Anasayfa | Karaburun | Weimar Cumhuriyeti & Anayasası

Weimar Cumhuriyeti & Anayasası

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Sevgili büyüğüm İbrahim ÖZ, Bizde YAZAR olarak, sizlerle son kez buluşuyor. Devam eden sürecte yaşananlardan ortaya çıkan deneyimlerini Gaste Efem haber paylaşımıyla sizlerle buluşturacağız.

28 Ocak 2010 Habertürk’te “yılın buluşması”nda “AKP laiklik karşıtı eylemlerin odağı mı değil mi?” tartışması damgasını vurdu. Balçiçek Pamir’le “Karşıt Görüş” o akşam Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ile Demokrat Yargı Derneği Kurucusu ve Eşbaşkanı Doç.Dr. Osman Can’ı konuk etti. “Nasıl Bir Anayasa?” ve “Askeri Rejim Anayasaları” sorusuna cevap aranan programda zaman zaman çok gergin anlar yaşandı. Sabih Kanadoğlu Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki Weimar Anayasası’ndan örnekleme yaparak bunun sivil bir darbeyle ilişkisini kurduğunda Osman Can “Askeri Rejim Anayasaları”nı Güleryüzlü Frankoculuk mantığı ile anlattı: “Weimar Dönemi Alman Parlamentosunun hiçbir etkide bulunamadığı bir dönemdir. Birinci Dünya Savaşı’ndan çıkmış Alman Halkında toplumsal demokratik istekler çok artmıştır. Doğrudur. Weimar Yargısı Alman Parlamentosu’nu çalışamaz hale getirdi. Ve Almanya’da 1919-1933 yılları arasında ‘yargı eliyle’ iki darbe girişimi olmuştur!” dedi.

Weimar Anayasası

30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’ni imzalayan Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte savaşta yenilen Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’nın ardından yapılan Meclis Seçimlerinden hiçbir parti çoğunluğu sağlayamadıysa da, büyük “Sosyal Demokrat Partisi” (SPD) meclisin en GÜÇLÜ partisi haline geldi. Sosyal Demokratlar, Merkez Partisi ve Liberal Demokratlardan oluşan bir KOALİSYON, Kurucu Meclise egemen oldu. Meclis’in “Goethe’nin Kenti” olan ve LİBERALİZMİN simgesi haline gelmiş bulunan “Weimar Kenti”nde yaptığı toplantılarda liberal bir avukat olan Hugo Preus’a son derece liberal bir ANAYASA hazırlattı. Büyük ölçüde Amerikan, Fransız ve İsviçre Anayasaları’ndan esinlenerek hazırlanmış bulunan Weimar Anayasası 31 Temmuz 1919’da kabul edildi: Ana hatlarıyla 7 yıllık bir süre için seçilen bir Cumhurbaşkanı, iki meclisli parlamento, nisbi temsil ve eyaletlerin Federe yetkilerini öngörüyordu. Bu anayasayı hazırlayan Ulusal Meclis, 1920 yılı ilkbaharına kadar WEİMAR’da kaldı. Meclis sonra Berlin’e taşındı. Böylece Almanya’da Hitler’e kadar sürecek olan Weimar Dönemi başladı. Bu anayasaya uygun olarak kurulan hükümetlere egemen olan SOSYAL DEMOKRATLAR; Merkez, merkez-sol ve liberal partilerle sürekli koalisyonlar kurdular.

Weimar Cumhuriyeti

Weimar Cumhuriyeti, Kasım 1918’de Monarşinin yıkılması sonucu 1919 ile 1933 arasında Almanya’yı yönetmiş olan Cumhuriyetin adıdır. Bu dönem Alman tarihinde Weimar Dönemi diye bilinir. Ancak Cumhuriyet o dönemde hala kendini “Alman İmparatorluğu” olarak adlandırıyordu. Acaba Almanya bu duygular sonucu mu “Hitler İmparatorluğu” müstahakkını yaşamıştır? Almanya’da liberal bir demokrasiyi yerleştirmek için yapılan bu ilk girişim, yoğun sivil anlaşmazlıkların olduğu bir döneme rast geldi. Ve Adolf Hitler’in Nazi Partisi’nin iktidara gelmesiyle sona erdi. Aslında teknik olarak 1919 Anayasası 2. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar yürürlükten kaldırılmadı. Ancak 1933 yılındaki Nazi Hükümeti Düzenlemeleri tipik “Demokratik Sistemin” mekanizmalarını tahrip etti, o yüzden 1933 Weimar Dönemi’nin sonu olarak kabul edilir. Ortaçağın Kutsal Roma İmparatorluğu bir ULUSAL DEVLET değil, evrensel iddiası olan “Uluslar Üstü” bir oluşumdu.1918’den Sonra özellikle Hitler bu mirasa göz dikti: Almanya Avrupa’da düzenleyici GÜÇ olarak batı demokrasilerine ve doğu Bolşeviklerine karşı öne çıkmalıdır.

İşte bu Weimar Anayasası Hitler’in diktatör olmasına yardımcı olmuştur. 2.Dünya Savaşı’nda 60 milyon insan ölmüştür. Hitler gibi diktatörlerin gazabını bir daha yaşamamak için, savaştan sonra bütün Avrupa çare aramaya başlamıştır. Buna bağlı olarak Avrupa’da “Avrupa Birliği” (AB) meydana gelmiş ve SİVİLİZASYON başlatılmıştır. Her ülkede Anayasa Mahkemeleri kurularak, Kuvvetler Ayrılığı Prensiplerine ve hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik sistemler güçlendirilmiş, totalitarizmlerden uzaklaşılmıştır.

***

Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkışından 72 Gün sonra Almanya’da 31 Temmuz 1919’da Weimar Anayasası kabul edilmiş Weimar Cumhuriyeti ve Weimar Dönemi başlamıştır. Bugünleri çok iyi izleyen ve bilen Atatürk bir gün İsmet Paşa ve diğer arkadaşlarına; Avrupa’da esen bu faşist rüzgâr 2. Dünya Harbini çıkartacaktır.

“Ben ölürsem Türkiye’yi bu savaşa sokmayın” diye vasiyet etmiştir. O’nun bu sözü ileri görüşlülüğüne örnek gösterilen tavırlarından birisidir. İsmet Paşa da bu vasiyeti tutmuş ülkesini 2.Dünya Savaşı’na sokmamıştır. Ayrıca İNÖNÜ Vatanını Hitler Faşizminin rüzgârından korumuş “12 Temmuz Beyannamesi”ni yayınlayarak Demokrat Parti’nin iktidara gelmesini sağlamış ve de Türkiye Demokrasisi’nin önünü açmıştır.

Biz de şimdi hala “Sivil Vesayet”, “Askeri Vesayet” konuşulmakta “Sivilizasyon” geciktirilmektedir. Onun için “yapılmak istenen anayasa değişikliklerinde halkımızın uyanık olması ve hamasi nutuklara kanmaması gerekmektedir.” Demokrasi konusunda “patinaj” yapan “ekser” çoğunluk vesayetin hangisine girileceği “fobi”sini yaşamaktadır.

***

Darbesever ve vesayetçi olmadığımızı, aynı zamanda bendenizin demokrasiyi global düşündüğümü karşıt görüşlü arkadaşlarım dahi bilirler.

“Demokrasinin tüm kurumlarının oturması için, onun yalnızca asker vesayetinden ya da sultasından kurtarılması yetmez, aynı zamanda sivil vesayeti veya sultasından da korunması zorunludur.”

Almanya’daki Weimar Anayasası’nın sivil bir Anayasa olduğunu ama insanlığı 60 milyon ölümle cezalandıran bir diktatör çıkardığını unutmamak lazımdır. Polonya’daki Auschwitz Toplama Kampında Naziler’in yaptıkları ibretlik olarak korunmakta ve gezilip-görülmektedir!

Prof.Muammer Aksoy’dan yapılan bir seçkiye’de (antoloji) “Demokrasi Hukukla Yaşar” başlıklı yazı, bugün de hukuk ve demokrasi dersi gibi okunacak değerdedir. Hitler’in katlettiği Alman Demokrasisi’nin günahı Weimar Yasası’nda mıdır? Yoksa çalışamaz hale gelen Alman Parlamentosu’nda mı? Bu konu Anayasa Uzmanları için yoruma açıktır. Bremen Mızıkacıları Bremen’i, Weimar Anayasası da Weimar’ı Türkiye’de çok popüler hale getirmiştir. Ama biz ülkemizde “Sivilizasyon”un popüler olmasını beklemekteyiz, onun için rahmetli Muammer Aksoy Hocamızın “Demokrasi Dersleri”ni ve “DEVLET HUKUKLA YAŞAR” kitabını tüm dostlarımıza anımsatıyoruz.

Sağlıcakla kalın.

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
1.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2