TORBALI Haberleri EFEM Sigorta TORBALISPOR arac vize: AZİZ OL, DERSLER ÇIKAR, HAYATA DAİR AZİZ OL, DERSLER ÇIKAR, HAYATA DAİR ================================================================================ ruhi on 01/09/2010 10:57:00 AZİZ OL Aziz Başkandan başkası değildi. Fuarın açılışı öncesi, yapılan konuşmalar başlarken, açılışa gelmiş CHP’liler, sanayi ve ticaret Bakanını ıslıklayıp yuhalamaya çalışıyorlardı. Kürsüye gelen Aziz Başkan, bir insanın, kendisine inanmasının ne kadar çok önemli olduğunu ifade edercesine ve bunun nasıl olması gerektiğini, saygı içerisinde nasıl davranılması gerektiğini ders verircesine oradaki kitleye, doğru bir biçimde güzelce anlattı. Sosyal demokrat olmanın bir gelenekten geldiğini, bir terbiyenin sonucu olduğunu kavrayamayanlara da iyi bir ders oldu. Hangi siyasi partiden olursa olsun, oraya misafir olarak katılmış bir Bakan’a karşı yapılan saygısızlığı ve elinde bir tek enternasyonal fuarı kalmış, sakin bir köy havasındaki İzmir’in bu hale düşürülmesini, Aziz Başkan da kabullenemedi sonunda. Ve doğru tavrını, ders veren bir akademisyen edasında, Genel Başkanın da bulunduğu bir ortamda ortaya koymuş oldu. DERSLER ÇIKAR Şuna inanıyorum ki, halk oylamasının sonuçlarından herkes kendine dair, partisine dair ve gelecekte yeni yapılanmalara dair sonuçlar çıkaracaktır. Yeni sonuçlar çıkarıp değerlendirmeyenler, bu duruma göre vaziyet alamayanlar ileride kaybeden taraf olacaktır. Bir yerde halk oylamasının sonuçları, değişen ve değişemeyen siyasi partileri de net biçimde ortaya çıkaracaktır. Ya da kimin ne kadar değişimi başarabildiğini, kimin daha nereye kadar değişeceğini ve değişmesi gerektiğini ortaya çıkaracaktır. AK partinin, değişim olarak yaptığı yeni bir Anayasa var. CHP’nin değişim olarak yaptığı illeri ilk defa dolaşması ve kitleleriyle buluşması var. Bakalım siyasi partilerdeki bu değişikler kendilerine nasıl sonuçlar getirecek. Ama şu da bir gerçek ki, ileriye dönük değişimler, toplumsal yapının ‘olmazsa, olmaz’ inanışları, kendini ifade etme istemleri, ders çıkarma eğilimleri, değişmeyen, gelişmeyen, statik(durağan) düşüncelere her zaman galip gelme durumundadır. HAYATA DAİR: Yüzyılın kargaşasında, insanın, insanlığı büsbütün yitirilince, yitip giden insanlığı arayıp yeniden yerine yerleştirmeye çabalamaktansa onu büsbütün yadsımak daha kolay oluyor insan için. Çünkü, yeni yüzyılda daha teknolojik ve ritmik düşünüyor insanoğlu. Biraz duygularından arınmış, biraz daha metalik konuma dönüşmüş durumdadır. Artık çağdaş insan, öğüt dinlemeyen insan olmuştur. Sonuç odaklı, öncesi ve nedenleri olmayan bir yapıdadır. Daha çözümsüzlükleri, bilinmezlikleri, hiçlikleri olmasına karşın. Oysa öğüt, yapılması gereken değildir, yerine getirilmesi gereken değildir. Devamıdır insanoğlunun öğüt. Kendisinin hayatıdır. Öncesidir, sebebidir, sonrasıdır. Bir arızası vardır insanın, bir maruzatı vardır, içinde sakladığı, dışına vurmadığı. Belki de, ne olduğunu hiç bilmediği, bildiği gibi yahut. Bundaki hikmeti anlamak için, badireler mi atlatmalı insanoğlu. Badireler anlama fırsatını sağlar insana, ders çıkarma, aynı zamanda.Ayrımlar ayrımları getirir. Ya içinde olmalı hayatın ya da dışında. Kimi ölümcül bir hastalık, kimi acılarını hisseder hayatın. Katılaşmayı törpüler acılar. Kimi zaman kadife gibi bir kalp törpüler acıları. Teknolojik ve ritmik insan, termik ısı acısıyla yadsıdığı insanlığı bir gün dönüştürür, arızaya, maruzata, badireye ve hikmetin yüceliğine. Çünkü, bilinir ki bunların olduğu yerde insan hayatı vardır. Sağlıcakla kalın. Ruhi Gülercan