TORBALI Haberleri EFEM Sigorta TORBALISPOR arac vize: Neden Göçebeyiz? Neden Göçebeyiz? ================================================================================ kaan on 20/06/2009 04:50:00 Biz Türkler göçebe bir milletiz. Aynı zamanda ana yurdumuz Orta Asya. Peki, tamam ama bunun daha ilerisi yok mu? Türk milleti sadece kuru lafla anlatılacak bir tarihemi sahip mi? Ben aşırı Kemalist bir gencim. Mustafa Kemal’i okuyan, araştıran, yaşatan bir genç. Geçen gün Sayın Albay’ım Zeki GÜLGÜN’ÜN bana verdiği bir kitabı okurken gözüme Ata’nın bir anısı takıldı. Ve sizlerle paylaşmak için yazdım. Efendiler biz Türkler yüzyıllarca medeniyet kaynağı olmuş bir milletiz. Kuru bilgiler bizi aydınlatmaya yetmez. Bunu bilip her zaman araştıralım. Sözlerime son verirken Atanın anısıyla sizleri baş başa bırakıyorum. Bu kitabı bana verdiği için Sayın Albayım Zeki GÜLGÜN’E ve cesurca yayınlayan Fikret YEŞİL’E teşekkürü bir borç bilirim. İstikbal’in göklerde olduğu mutlu yarınlara… Hikmet Kağan ÇETİN BİR TARİH DERSİNDE 1931 Yılında Edirne Erkek Öğretmen Okulunda Öğrenci olan Fazıl Oyat Atatürk’ün Ziyaretini Anlatıyor. Gazi sınıftan içeri girdi. Parlak gözleri, heybetli vakarı ile karşımızda durdu. Bütün sınıf, üzerinden bir elektrik şeraresi akar gibi keskin bir heyecan ile sarsıldı. Kendimizi toplamaya fırsat kalmadan Büyük Gazi, yüzünü tahtada harita önünde duran arkadaşımıza çevirerek sordu: -Ne yapıyorsun oğlum? —Türk Tarihini anlatıyorum -Anlat bakalım, neler öğrendin? —Efendim, Türkler göçebedir… Bundan sonra ne anlatacağını şaşıran arkadaşımız duraksadı. —Oğlum, Soyun hakkında yalnız bunları mı öğrendin? Başka söyleyecek sözün yok demek?... -… —Gazi bundan sonra yüzünü muallime çevirdi: -Muallim Bey, siz tamamlayınız! Dedi. Muallim heyecanlı ve titrek bir ifade ile anlatmaya başladı: -Türklerin ana vatanı Orta Asya’dır. Türkler orada göçebe bir hayat geçiriyorlardı… Tam burada, sözün gerisini, sert bir ifade ile Gazi’nin gür sesi değiştirdi: -Muallim Bey, Türk Tarihi hakkında talebeye öğretilecek ilk söz bu olmamalıydı. Türklerin neden göçebe hayat geçirdiklerini hiç merak edip de Soyumuzun göçebelikten önceki vaziyetini araştırmadınız mı? Bundan sonra kırmızı tebeşiri eline alarak, Asya haritasında Türklerin ana yurdunu çizmeye başlayan Gazi, tatlı bir eda ile Türk Tarihini anlatmaya başladı: —Asya, büyük bir kıta parçasıdır. Orada Himalaya sıradağları, Hazar denizi, Baykal gölü arasında dünyanın en yüksek yaylaları uzanır. Büyük Kadırgan dağlarından Baykal gölü kıyılarına, oradan Altay Dağlan boyunca İdil havzasına vararak Hazar denizi sahilleri, Hindikuş, Pamir, Karakurum, Karanlık dağlan yolu ile San Irmak boyunca tekrar Kadırgan dağlarına kavuşan çizginin içinde kalan yerlere Orta Asya yaylası denir. Bugün bu geniş yaylada göklere doğru baş uzatan dağlar, korkunç kum çölleri ile yeşil su boyları ve göl kenarları vardır. Fakat, Tarih devirlerinden binlerce yıl evvel, Türk ana yurdunda şimdi yerlerini kumsallar, bozkırlar, bataklıklar, sığ göller tutmuş, engin denizler vardı. İlk medeniyetlerin gür filizleri, bu denizlerin kıyılarında, bu denizlere dökülen derin ırmakların bereketli topraklarında fışkırmıştır. Dünyanın başka taraflarındaki insanlar, daha kaya ve ağaç kovuklarında yaşarken ana yurttaki atalarımız, hayvanları kendilerine alıştırmışlar, kereste ve maden işlemesini öğrenerek parlak bir medeniyete kavuşmuşlardı . Orta Asya'daki iç deniz ve ırmaklar, saydığımız ulu dağları örten buzların verdiği sularla besleniyordu. Fakat, uzun zamanlardan sonra iklim şartlan değişti. Medeniyetin beşiği durumunda olan Orta Asya, bu şekilde yaşanamayacak bir hâle geldi İşte çocuklar, sizin göçebe diye öğrendiğiniz Türkler, bu sonuçlarla yurt değiştirdiler, medeniyetlerini diğer yurtlara ulaştırmışlardı. Türk ana yurdundan milyonlarca insan ayrıldı. Fakat ana yurtlarının değişen iklimine , zorlaşan hayat şartlarına boyun eğerek ve göğüs gererek Asya yaylalarında daha milyonlarca Türk kaldı.” (BAŞBUĞ ATATÜRK sf: 24 – 25 -26 )