürememişlerdir.
Kazım Karabekir;”19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal’e,Yurdu düşmanlardan temizlemek için Kolordum ile emrinizdeyim Paşam,ben gerisine karışmam demiştir.”
Aynı Kazım Karabekir bir defasında da “yalnız,Mustafa Kemal olmasaydı bizi hiç kimse bir araya toplayamazdı”demiştir.
7 Ocak 1946 da Demokrat Parti’nin kurulmasıyla çok partili demokratik hayat başlamış ama aynı zamanda;Celal Bayar,Adnan Menderes,İsmet İnönü,Kazım Karabekir ve Fevzi Çakmak arasında sanki “Demokrasi’nin Fetret Devri”de başlamıştır.
Ülkesini İkinci Dünya Savaşı’na sokmayan Büyük Devlet Adamı İsmet İnönü,1947 Temmuzu’nda,12 Temmuz Beyannamesi’ni yayınlayarak, ülkede siyasal gerginliği hafifletmiş,Demokrat Parti’ye iktidar yolunu açmış,1950 Seçimi’nin belki de ülkede Şaibesi en az seçim olmasını sağlamıştır.
**
Büyük Devlet Adamı İsmet İnönü’nün 12 Temmuz 1947 tarihinde,Türk Milletine hitaben yayınlamış olduğu “12 Temmuz Beyannamesi”ni 63.yıldönümünde bir kere daha genç kuşakların bilgisine sunmayı kendim için bir DEMOKRASİ görevi saydım.Bir zamanlar ülkemizde,daha demokrasinin kuruluş yıllarında,siyasetin ne derecede düzeyli yapıldığını öğrenmeleri iyi olacaktır!
12 Temmuz Beyannamesi
Varmak istediğim netice,başlıca iki parti arasında temel şartın yani emniyetin yerleşmesidir.
Bu emniyet,bir bakımdan,memleketin emniyeti manasını taşıdığı için,benim gözümde çok ehemmiyetlidir.Muhalefet,teminat içinde yaşayacak ve iktidarın kendisini ezmek niyetinde olmadığından müsterih olacaktır.İktidar,muhalefetin,kanuni haklarından başka bir şey düşünmediğinden müsterih bulunacaktır.
Siyasi havayı yumuşatan bir iyilik olmak üzere,dertleri bilenlerin,kendiliklerinden,karşı tarafı teskin edici tedbirler alacakları ümidi uyanmıştır……..
…Vatandaşlarıma,hükümetle ve iktidar partisi ile muhalefet partisi arasında görüşme ve araya girme safhalarını olduğu gibi anlatmış olduğumu ümidederim.Büyük vatandaş kitlesi ise,iktidarın bu partinin veya öteki partinin elinde bulunması ihtimalini vicdan rahatlığı ile düşünebilecektir.Bu neticeye varmak için karşılaştığım güçlükler,çok zaman,yalnız ruhi mahiyette olan amillerdir.Bu güçlükleri yenmek için,siyasi hayatımızı idare eden,iktidarda veya muhalefetteki liderlerin samimi yardımlarını isterim.
Bu beyanatımı,neşrinden önce,Başbakanla Muhalefet Lideri görmüşlerdir.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ 12 Temmuz 1947
**
Günümüzde bu mutabakat,uzlaşı nasıl sağlanacak?Öncelik,inisiyatif nereden gelecek?
21.Yüzyılda Türkiye’nin “Demokrasi Beyannamesi”ni kim yayınlayacak?
Ya da herkes demokratik rejimden yana olursa;Demokrasi Beyannamesi’ne gerek kalır mı?
Bizlere taşra kasabası insanları denilmesin,köylü-kentli bu işlerden anlamaz denilmesin. Haberiniz olsun;bütün herkes,huzur,güven ve demokrasi konuşuyor ve de bekliyor.
Hocam derdi ki; “Patagonya’yı yeniden keşfetmeye gerek yok.Her şeyin şablonu var,alın uygulayın!”Parti içi demokrasi mi?Çağdaş Demokrasi mi? Neyiniz eksik ise bilinen “rutin” şeyleri alalım ve ülke yararına kullanalım.
1954 Yılında Adnan Menderes’i İsmet Paşa’ya şikayet etmişler.
Paşam hani demokrasi gelecekti nedir bu “Tahkikat Komisyonu”,”Vatan Cephesi”:
İsmet İnönü de:”Arkadaşlar,kucağınızdaki çocuğunuz üzerinize pislese,siz onu hemen yere mi atarsınız?Yoksa yavaşça çocuğu yere bırakır,altını temizler sonra yeniden kucağınıza mı alırsınız?
İşte Demokrasi de sizin çocuğunuz gibidir.hemen yere atamazsınız!”
64 Yaşındaki Türkiye Demokrasi Çocuğu;2010 yılının “Adalet ve Demokrasi Haftası”nda artık “Delikanlı” olduğunu bilmelidir. Sağlıcakla kalın.



del.icio.us
Digg
Yorum gönder