Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
Şiirle, Mehmet BARDAKÇI
Bu sıcaklar şiir olmazsa çekilmez diyenlerdenim. Şiirle serin bir hafta sizlere…
“Bir Söz” : Aşktan korkmak, yaşamdan korkmak demektir ve yaşamdan korkanlar şimdiden üç kez ölmüşlerdir. Bernard Russel
Merhaba “Şiirle…” dostları,
Bu sıcaklar şiir olmazsa çekilmez diyenlerdenim. Şiirle serin bir hafta sizlere…
Bu hafta içinde ölen ve doğan şairlerimiz çok fazla, bu yüzden ancak çok sevilenlere yer verebildik. Önümüzdeki haftalarda diğerlerini de tanıtmaya çalışacağız.
Aleksandr Blok, 1880-1921,Rus şair ve oyun yazarı.Akademik ve bohem bir çevrede büyüdü ve yaşadı. St.Petersburg Üniversitesinde önce hukuk sonra tarih ve felsefe öğrenimi gördü. Başta Fransa ve İtalya olmak üzere birçok kez Avrupa’yı gezdi. Skorbüt ve nevrasteni hastalığına yakalandı. Birinci Dünya Savaşı’nda cephe gerisinde görev aldı. Rus Devrimi’nden sonra devlet tiyatroları yönetmenliği, Petrograd Şairler Birliği başkanlığı, dergi editörlüğü yaptı. Rus Sembolizminin önde gelen temsilcilerindendir.
Edip Cansever, (8 Ağustos 1928–28 Mayıs 1986) Türk şair.
8 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum‘da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği İstanbul’da 28 Mayıs 1986’da yaşamını yitirdi.
Sürekli yazan, yayımlayan bir şair olarak 30 yıla yakın bir süre ilgileri hep üstünde tuttu. Çağdaş şiir akımlarındaki gelişmelerle birlikte, yazdıklarının büyük oranda aydınlığa çıktığı görülerek bir düşünce sairi olarak nitelendi. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini gözardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi.
Eugène de Guillevic (5 Ağustos 1907 – 6 Ağustos 1997) 20. yy’ın ikinci yarısının en önemli şairlerinden.
ispanya iç savaşından sonra komünizme sempati duyan şair, dünya savaşında komünist partiye katıldı. ilk kitabı terraké 1942′de yayınlandı. Onu 1947 de savaş boyunca en iyi arkadaşı olan Paul Eluard’a adanmış executoire izledi. şiirini, nesnelerle insanların derin ilişkisini ağır ve
destansı bir havayla anlatan bir “şeylerin lirizmi” ya da en kısa yoldan nesnel şiir diye betimleyebiliriz.
Şiirle kalın…
“Konu Şairlerden”
Gece
Gece, sokak, lamba ve eczane,
Anlamsız ve puslu bir ışık.
Yaşayıp durmak çeyrek asır -
Aynısını. Kaçış umudu yok.
Öleceksin, hissettiğin yerden doğrulacaksın,
Her şey tekrarlanacak, soğuk ve nemli:
Gece, ikircikli kanal,
Eczane, sokak, lamba.
Aleksandr A. Blok
Çeviren: İ. Haydar Aksoy
……………………………………………………………………….
Uçurum
Bir ağaç sürüsünün üstünden
Çok ağaçlı bir ağaç sürüsünün üstünden
Kesilmiş limon dilimleri gibi düşüyor güneş
Votka bardağımın içine
Benim olmayan bir sevinç duyuyorum.
Kesiyorum durduğumuz yeri ortasından
Ey görünüş! seni bir yerinden hiç anlamıyorum
Dibimde değil ayaklarımın, damarlarında
Derinliğini orda tutan, orda harcayan
Uçsuz bucaksız bir uçurum.
Zamanla değil, bir yerde
Benim olmayan bir şeyle yaşlanıyorum
Geçiyorum ilk şeklimi tüketerekten
Ağır ağır yanan bir tuğla harmanını
Billurdan sarkaçlarıyla.
Kalbim, sersemliğim benim..
Edip Cansever
………………………………………………………………………………….
Robespierre
Her gün biraz daha yalnız Robespierre
Ve Fransa biraz uğultulu
Yalnızdır akşamı yok edilen bir subay
Bilinmez ürkütülmüş atları ne çok sevdiği
Her yalnızlık biraz ihtilal.
Çok şeyleri kadınlar için yaptım, kadınlar
Onlar ki yokmuşum gibi sevdiler beni
Beğenmek, beğenilmek gibi ayrı kaldılar
Bir gün de akşamdı, ben o akşamı hiç unutmam
Her sessizlik biraz ihtilal.
İşte bir tanrı evi, kimler ki geçerken uğruyorlar
Sonra çılgınlar gibi kalabalığa
Belki de yarı kalmış bir sevgiye koşuyorlar
Belki de her boyun eğdikleri, her diz çöküş
Yavaşça bir ihtilal.
Edip Cansever
………………………………………………………
Ş İ İ R S A N A T I
I
Sözcükler, sözcükler
Karışırlar yapılana
Katafalklar gibi.
Ve yabancıdır
Her dil.
II
Jean Follain'e
Kuşkusuz bir lütuf dilekçesi değildi
Utancın sırlarını
Kendinden geçerek söyleyen ses.
Alışmalıydı ses
Deneyerek sözcükleri,
Yardımıyla edinecek
Ses perdesinin.
III
Korkunun istediği
Gece kuşunun çığlığı,
Güç bir çığlıktır
Gırtlakta biçimlendirilecek.
Oysa akan kan renginde
Düşer bu çığlık,
Ve çınlar acımaklı
Korku saldığı ormanların içinde.
IV
Söktüğümüz sözcükler
Söylememiz gereken,
Azalıyor günler gibi.
V
Eğer açarsa fırtınalar ağzını
Ve güpegündüz gözükürse gece,
Eğer zenci bir kralsa nehir
Katledilmiş, düşmüş sineklerin arasına,
Eğer güzelse bağlar
Ve okşuyorsa ölüleri,
-Postu sermektir çoktan
Söz konusu olan,
Ve kurtarmak paçasını
Kıl çeker gibi tereyağından
Zor işlerin arasından.
Eugène GUILLEVIC
Çeviri: Metin CENGİZ



del.icio.us
Digg
Yorum gönder