TORBALI Haberleri EFEM Sigorta TORBALISPOR cöp taskesik: BEN SENİN DELEGE OLMA İHTİMALİNİ SEVDİM… BEN SENİN DELEGE OLMA İHTİMALİNİ SEVDİM… ================================================================================ Hasan Kuday YILMAZ on 02/01/2010 23:14:00 Malum kongreye sayılı günler kaldı. Partimiz için en hayırlı sonucun çıkmasını diliyorum. Malum şahıslar da christmas’tan döndüğüne göre çalışmalara kalınan yerden devam edilecek gibi görünüyor. Gerçi Ertan başkan çalışmalarına çok önceden başlayıp birkaç tur attığı için bizim ekip olarak son bir tur atmamız yetti. Zaten artık gittiğimiz yerlerde oy istemekten daha çok , verilen müthiş desteğe teşekkür etmeye başladık. Her ne kadar bu ziyaretlere yaldızlı plakalı makam araçları ve yüksek mevki sahibi şahıslarla gitmeksek de delege her şeyin farkında. Özellikle alınan rekor oy mahallerine yerel seçim sonrasında bir teşekkür ziyaretine bile gidilmemişken, birilerinin elinden tutup; ben ‘kömür çuvalını bile aday göstersem buna oy vereceksiniz’ türünden güç gösterilerine bilinçli delegenin vereceği cevap o kadar net ki. Alınan 30.000 oydan sonra Kendinin padişah zanneden zihniyet sahibi, vezir atamalarında ben ne dersem o olacak demişti zaten. Bir bakıma etrafında Sokullu Mehmet paşa’lar dururken Kazıklı Voyvoda tipindekileri vezir olarak başına diktiği yeniçeriler ayaklanmak üzere.Yeniçeri dedim diye aklınıza takma bıyığına bile sahip çıkamayan acemi mehteran gelmesin sakın. Ayaklanmak üzere olan soylu halk kitlesidir. Teşbihte hata olmaz… Şaka bir yana tüm parti olarak ciddi bir sınav ile karşı karşıyayız. Siz bakmayın yerel seçimlerdeki 30.000 oya. Bu oy ne Belediye başkanına, ne meclis üyelerine ne de ne işe yaradığı bir türlü belli olmayan il genel meclisi üyelerine verilmiştir.Bu oyun içinde ciddi bir tepki oyu vardır.Partili olmayan ve partizan olmayan büyük bir kitle şu anki Chp ilçe kongresine kitlenmiştir. Gelişmelerden tatmin olanlar 2011'de de oy verecekler.Tüm bunlar olurken partililer ne yapıyor peki; Kendisini parti üstü gören bir zat çıkmış kamuda kullanması gereken makam aracı ile sözde ziyaret adı altında ortalığa gaz vermeye gidiyor.Emanetçi ilçe başkanından delege listesini istiyoruz; başkana sormadan veremem diyorlar.Bununla da yetinilmiyor, Ertan Beyin listesindeki meclis üyeleri hakkında atıp tutuluyor.Bunlar kim biliyor musunuz ? Birincisi 5 yıl boyunca mürekkep yalamışlığı sayesinde kurumun tüm bürokratik yükünü arada bir kendini tehlikeye atarak taşımış bir insan. İsmini herkes biliyor. Diğeri de toz kondurmadığı koltuğunu, 5 yıl boyunca gezerken, tozarken, içerken ve bunlara bağlı olarak hasta yatarken güvenerek bıraktığı insan. Ne değişti de 5-6 ayda bu insanlar senin gözünde koltuk meraklısı oldular.Zaten koltuğa en meraklı insanlar şu anda hak etmedikleri bu koltuklarda oturmuyorlar mı? Peki Ertan Çelik hakkındaki atıp tutmalara ne demeli ? 1 Şubat akşamı ve 2 şubat gündüzü kolay kolay unutulur mu ? İbrahim Öz atamasından sonra teslimiyetçi ve kaderci tavırlardan sizleri kim çekip çıkardı ? Ayıptır, ayıp Tüm bunlara rağmen biz Ertan Çelik başkanlığında yapıcı ve kucaklayıcı bir yönetimi kurmak için göreve talibiz. Biz de çok istemesek de önümüzdeki 4 yıl aynı belediye başkanı, 3-4 kişinin dışında attıkları imzalarının arkasında duramayan aynı meclis üyeleri ve 70 yaşına gelse de bir türlü durduğu yerde duramayan il genel meclisi üyeleri ile birlikte çalışacağız. Tüm bunları parti menfaati için yapacağız. Tabi biz de tüm bu belden aşağı vurmalara tepkisiz kalamayız. Olayı daha fazla seviyesizleştirmeden parti teyamülleri dahilinde nacizane bizimde yapacaklarımız var? Mesela ; tüm bu ilçe kongreleri bittikten sonra yapılacak İl kongresinde Ülke rekoru kıran İzmir’in 1 büyükşehir, 27 ilçe belediye başkanı o gün il başkanını seçmek için oy kullanacak iken belki de 1 tanesi(bence en kompleksli olanı) oy kullanamayacak. İşte o gün cümle alem anlayacak bu ilçede normal şeyler olmadığını.Zaten mantıktaki ana kurallardan biridir bu; Anormal koşullardan normal sonuçlar çıkmaz.Bu yüzden kendini dev aynasında gören zihniyet her sonuca hazır mısınız ? Saygıyı hak etmeyen hiçbir kimseye artık saygı duymak zorunda değiliz. Bu konuda tarihten bir örnek olan Marcus Antanius’un Sezar’ın mezarı başında söylediği o meşhur tiradı hatırlatmak isterim; ‘Ben buraya Sezar’ı övmeye değil, gömmeye geldim’