Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
REFARANDUM BİTTİ! ŞİMDİ MUHASEBE ZAMANI
Dün artık bitti. Yarına bakmak durumundayız. Dünün eksik ve zaafları üzerinden geleceği kurmak zorundayız. Amaç doğru tespit edilmeli.
Kapitalizm biz emekçilerin muhasebe yapmaması için harcamalarımızda her türlü kolaylığı sağlamakta. Öyle ki insanların sınırsız hale getirilen ya da öyle hissettirilen ihtiyaçları için, sınırsız harcama ve kredi imkânı sağlamaktadır. Bunun sonucu olarak gelirimizi-giderimizi hiç düşünmeden, gördüğümüz-gösterilen her şeyi bizim olmayan paramızla almaya çalışırız. Ama gelir-giderimizin muhasebesini yapmadığımız için bir gün gelir sıfırı tüketiriz. İşte o zaman aile içi şiddet, ayrılıklar, mutsuzluklar, intiharlar başlar.
İşte bu kolay yaşam, hayatın her alanında bir tarz haline gelmekte. Öyle ki sosyal, siyasal alanda da pervasızlaşıyoruz. Söylediklerimiz, yaptıklarımız, tercihlerimiz, öncelerimiz ve de sonralarımız için bir muhasebe yapma gereği duymamaya başlıyoruz. Bu durum emperyalist kültürün halklar üzerinde oluşturmaya çalıştığı yoz yaşamı pekiştiriyor. Bunun panzehiri eleştiri –birlik, birlik-eleştiri ve de öz eleştiridir. Başka türlü emperyalizmin oyunlarıyla baş edemeyiz.
12 Eylül ürünü anayasa 30 yıldır yaşamı belirliyor. Onu her seferinde değiştirmekten bahsedenler, biz halklara 12 Eylül’ü her gün yaşattılar, yaşatıyorlar. Yani 30 yıldır askeri cuntanın yaptıklarından başka bir şey yapmıyor onun sivil uzantısı olan hükümetler. Faşist 12 Eylül tüm kurum ve yasaları ile Türkiye halklarına, emekçilerine, köylüsüne, gençliğine kan kusturmaya devam ediyor. Şiddet, katliam, işkence, sömürü devam ediyor.
Bu gün Anayasa oylamasın da biz protestoculara kızanlar 30 yıldır bunu görmüyorlar mıydı..Kullanılmayan her oy evet hanesine yazılmıştır diyenler Halk anayasası mücadelesi yapanların çağrısını duymuyorlar mıydı.Elbette duyuyorlardı ama her zamanki gibi gündemleri farklıydı.Çoğu zaman gündemleri farklı olur,çoğu zaman çantada keklik olmadıklarını söylerler.Çoğu zaman aynı mahalleden olmadıklarını ispat etme gereğini hissedip farkını koyarlar .
Türkiye’nin solu mücadeleyi nasıl yapacağı konusunda karar vermeli.30 yıldan beri anayasanın değişmesi için neler yaptığını,hangi hazırlıkları ,ne gibi alternatifleri hazırladığını,hangi bedelleri ödediğini en azından ödemeye hazır olduğunu bana anlatsınlar ki biz de haddimizi bilelim.
Yoksa sistem karar vermiş. Anayasa ile ilgili kendince bazı tadilatlar yapmaya karar vermiş. Demokrasi oyunu adına da sana evet yada hayır deme lütfünde bulunmuş.
EEEEEEEE NE OLMUŞŞŞŞŞ . .Bu ülkenin geleceği konusun da iddiası olan koca kona anlayışlar, partiler bu demokrasi oyunu içinde evet yada hayır dedikleri için anayasa mücadelesi etmiş olacaklar. Sorunun bu oyun içinde yer alarak düzenin bir parçası olduğunu, halkın gözünün boyanmasına katkıda bulunduğunu, böylece bu çürük düzenin ömrünü uzattığını ve yine halkın bu çürümüş sisteme güveninin tazelemesine sebep olacağını görmezden gelip ,sandığa gitmeyenlerin AKP’nin güçlenmesine sebep olduğunu söylemek doğru tespit olmasa gerek.
Şimdi muhasebe zamanı. Egemenlerin demokrasi oyunu bitti. Artık oyalanmanın gereği yok.
Halkların kardeşçe yaşayabileceği,işçinin,köylünün,memurun insanca yaşayacağı bir ücret ,herkese güvenceli bir iş,sosyal bir devlette olması gereken halk için eğitim halk için sağlık güvencesinin olduğu ve de demokratik bir ülke için olması gereken anayasa mücadelesi için bir araya gelme zamanı.
Şimdi; boykot edenler protesto diyenler, yetmez ama evet diyenler, hem AKP hem de 12 Eylül Anayasasına hayır diyenler, HALKIN ANAYASASINI YAPMAK İÇİN ,DÜZENİ TESLİM ALMAK İÇİN,EGEMENLERİN GÜNDEMİNE GÖRE DEĞİL HALKIN GELECEĞİNİ KURMAK İÇİN HALKIN GÜNDEMİYLE MÜCADELE ETMEK İÇİN BİR ARAYA GELME ,OMUZ OMUZA FAŞİZMLE GERİCİLİKLE EMPERYALİZMLE BAĞLARI KOPARMA ZAMANI.
Dün artık bitti. Yarına bakmak durumundayız. Dünün eksik ve zaafları üzerinden geleceği kurmak zorundayız. Amaç doğru tespit edilmeli. Düşman doğru tespit edilmeli. Dost doğru tespit edilmeli. Mücadele de ona göre belirlenmeli.
Bizim amacımız belli; antikapitalist, antiemperyalist, antifaşist bir ülke ve bu ülkede eşitlik, kardeşlik içinde adaletli bir yaşam. Düşmanımız belli; emperyalistlerle işbirliği yapan yerli işbirlikçiler. İşçi, memur, köylü emekçi halkın kanını sömüren işbirlikçi sermaye. Ve de onların düzenini koruyan işkence,katliam yapan faşizm,tabi ki onların hamisi emperyalizm.Dostumuz ise tüm bunlara karşı iyi niyetle halktan emekten yana tavır alarak her türlü mücadeleyi sürdüren; yetmez ama evet diyenler,hem AKP hem de 12 Eylül Anayasasına hayır diyenler, boykot edenler, protesto diyenlerdir.
Hayri AKTAŞ



del.icio.us
Digg
Yorum gönder