Anasayfa | POLITIKA | SÖZ MİLLETİNDİR : EVET Mİ ? HAYIR MI ?

SÖZ MİLLETİNDİR : EVET Mİ ? HAYIR MI ?

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Referandum sonucu ülkemize hayırlı olsun

            

 

 

 

 

 

 

          Bu yıl, uzun süredir devam eden aşırı sıcaklar halkı canından bezdirdi… 12 Eylül’de yapılacak olan “Referandum’un” bir seçim arenasına dönüştürülmesi de,  birçok vatandaşı en az bu aşırı sıcaklar kadar rahatsız ediyor gibi….Aslında; yapılacak halk oylamasının siyaset üstü olması gerekirken, tamamıyla siyasete dönüştürülmesi , fanatikler dışında hiç kimseyi ilgilendirmiyor.Liderlerin birbirlerine sınır tanımayan pervasızca hakaretleri miting alanlarında balon alkışlarla yankılanıyorsa da gerçek hiç de öyle değildir..Tv  kanallarında hep aynı teraneler, birçok  kişinin sinirleri alt üst olmuş durumdadır.. Vatandaş ne yapacağını  çok iyi biliyor.Siyaset cambazları zannediyorlar ki her birey onların sözüne inanıyor ve destekliyor..Gerçek şu ki : Bu ülkede yaşayan her fert 1980 darbesiyle getirtilen ve  o günden bu güne kadar  olumsuz yönleri gündemde tutulan ve bir türlü değiştirilemeyen 1982  darbe Anayasa’sından artık kurtulmak istiyor.Ama ne yazık ki bu görevi yapacak olan vekillerimizin bir araya gelmeleri mümkün olamıyor.Her siyasi parti kendi açısından  haklı haksız iddialarla halkın karşısına çıkıyor.Birinin yaptığını diğeri yıkıyor engelliyor..Çağdaş toplumlarda ;kendi milletinin fikirlerine değer veren bir Devlet anlayışının gelişmesi daima ön plandadır. Bizde ise söz parti yönetimi ve disiplinine bağlıdır,bu nedenle; parti yönetimleri seçmenlerine büyük baskı uyguluyorlar..Liderlerinin emrinden ve parti disiplininden ayrılamayan vekillerimiz ise ,siyasi menfaat ve gelecekleri için bir türlü uzlaşma ortamı sağlayamıyorlar.Böyle olunca da ,meşru olduğu hiçbir zaman söylenemeyen 1982  darbe  Anayasa’sını  yeniden düzenlemek veya değiştirmek mümkün olamıyor.Anayasa’nın görevi :Güçlü Devlet’e karşı güçsüz bireyleri korumaktır.Bütün Dünya’da kurallar değişmiştir.Hukuk’un üstünlüğü daima ön planda tutulmaktadır...Biz ülke olarak halen 1960 ve devamı olan 1980 darbe Anayasalarıyla yönetiliyoruz..Anayasa’mızın değiştirilmesi  için 367  oy ,referanduma sunulması için ise 330 oy gerekiyor.Mevcut Siyasi Partiler  siyasi rant sağlamayı  ön planda tuttukları için, Ülkemizi  huzura ve refaha götürecek bir düzenlemenin yapılması bugün mümkün olamıyor,olmuyor.Bundan sonra ki genel seçimlerden sonra da, değil  Anayasa’yı değiştirmek;referanduma götürecek sayıya bile hiçbir partinin tek başına ulaşabileceğini  düşünemeyiz..Zira bu gidişle tekrar koalisyon devirleri başlayacaktır.Bizler ülkesini seven vatandaşlar olarak dilerdik ki ; Darbe Anayasa’sı  T.B.M.M ‘de  bulunan tüm  partilerin ortak çalışması ve mutabakatıyla,Demokrasiyi koruyan halkı kucaklayan ve çağa hitap eden bir şekilde yeniden  düzenlensin…Ama nerede o günler..Hayali bile zor… Liderlerin imparatorluğu ve diktatörlüğü ve bu seçim sistemi devam ettikçe daha da zor,ve mümkün gözükmüyor.…Liderler ve Partililer bu kadar ayrıştırıcı,yanıltıcı ve birbirlerine yakışmayan davranışlar içinde olmaya devam ettikleri sürece ülke yararına iyi hizmetleri ortaya koyamazlar..İstikrarı koruyamaz hatta terörü önleyemezler..İktidar da ,muhalefet de miting meydanlarında yağlı güreşe çıkmış pehlivanlar gibi birbirlerini yıkmaya çalışıyorlar , basit seviyesiz ağız dalaşına kendilerini kaptırıyorlar.Liderler; her konuşmada karşılıklı düşman yaratıyor ve  o düşmandan vatandaşı korumaya,kurtarmaya çalışıyorlar ..Buna gerek var mı ?Elbette ki yok..Halk oylamasına götürülen maddelerden; üzerinde bir türlü anlaşma sağlanamayan ve yapısının değiştirilmesi için halka gidilen kurumlar :Anayasa mahkemesi ve HSYK ‘dır.. Bunların  üye sayılarının arttırılmasıdır.Yüksek Yargı’da ; Hakim üye sayıları artarsa ;sanki kıyamet kopacak demokrasi elden gidecek…Hakim ve Savcılarımızın atama ve yer değiştirilmeleri işlemlerini HSYK yapıyor..  10 bin yargı mensubumuz var fakat ;Adalet Bakanı ve  Müsteşarla birlikte kurulun 7 üyesi mevcuttur.Üye sayısının yeterli olmadığı bir gerçek olduğu  halde ;bu kurula seçilenler emekli oluncaya kadar orada kalıyorlar..İşte esas fırtına  bu maddelere dokunmaktan çıkıyor..Eğer bu yapılanmaya doğru  diyebiliyorsak ; O zaman Valiler,Kaymakamlar,Belediye Başkanları diğer daire Müdürleri ‘de   görevlerinden emekli oluncaya kadar  istekleri dışında ayrılmamalıdır..Böylesi mi daha  iyi…Bu referandumda,siyasi partiler Evet/Hayır için meydanlardalar..Keseler açılmış sanki genel seçime gidilmiş..Milletin iradesine ipotek koymaya çalışan liderler, işi siyasete çevirmişler.Halkı sürekli geriyorlar.Vatandaş özgür iradesini kullanamıyor,rahatsız ediliyor,gerçek niyetini de belli etmeye korkuyor, 12 Eylül gelse de kurtulsak diyor…Referandum öyle bir konuma getirildi ki,HSYK’nın sayın  başkan vekili  kurul ile ilgili madde üzerine,basına  açıklamalar yaptı..Kurul üyelerden  biri de, değişik Tv programlarına çıkıp daha detaylı konuşmaya başladı.. Şahsi kanaatime göre bu davranışla yüksek yargıya gölge düşüyor..Referandumla ilgili bir oturumda : CNN’de HSYK’nın  bir üyesine, gazeteci soruyor ve diyor ki :Siyasi Liderler Evet/Hayır mitingleri yapıyor el broşürleri dağıtıyorlar,peki”HSYK olarak sizin referandumla ilgili konuşmanız ve kitapçık hazırlayıp dağıtmanız yasalara uygun mu ? Siz  bu halk oylamasında taraf mısınız ?  Yüksek Yargı mensubu  üye cevap veriyor : Tabii ki bizlerin fikir yürütmesi doğru değil ama Ülkemiz’de olağan üstü gelişmeler var bu nedenle vatandaşlık hakkımızı kullanarak konuşmak zorunda kalıyoruz..…Diyor.. Oldu mu şimdi ? Bana göre her yetkili kendi işini yasalara göre yerine getirmelidir…Demokrasilerde Yüksek yargı ve Hukuk halkın umudu son çaresidir,güvencesidir.Bu kurumlara gölge düşmemeli,mensupları siyasetin girdabına kapılmamalıdır.. Makamların saygınlığı yanında özgürlük sınırları da vardır bu sınırlar aşılmamalıdır…Netice olarak ;İsteyen  onaylar istemeyen onaylamaz  , TBMM de yapılan görüşmeler ve oylamalar sonucunda referanduma gidilmesi kararı alınmıştır.. Mademki: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Sağduyulu olarak Milletin kararı beklenmelidir.12 Eylül 2010  günü bu halk en güzel kararı verecektir. Evet mi ? Hayır mı ?  Hep birlikte göreceğiz. O gün çıkan sonuca saygılı olmayanın, Milletine saygısı olamaz..

Referandum sonucu ülkemize hayırlı olsun..Sevgi ve sağlıkla kalın..

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2