Anasayfa | Kiraz | TÜKETİN & TÜKETİN

TÜKETİN & TÜKETİN

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Çevrenize dikkatli baktığınızda duyduğunuz sloganlar hep, daha çok tüketin, daha hızlı tüketin, daha daha çok tüketin üzerine kurgulanmıştır


 

 


 

 

 

 

 



Ne  kadar  çok  tüketirseniz,  o  kadar  varsınız  toplumun  içinde   mesajı  pompalanır  sürekli  insanlara.  Yok,  tüketemezseniz eğer, bir  çakıl  tanesi  kadar  etmezsiniz  demektir.  Bu  tüketim  sloganları  ve  düşünceleri  her  daim  aklımızda  olacak  ve  olmalı.  Olmazsa  olmaz.  Olmazsa  diriye  sayarlar  sizi. Kapitalizmin  tüm  varlığı  çılgınca  tüketim  üzerine  kurulmuştur.  Vahşileştikçe  daha  çok  tüketmenizi  ister  kapitalizm  sizden.  Fakirleşmeniz,  yoksullaşmanız   onu  fazla  ilgilendirmez,  onlar  yenilerini  bulurlar  ve  hatta  zaman  içinde  bunun  toplantılarını da  yaparlar,  yeni  tüketim  düzenleri  kurarlar.  Ardından,  göstermelik  olarak  fakir  ve  yoksul,  açlık  sınırındaki  ülkelere  yardımlar  yaparlar.  Dünyada  herkes  bu  çarkın  bir  parçasıdır  ve  planların  içindedir.  Ülkemizde  bu  çarkın  daha  çarpıcı  bir  biçimiyle  parçasıdır.  Kapitalizme  göre,  ülkemiz  tüketme  konusunda  çok  büyük  bir  potansiyel  olarak  görülmektedir.  Doğaldır,  altı  yüz  yıllık  Osmanlı da  tebaa  olan,  gelişmişliği  göremeyen,  varsıllığı  göremeyen  bir  toplumun  çocukları  artık,  çılgınca  tüketen  ve  obeziteye  giden  toplumun  çocukları  olmaktan  kurtulamayacaklardır. Bu  ve  bunlar  beni  şaşırtmıyor,  ilgimi  çekiyor.  İlgimi  çeken  olaylardan  en  önemlisi,  bizim  toplumumuz  sanki  tek  kollu  olmuş  gibi.  Hani  bazen  gözlemler  insanlar ya,  aynen  öyle.  Neden  tek  kollu  olmuşlar,  nasıl  olmuşlar  amacımız  sorgulamak  falan  değil.  Bunun  nasıl  olduğu  önemli  olan.  İnsanlarımız  çok  meşgul.  Bakıyorum  herkesin  elinde  bir  telefon  sürekli  konuşuluyor.  Herkes  tek  kollu  mübarek.  İnsanların  ikinci  kolları  yok.  Yanınızdan  geçen  araca  bakıyorsunuz sürücü tek  kollu,  yolda  yürüyenlere  bakıyorsunuz  tek  kollular.  Diğer  kolları  kulak  hizasında. Sanırım,  ihtiyaçtan  konuşmuyor  tüm  insanlar  bu  kadar  çok.  Alışkanlık  olmuş,  iletişimimiz  kopmuş,  çekirdeğimiz  parçalanmış. İşte  tüketim  toplumunu  böyle  yaratmış  yaradan.  Ne  yazık ki.  Burada  bitmiyor  tüketim  toplumu  yaratma  hikayesi.  Çevrenizi  zaman  zaman  gözlemleyin  yada  etrafınıza  bakın  ara sıra  tüketen  insanların  ne  kadar  mutlu  olduğunu  fark edeceksiniz.    

 

  İLİM  KENDİNİ  BİLMEKTİR:

 

Suskunluğumuz,  bilmediğimizden  değildir.  Derdimiz  dostlarımızdır.derdimiz  saygımızdır.  Derdimiz  insandır.  Derdimiz  laf-ı  güzaf  da  değildir.  Bir  mucize mi  gerekir  Torbalıya.  Kavramları  yeniden  yorumlayalım,  olmadı  felsefe  ile  yarışalım  yeniden  yada  sözcüklerle  oynayalım  durmadan,  dans  ettirelim  sözcüklere  anlasınlar  veya  anlamasınlar.  Bugün  saygı  değer  dostum  sayın  Dr.  İbrahim  Öz’ün  yazısında  çok  önemli  bir  kesite  rastladım.  ‘az  gelişmişliğin  sosyolojisi.’  Çok  beğendim.  Konu  tanımıyla,  anlatımıyla  harika. Her şeyden  önce  başlamak  çok  güzel.  Bu  konu  beni  eskilere  götürdü.  Eskilerden  yeni 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2