Anasayfa | POLITIKA | KÖTÜNÜN İYİSİ

KÖTÜNÜN İYİSİ

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Sosyalist dünya kendi içinde bölünüp parçalanınca kapitalist dünyaya ve emperyalizme gün doğdu. Nato’ya karşı kurulan Varşova Paktı da kendini fes edince emperyalist güç iyice saldırganlaşıp azıttı.

 

 

 

 

İki kutuplu bir dünyada insanlar daha rahat, daha güven içinde yaşıyorlardı. Sosyalist dünya kapitalist dünyayı kontrol edebiliyor, onun sömürgeci ve saldırgan yüzünü rahatlıkla açığa çıkarıp deşifre edebiliyor, dünyaya nefes aldırabiliyordu. Üçüncü dünya ülkeleri sosyalist dünyanın sayesinde daha özgür ve bağımsız yaşayabiliyordu. Nato’ya karşı Varşova Paktı dünyadaki barış dengelerini sağlayabiliyordu.

Sosyalist dünya kendi içinde bölünüp parçalanınca kapitalist dünyaya ve emperyalizme gün doğdu. Nato’ya karşı kurulan Varşova Paktı da kendini fes edince emperyalist güç iyice saldırganlaşıp azıttı. Şimdi dünya tek kutuplu bir anlayışa doğru sürüklenirken demokrasinin adı diktatörlük, özgürlüklerin adı da insan hakları ve liberal görüş oldu. Diktatörler ve liboşlar el ele vererek dünyaya ve insanlığa kan kusturuyorlar. Bir zamanlar kadife devrimler yaparken bu günlerde yeşil devrimler yapıyorlar.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında Afrika ve Ortadoğu da cetvelle belirledikleri sınırları bu günlerde bölerek parçalayarak daha değişik şekillere sokup ülkeleri çok parçalı sınırlarla ayrıştırmaya çalışıyorlar. Bunları etnik ve dinsel temellerde parçalayarak insanları da birbirlerine düşman ediyorlar. Düşman ettikleri insanlar birbirlerini kırmasın diye sömürüleri tamamlanana kadar kendi silahlı güçlerini bu düşman kamplardaki insanların arasına koyuyorlar. Sömürü tamamlandıktan sonra ölen ölür kalan sağlar bizim hesabıyla dünyada efendiliklerini ve egemenliklerini sürdürüyorlar.

Bügün Birleşmiş Milletler bu saldırgan gücün karar alma merkezine dönüşürken NATO denilen kanlı ordu Ortadoğu’da, Asya’da ve Afrika’da masum insan kanı dökmeye devam ediyor. NATO kontrolsüz bir şekilde saldırırken saldırganlığının adı da barış oluyor.  NATO üyesi olarak bizlere de barışın elçileri görevini veriyorlar. Bir yanda barış elçileri, bir yanda BOP eşbaşkanlığıyla emperyalizme hizmet etmenin mutluluğunu Türk halkına Müslümanlık diye yutturulurken Pensilvanya’da cemaatcılık oyunu oynayanı da din alimi diye ülkemizde pazarlıyorlar.

Dünyadaki bütün Müslüman ülkeler ne yazık ki işbirlikçi ilkel yöneticileri sayesinde emperyalistlerin uşakları konumuna dönüşmüşler. Halklar etnik ve dinsel ayrışımlarla birbirlerini kırıyor ya da kırmaya hazırlanıyorlar. Bu sinsi oyun bazı uluslarda açıktan oynanırken bizde sinsiliğini koruyor. Dokuz yıldır AKP iktidarı ülkeyi 36 etnik kimliğe ayırırken ılımlı İslamın demokrasi kılıcını yönetim olarak kurumsallaştırmaya çalışıyor.

12 Eylül darbe yasalarına sırtlarını dayayan siyasilerimiz 12 Haziran seçimlerine işte bu işbirliği ve anlayışıyla hazırlanıyorlar. Halka da en iyisi biziz diye yalan dolu nutuklar atıyorlar. 12 Haziran’da umarım kötünün iyisini seçeriz.

 

 

 

Aşur EYLEN

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2