Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
SİZ Mİ VERDİNİZ, YOKSA KOPARA KOPARA DEVRİMCİLER Mİ ALDI ?
Aslında bu konuda cevap verirken zorlanan tek başına hükümet ve onun kolluk güçleri değil.Taksim 1 Mayıs’ına bu yıl katılan,hem sarı ve devlet sendikacıları hem de onların kuyruğundan bir türlü ayrılamayan reformistler de aynı sıkıntı içinde.
Oligarşi bugün Taksim ‘i 1 Mayıs kutlamaları için bahşetmiş havalarında.Oysa olan dişe diş bir mücadeleyle kazanılmış olanın teslim edilmesidir.Bedel ödemeyi göze alarak Taksime çıkma kararlılığını gösteremeyenler elbette “Taksim’i kazandık “ta diyemiyorlar.
Daha 3 yıl öncesinde 2007,2008,2009 yıllarında Taksim tartışmasının boşuna bir inat olduğunu söyleyenler, devletle inatlaşmanın işçi sınıfını bir yere taşımayacağını aksine zarar verdiğini ve insanların mücadeleden uzaklaştırdığını söyleyenler,Taksim’in bir takıntı bir yer fetişizmi olduğunu söyleyerek bedel ödeyenlerin mücadelesini küçümseyenler, bu söylemlerinin hepsini unutarak 2010 da 1 MAYIS’TA Taksim’deydiler umarız bir açıklamaları olacaktır .
2004 Yılında Abide-i Hürriyet kapanından emekçileri kurtarıp Taksim hedefi konulurken yaşanan tartışmalar aklımızdadır. Bu tartışmalar sonrası Abide-i Hürriyet ve Saraçhane’de iki ayrı miting yapılmıştır.İşte o gün kafalardaki karakollar yıkıldı.İşçi sınıfı doğru önderlikle her şeyi kazanabileceğini gördü.2005-2006 1 Mayısları statükoların parçalandığı ve yasaklı meydan olan Kadıköy Meydan’ın kutlamalara açtırıldığı yıllar olmuştur.2007-2008-2009 yıları ise devletin emekçi halka tam faşizm yaşattığı yıllar olmuş ama karşısında pes etmeyen bir devrimci irade ile karşılaşmıştır Ve bugün bu zafer bu devrimci iradenin zaferidir.Yoksa işçi ideolojisini ve halk iktidarını savunanların her yıl gaz,cop yiyip, kanı dökülürken,Kadıköy de karnaval havasında “işçiyi “ savunanların kopara kopara aldık demeyecekleri ortada .
Bu arada işçiyi savunmakla,işçi ideolojisini savunmak arasında ciddi bir fark olsa gerek. Bu nedenle ben hala 1 Mayısların devrimcilerin,solcuların proleter bilince sahip olanlara ait olduğunu geri kalanların ise bunu da yozlaştırmak ve belirginsizleştirmek için oralarda gezindiğini düşünüyorum.
32 Yıl Sonra Kazanmanın Coşkusuyla Taksim’deyiz!
Neyse 32 yıl sonra tekrar Taksime girildi. 2007 yılından buyana Taksime girme mücadelesi verenlerdenim. Bu sene de oradaydım izlenimlerimi paylaşmak isterim.
32 yıl sonra Taksim asıl sahiplerine açıldı. İstanbul’da son üç senedir yükseltilen Taksim yasağını kırma mücadelesi sonucunda bu sene iktidar geri adım atmak zorunda kalarak Taksim’de yapılacak 1 Mayıs mitingine izin vermek zorunda kaldı.
Verilen mücadele sonucunda Taksim’in kazanılmasının coşkusu aynı zamanda kitlesellik olarak da kortejlere yansıdı. Sabahın erken saatlerinde toplanmaya başlayan kitle üç koldan Taksim’e yürüdü.
DİSK, KESK, meslek odaları ve Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun da bulunduğu en kalabalık kortej Şişli Camii’nin yanında oluşturdukları yürüyüş koluyla Halaskargazi Caddesi üzerinden Taksim’e doğru yürüyüşe geçti.
Bu kolda kortej düzeni ve görkemiyle ilgi toplayan onbini aşkın katılımla oluşan Halk Cephesi kortejinin en önünde, Mehmet Akif Dalcı’nın ve ’77 1 Mayıs’ında Taksim anıtına asılan
Dev-Genç pankartının resimlerinin olduğu pankartlar yer aldı.
Diğer örgütler siyasi partilerde oldukça kitlesel olarak katılmışlardı. Katılım ve coşku çok iyiydi.Geleceğe umut taşıyan bir tabloydu .Benim içdikkatimi çeken iki olay vardı;Birincisi İşçilerin kendilerine ihanet edenleri unutmaması idi,bu başkanları da olsa fark etmiyor.Bir diğeri ise 3 yıldır olayları çıkaranların yasa dışı olarak tanımlanan örgütlerin partilerin yada sendikaların değil,tam tersini iktidarın ve onun emrindeki güvenlik güçlerinin olduğunun herkes tarafından fark edilmiş olmasıydı.
Hayri AKTAŞ



del.icio.us
Digg
Yorum gönder