Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
Siirle, Mehmet BARDAKCI 4
İnsanın kendini feth etmesi zaferlerin en büyüğüdür
“Bir Söz” : İnsanın kendini feth etmesi zaferlerin en büyüğüdür. EFLATUN
Merhaba “Şiirle…” dostları
“Kitap fuarları öncelikle kitap kokusunun en yoğun yaşandığı yerlerdir” demiştim geçen hafta ve 30-31 Ekim Cumartesi-Pazar günleri İstanbul Kitap fuarındaki imza günlerimde doyasıya yaşadım. Çok fazla kalabalık vardı ama bu satışlara çok yansımıyordu gözlemlerimde. Bir yelpaze olarak düşünürsek, çocuk kitapları ve üniversiteye hazırlık kitap-dergileri zirvesinden en az satan şiir kitaplarına doğruydu (maalesef) yelpaze. Artık herkesin kendisini şair saydığı anlayışının ve bunu destekleyen eğitim müfredatının kökten ele alınması zamanın geldiği ortadadır.
Ezra Pound, (30 Ekim 1885-1 Kasım 1972)ABD’li şair, çevirmen, deneme yazarı. Bir süre Askeri Akademide okudu, Hamilton College’ın felsefe bölümünü bitirdi. Lisansüstü eğitimi gördü, öğretmenlik yaptı. 1907′te ABD’nden ayrılarak Avrupa’ya gitti; İngiltere’de ve Fransa’da oturdu, sonra İtalya’da yerleşti. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Faşizm’den yana konuşmalarından dolayı 1943′te ‘vatan haini’ sayıldı; savaş sonunda tutuklanıp önce Pisa’da bir kampta altı ay gözetimde tutuldu; ardından Washington’a yargılanmak üzere götürüldü, ancak akıl hastası olduğu ileri sürülerek Amerika’da hastaneye yatırıldı ; çeşitli ülkelerdeki sanatçıların çabasıyla özel bir afla serbest kalınca, yine İtalya’ya giderek ölene dek Rapallo ve Venedik’te yaşadı. 1912′de Hilda Doolittle, Richard Aldington ve F.S. Flint’le birlikte İmgecilik akımının, ardından Blast adlı dergide W.Lewis’le birlikte Vortisizm akımının öncüsü olmuştur. 1949′te Bollingen Şiir Ödülü’nü almıştır. Batı sanat ve kültürünü her yanıyla inceleyen Pound, klasik İlkçağdan Çin ve Japon şiirine kadar ilgi göstermiş, bunlardan esinlenerek şiire yeni olanaklar ve zenginlikler kazandırmıştır. İngiliz ve Amerikan şiirini derinden etkileyen Pound “şairler şairi” olarak nitelendirilmiştir.
Edward James Hughes, genelde kısaca Ted Hughes, (17 Ağustos 1930 – 28 Ekim 1998), İngiliz şair, yazar ve çocuk edebiyatçısıdır. Eleştirmenler kendisini kendi döneminin en iyi şairleri arasında sayarlar. Hughes 1984′ten ölümüne kadar İngiltere’nin Devlet Şairi (Poet Laureate) olarak yazmıştır. Sylvia Plath ile evlenmiş ve 2 çocuk sahibi olmus ama sonrasinda ayrılmışlardır. Boşanmaları henüz sonuçlanmadan Slvya Plath’in intihar etmesi sonucu, ünlü şairin mezar taşında “Sylvia Plath” degil “Sylvia Hughes” yazılmıştır. 1998 yılında yayınladığı “Doğumgünü Mektupları” kitabı ile Slyva Plath ile olan ilişkisini ilk defa şiirine yansıtmış oldu.
Şiirin dışında çocuk yazını ile ilgili kitaplar da kaleme aldı.
William Morris (1834-1896) İngiliz şair, roman ve sanat yazarı, ressam. Morris aynı zamanda mobilya, kumaş, vitray, duvar kağıdı tasarımlarıyla Sanatlar ve Elişi akımına öncü olmuş bir endüstri tasarımcısı, el sanatçısı, desinatördür.
Şiirle kalın…
“Konu Şairlerden”
Bir Kız
ellerime girdi ağaç
özsuyu yürüdü kollarıma
göğsümde gelişti ağaç
aşağılarımda
dallar büyüdü kollarım gibi
ağaçsın sen
yosunsun sen
üstü rüzgarlı menekşesin sen
bir çocuksun – büyücek
ve tüm bunlar budalaca gelir dünyaya
Ezra Pound
Çeviri : Mehmet Bardakçı
……………………………………………………………………………………..
YEDİ ACILAR
Sonbaharın ilk acısı
yavaş güle-gülesidir
Bahçeye, o kadar uzun süren akşamleyin-
Başına kahverengi bir gelinciğin,
Sapına bir zambağın,
Ve hâla gidemez.
İkinci acı
boş olan ayaklarıdır
bir sülünün, bir çengelden asılı duran kardeşleriyle.
Altının ormanlığı
Katlanmıştır tüylerde
Kafası içinde bir torbanın.
Üçüncü acı
Yavaş güle-gülesidir
Güneşin, kuşları toplamış olan ve toplayan
Dakikalarını akşamın,
Altın ve kutsal
Yerini resmin.
Dördüncü acı
Havuzdur, siyaha dönüşmüş
Yıkılmış ve batık şehri suyun-
Sarayı kanatlı böceğin,
Yeraltı mezarları
Uçak böceğinin.
Ve beşinci acı
Yavaş güle-gülesidir
Ağaçlık ülkenin, sessizce bozan kampını.
Gitmiştir bir gün.
Bıraktı yalnız çöp-
Odun, çadır direkleri.
Ve altıncı acı
Tilkinin acısıdır
Sevinci avcının, sevinci av köpeklerinin,
Toynakları yeri döğen
Yeryüzü kulağını kapatıncaya dek
Duasına tilkinin.
Ve yedinci acı
Yavaş güle-gülesidir
Yüzün, kırışıklıklarıyla pencereden bakan
Yıl toplanırken
Dağınık bir oyun sahası gibi
Çocuklar için gelmiş olan.
Ted Hughes
Çeviren: Vehbi Taşar
………………………………………………………………………………………………………..
Hazan
ağır hazan işte burdayım
yüreği yorgun ve halsiz düşmüş
hiçbir şey,ama her şey güzel görünüyor
beni özgürleştirecek sözcüğü söyle
William Morris
Çeviri : Mehmet Bardakçı



del.icio.us
Digg
Yorum gönder