Anasayfa | POLITIKA | BAŞKA GÜN MÜ YOKTU ?

BAŞKA GÜN MÜ YOKTU ?

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

 

.Aylardır halkımız açılımla yatıp kalkıyor,yapay gündemlerle adeta avutuluyordu.Konuyla ilgili çok şeyler söylendi ve yazıldı.Ulusumuz süreci tüm çıplaklığıyla izledi.Gelinen nokta hiç kimsenin gözünden kaçmadığı gibi,ulusal duyarlılık da gurur verici düzeye çıkmıştı.

Başbakanın CHP ile görüşme isteği, Deniz Baykal’ın kamera şakasına takılınca, mecliste konunun bir gizli oturumla görüşülmesi noktasına taşındı.MHP’nin neler konuşulduğunu millete açıklayacağını söylemesi üzerine  açık görüşme kararı alındı.

Ulusal bayramlara ve anma günlerine katılmamayı gelenek haline getirmiş olan zihniyet bu kez, ulusumuz için emperyalist bir felaket projesi olan açılımı görüşmek üzere 10 Kasım’ı seçiyordu. İşgalcilere bu toprakları dar etmiş,kendisine inananların hiçbir koşulda başını eğik gezdirmemiş, milletini yok etmek  isteyen yedi düvele diz çöktürmüş,camilerinde özgürce namaz kıldığımız,sokaklarında onur duyarak namusumuzla gezebildiğimiz bu güzelim Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder MUSTAFA KEMAL’e yapılmış en büyük saygısızlık değil midir bu?Başka gün mü yoktu?

Elbette her konu TBMM’de konuşulup görüşülmelidir. Buna hiç kimsenin itirazı olamaz Ancak ulusumuzun duyarlı olduğu böylesi bir konunun 10 Kasım’a denk getirilmesi tesadüf de değildir. Konunun başka bir günde görüşülmesini öneren CHP, Atatürk’ü Anma Günüyle örtüşen dövizler açmayıp da ne yapacaktı? Anma Gününün içinin boşaltılmasına izin mi verecekti ?                                                                                                     .                                 

“10 Kasım’ın diğer günlerden ne farkı var” diyen ARINÇ gibilerin egemen olduğu ve laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği Anayasa Mahkemesince karara bağlanmış olanlardan  daha ne bekleyeceksiniz?

Bir taraftan toplumu sürekli gereceksiniz, bir taraftan da barış ve kardeşlik  nutukları atacaksınız. Kim inanır bunlara?

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nde, O’nun kurduğu TBMM içinde yine O’na saygı ve eserlerine bağlılık içeren dövizler açmak suç mudur? Yolsuzluk ve diğer suçlardan dolayı yıllardır sırada bekleyen dosyalar dururken bu nedenle dokunulmazlıkları kaldırınız da bir görelim.

Türkiye semalarında uçurulan açılım balonunun içi boş olduğunu önceki yazılarımda söylemiştim. .Başbakanın konuşmasında içi bos süslü laflardan başka ne vardı, söyler misiniz? Aylardır merakla beklenen konuşmada dağ, fare doğurmadı mı?Hiç bir somut önerisi olmadı.Var diyenler söylesin.Kürt kardeşlerim sizler, yine sizler için kulağa hoş gelen sözlerin dışında bir şey duydunuz mu?Güney doğuda işsizliği nasıl bitireceklerini mi söylediler?,Yoksulluğa,eğitimdeki fırsat eşitsizliğine,yıllardır yoksul halkın kanını emen ağalığa,inançlarınızı sömürerek oluşturdukları dergahlarda köle muamelesi yaparak size hayatı zindan edenlere karşı  hangi çözümleri getirdiler?

Kürtlerin de sorunu vardır,Çerkez’in de,Türk yurttaşımın da, Laz’ın da…Biz bunları görmezden gelemeyiz” diyorsunuz.Niye hep bu yarayı kaşıyorsunuz?Şimdi adama sormazlar mı?

Onların sorunları var da, yanlış politikalarınızla açlığa mahkum ettiğiniz memurun, işçinin, işsizin, emeklinin, esnafın. çiftçinin, sanayicinin, dul yetim ve gazilerimizin hiç mi sorunu yok?

Niçin görmezden gelip, bunları teğet geçiyorsunuz ?                                                                                                                

Kürt kökenli kardeşlerim, can alıcı sorunlar çözülmeden Kürt sorunu çözülemez. Naylon açılımcılar hiç çözemez. Çünkü onlar bu kirli musluklardan beslenenlerdir.Seçim geliyor.Etnik sorunlar üzerinden oy avcılığı yapıyorlar.Kaybedeceklerini iyice anladılar.                                        

Çözüm senin kendi ellerindedir, Birliğimizi, kardeşliğimizi bozmadan,farklılıklarımızı öne çıkarmadan,ezilen ve  sömürülenler, örgütlü bir şekilde kırmadan,dökmeden,yeni yaralar açmadan,.halaylarla türkülerle vereceğimiz gerçek bir demokrasi mücadelesi içinde, tüm farklılıkların vatandaşı olmaktan gurur duyacağı, çağdaş bir  Türkiye kurtuluşumuz olacaktır.

Bir güney doğu gezisinde Mustafa Kemal yanındaki manevi kızı Sabiha  Gökçen’e “İstanbul’da İzmir’de ne yapılmışsa, buralara da o yapılmalıdır çocuk” diyerek ve ısrarla toprak reformunu meclise getirerek eşit ve adil kalkınma siyasetini benimsemiştir.Ne zaman meclise toprak reformu yasası getirilmişse,doğuda iç ayaklanmalar kışkırtılmış,.İngiliz emperyalizminin  yıkıcı faaliyetleri bugün de farklı tarzda karşımıza çıkarılmaktadır..O günlerde ”Din elden  gidiyor ”diyerek yaptıklarını ,şimdilerde ise, demokrasi özgürlük cilveleriyle  kotarmaya çalışmaktadırlar.                                                                                                                                           

Bir zamanlar toprak reformu kanun tasarısı mecliste görüşülecek,bir de bakıyorsunuz doğuda ayaklanma çıkmış.Ne tesadüf…Başka gün mü yoktu be kardeşim?

Muzaffer YILDIRIMER

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2