Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
Venedik Komisyonu Kriterleri
Benim Kalbimdeki Türkiye
Hükümetin tüm paketi bir arada ve aynı anda referandumu sunması, Venedik Komisyonu Kararlarına uymuyor! Parti kapatmada Venedik Komisyonu önerilerini hayata geçiren iktidar, aynı komisyonun referandumla ilgili kriterlerini es geçti… Kapatma davasında bu kriterleri hep gündemde savundu. Şimdi seçmeni hiç düşünmeden referandumu “bir yamalı bohça gibi” halkın önüne koymayı düşünüyor.
Hükümetin Bilmesi Gereken Venedik Kriterleri Madde 30:
“İçerik birliği,özgür oy iradesinin daha da önemli bir gerekliliğidir.Seçmenler,aralarında içkin bir bağ olmayan farklı sorulara aynı anda oy vermek zorunda bırakılmamalıdır.Seçmenin sorulardan birini desteklerken bir başkasına karşı olabileceği dikkate alınmalıdır.Bir metinde yapılacak değişiklik çok sayıda farklı unsuru kapsıyorsa,halka bir dizi soru sorulmalıdır.”
İktidar Anayasa’nın “GÜÇLER AYRILIĞI” ilkesine gerçekten bağlıysa, önce şu Siyasi Partiler Yasası’nı değiştirsin; sonra da %10 seçim barajını ortadan kaldırsın,hiç olmazsa %5’e indirsin.
Venedik Komisyonu yüzde 3 ile yüzde 5 arasındaki bir barajın” demokrasiler açısından kabul edilebilir” olduğunu belirtiyor.
12 Eylül Benzeri Anayasa Taslağı
HSYK ve Anayasa Mahkemesi’ne, Cumhurbaşkanı ve Meclis’in atayacağı üyelerle, yeni taslak 12 Eylül’den daha çok antidemokratik olacak.
Bu konuda getirilen modelin Avrupa ölçülerine uygunluğunu analiz edebilmek açısından en önemli referansı,Avrupa Konseyi’nin 2000 yılında yargıyı güçlendirmek amacıyla kurduğu “Avrupa Yargıçlar Danışma Konseyi”nin (AYDK) ortaya koyduğu ilkeler oluşturuyor.
Söz konusu bağımsız kuruluş, Avrupa’da yargıya ilişkin konulardaki “En Yüksek Otorite”(AYDK),yargıyla ilgili bütün konularda tavsiye kararları hazırlayarak Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne sunuyor.
AYDK kararlarında,”GÜÇLER AYRILIĞI” ilkesini kuvvetlendirebilmek için bu kurulların “HER TÜRLÜ SİYASİ, İDEOLOJİK ve KÜLTÜREL KAYNAKLI ÖNYARGI ve DIŞ BASKIDAN KORUNMASI” ana hedef olarak vurgulanıyor.
4 Üye’nin Cumhurbaşkanı tarafından atanması yolundaki hüküm, AYDK belgesinin temel mantığına ters düşüyor.
Adalet Bakanı Kurula Başkan Olamaz
AYDK raporu,”Aktif siyasetçiler, parlamenterler, ürütme ve yönetimin temsilcileri kurula üye olmamalıdır” diyor.
Konsey, Adalet Bakanlığı’nın kurul başkanlığına zaten kategorik bir şekilde karşı. Belgede,”Kurul başkanlığını siyasi partilere yakın olmayan tarafsız bir şahsın yapmasının sağlanması gereklidir” deniliyor.
Bu Yeni Anayasa Paketini 12 Eylül Anayasası’na benzettik: Unutmayalım ki yerden yere vurulan,”Askerlerin Anayasası”,”Devlet Anayasası”,”Deli Gömleği” denilen ve herkesin çok kötü olduğu konusunda ittifak ettiği 1982 Anayasası, seçmenlerin %92’si gibi ezici bir çoğunlukla kabul edilmişti.
1982 Anayasa Referandumu bir de bonus olarak Cumhurbaşkanı seçmişti.İşte şimdi bu AKP’nin taslağı da aynen 12 Eylül Anayasası gibi tek taraflı hazırlandı.Ancak 2010 Anayasası Cumhurbaşkanı’nı daha sonra seçecek.
AKP kurmayları toplandı, çeşitli maddeleri bir araya getirip öneri paketini hazırladı. Mutfaklarında yalnız olarak bu yemeği pişirdiler. Bizim canımızın istediğini düşünmediler!
Böylece toplam seçmen kitlesi içinde “Milli İradeyi ”yüzde 25 dolayında temsil eden AKP, öneriyi tek başına, meclisteki çoğunluğuna dayanarak gündeme getirdi.
Bu öneriler muhtemelen şu veya bu biçimde, muhalefetin karşı koymasına karşın Meclis’ten geçecek.
Böylece seçmenin önüne referandum için bir paket, AKP önerileri olarak gelecek. Kabul edildiği taktirde de seçmenin dörtte birini temsil eden AKP’nin ANAYASASI olarak tarihe geçecek…
Statüko ve Parti Kapatmak
Statüko,”var olan durum,mevcut düzen” demektir..
Evrensel anlamda “statüko” kurulu düzen, kapitalist düzen anlamına gelir.Sol,sosyalist ve komünist partiler statüko karşıtı partilerdir.
Türkiye Cumhuriyeti,”demokratik, laik ve sosyal hukuk devletidir” ilkesi Türkiye Cumhuriyeti’nin STATÜKOSUDUR. İster anlaşalım, ister anlaşmayalım, Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasal statükosunu belirleyen ilk dört madde konusunda HERKES UZLAŞMAK ZORUNDADIR. Uzlaşanlar LEGALDİR (Yasaldır),uzlaşmayanlar İLLEGALDİR (Yasadışıdır).
Bilinmesi gereken şudur: Anayasa Mahkemesi parti kapattı deniliyor! Siyasal partileri Anayasa Mahkemesi değil STATÜKO kapatır!
Benim Kalbimdeki Türkiye
Benim kalbimdeki Türkiye dogmalarla, bilim dışı inanışlarla aptallaştırılmış, sürüleştirilmiş, köleleştirilmiş, insan olma erdemini ve değerini yitirmiş yığınların değil; insanı ve yaşamı en değer sayan,meraklı,kimlikli,araştırıcı,başkaldırıcı,BAĞIMSIZ RUHLU,yaratıcı bireylerin ve onların oluşturduğu topluluklar ülkesi TÜRKİYEDİR!
“Benim Kalbimdeki Türkiye”ye giden her yolda ben de varım! sonuna kadar da desteklerim!
Ama bu arada gazete yazılarıma biraz ara veriyorum. HERKESE sağlık ve mutluluk dolu en derin sevgi ve saygılarımı sunarım. Sağlıcakla kalın.
İbrahim Öz



del.icio.us
Digg
Yorum gönder