TORBALI Haberleri EFEM Sigorta TORBALISPOR arac vize: AĞZI OLAN KONUŞUYOR AĞZI OLAN KONUŞUYOR ================================================================================ hasan on 24/06/2010 10:40:00 Son haftalardaki yoğun ülke gündemini yazmaktan ilçede olup bitene değinemiyoruz. Yereli yazmayıp, kimseye çatmayınca da insanlar artık aykırı kalemliği bırakıp uslu çocuk olduğumu düşünüyorlar.(Çok beklerler) Bu durumdan en çok Padişah, vezirleri, kapıkulu askerleri ve tımarlı sipahiler hoşnut görünüyorlar. Hatta enteresan bir şekilde, artık kuruma gittiğim zaman normal vatandaş muamelesi görüyorum.Zaten işini yapan belediye personeli ile hiçbir zaman sorunum olmamıştır, olamazda. Sadece işini yapmadığı gibi birilerine yaranmak için türlü tavırlar takınan ve sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen kraldan daha kralcıları günü geldiğinde ele alacağım.Onları şimdilik kendi hallerine bıraktım.Moda tabirle kendi kumlarında oynuyorlar. Çok merak edenlere bir ipucu; belediyenin her katında(1-2-3) birer ikişer mevcutlar. Öncelikli amaçları parti içinde yıkmaya çalıştığımız politbüroyu kurum içine taşımak.Sözüm ona partili görünüyorlar ama Chp’nin açılımını yapmaktan acizler. Padişahın Çin seferine çıkması münasebetiyle bu Sefer’de mühürü ve tahtı bıraktığı Seferoğullarından vezir-i azam İpekli beyefendi meydanı boş bulduğundan gazete köşelerinden sallamakta.Hem de ne sallamak.İnsanın kendisine bu kadar sadık görev adamları edinmesi için acaba ne yapması gerekiyor ? Öncelikle benim yazdığım gibi yazmaması birinci şart olmalı.Ama bir insana bu kadar da yağ çekilmez ki.Sanırsınız padişah Çin seferinden bir daha dönmeyecek.Beterin beteri dedikleri bu olsa gerek.Biz 5-6 yıldan beri belediye başkanının yönetmediği bir ilçeye ne kadar alışmıştık oysa. Makam boş, koltuk boş. Bu yüzden boş boş konuşan da yok.Sakin şehir-Cittaslow- dedikleri bu olsa gerek. Garibim, mahalleden çocukluk arkadaşım Kör Rıza amcanın torunu gelenle gidenle uğraşacağım derken bir deri,bir kemiğe döndü.Belediyeyi politbürodan iki bayan,bir şöför ve bir koruma yönetmekte.Aslına bu çok başlılığa bile seferoğlundan inciler duymamak, duyup ta kafayı yememek için dünden razıydık.Ama yapacak bir şey yok, mühür ve taht onun elinde. İş böyle olunca güdümlü basın gak deyince yazacak.Yoksa resmi ilan faturalarınız mı birikti ? Seferoğlunu kafalayıp padişah yokken bir kese altını almak istiyorsunuz değil mi ? Gerçi bir sürü resmi ilan verip kıç kadar-55 m2- bir arsanın ihalesini yapmaktan aciz bir kurum hiç bu ilan giderini düşünür mü ? Onların düşündükleri-kapalı kapılar ardında- ‘Acaba ihaleyi kime peşkeş çeksek’ toplantıları yapmak. Aslında kime peşkeş çekileceği de çok önceden belli olduğu için herkese açık ihaleye kimseyi almamak, teminat yatırmak isteyene-mesela ben- tahakkuk oluşturmamak yada ihaleyi alacak hatırlı kişiyi koruma beslemelerin bulunduğu siyah camlı bölmeye almak nasıl bir ihale yöntemidir ? Bu ihalenin adı olsa olsa ‘Adrese teslim ihale’ olmalıdır. Merak ettiğim ayrıca bir husus da; o gün nedensiz bir şekilde yapılmayan ihalenin akıbeti nedir? Buradan soruyorum çünkü başka bir şekilde cevap verecek muhattab bulamıyorum Ama politbüro isterse daha farklı şekilde, Savcı beye de sorabilirim. Zaten alışkınsınız, kurum halinde soruşturulup durursunuz. Kısa ve net olarak tekrar ve son kez soruyorum; - 1.Haziran 2010 günü Ertuğrul Mahallesi … Ada, … parseldeki 55 m2 taşınmazın satış ihalesini neden yapamadınız ? İptal edildi ise, iptal sebebi nedir ? İhaleye birden fazla kişinin girmeye yeltenmesi mi ? Amacınız ne ? Batık belediyenin üzerinde 20 küsür haciz olan taşınmazını satmaktan neden kaçıyorsunuz ? Evet sayın vekil başkan; koltuğa oturunca kendi kişisel işleriniz için bürokratları aramayı bırakında bu soruma cevap verin.Yoksa bu gidişle sizin dediğinize tam zıt bir şekilde bırakın diğer partilerden, kendi partimizin içinden bile o kadar çok belediye başkanı çıkacak ki, hangisine yaransam da ‘bir dahaki dönemde de vekil başkanlık yapsam’ diye sizin bile aklınız karışacak. Soruma cevap verin ki; Sonra sizin ve başkanınızın gördüğü rüyalar kabusa dönüşmesin. Rüya dedim aklıma geldi.Şimdi sizin bu her şeyi rüyasında görüp sabah kalkınca hayata geçirilmesi için talimat veren başkanınız acaba ne zaman görmesi gerektiği rüyaları görecek ? Mesela 120 bin nüfuslu bir ilçede olması gereken; çocuk ve kadın sığınma evi, yaşlı ve özürlü bakım evi yada hayvan barınağı gibi tesisler ne zaman yüce insanın rüyalarını süsleyecek ? Ayrıca merak ettiğim önemli bir husus daha var; başkanının 4 yıl önce rüyasını görüp, tarlanın göbeğine diktiği havuzkondu’nun doğusundaki konut imarlı arsanız üzerine yaptığınız halısahakondu ve kırdüğünükondu adı altındaki sözüm ona gelip-geçici tesislerinizin rüyasını da başkanınız mı gördü ? Bu iki yerin –havuz ve halı saha- arasındaki enginar tarlası benim kayınpederimin.Arka tarafta da kurt gibi bir yandaş bir kırdüğünükondu daha yapmış.Babamın yıllarca ekip biçtiği ve alın terini akıttığı babadan kalma toprağı çok kıymetli. Nasıl kıymetli olmasın ? adam orayı bir gecede edinmedi ki. Tarlasının üç tarafı eciş-bücüş binalar ile dolunca adam ister istemez paniğe kapıldı ve mühendis damadına talimat verdi.Bir bakıver, durum nedir ? dedi. Bende ‘baba, yazılı bir dilekçe ile resmi imar durumu isteyelim’ dedim. Gerçi bunlar yazıp verdiklerini bile inkar ederler ama olsun.Yazdık dilekçeyi verdik.Üç ay oldu ses yok. Sadece dilekçe verip, yerimizin durumunu öğrenmek gibi hadsizlikte bulunduğumuz için sözlü cevap kısa ve net oldu; Yerinizde imar yok,yeriniz tarla,basın gidin, havuzun suyunu da bulandırmayın. Eyvallah.Bende babamdan, tarla vasfında olan ve önümüzdeki 30 yıl imara açılmayacak yerine tavuk kümesi yapmak için izin istedim.Yanı başımızda ki yemekli kır düğünlerine canlı tavuk servisi vardır.Kümesler biraz kokar ama olsun.Şen ola düğün Şen ola…..