Rakım 1050!

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Anadolu’nun en önemli besin kaynağı bulgur ve yufkasıdır.Belki inanmayacaksınız ama biz geçen yaz yapılan ekmekleri (yufka) yiyoruz.Bulgura gelince onu da kendimiz yaparız.Nemli bulguru, kurutmak için dama (büyük balkon) serdik.Fakat serçeler hiç rahat vermiyor,bırakıversen bitirecekler bulguru

               Yaşlı reno bizi,tam 400 km. gık demeden taşıdı.Atadan kalma kerpiç eve eşyalarımızı yorgun araçtan indirdik.İki kanatlı ağaçtan yapılı koca kapıyı açtık.Kapının üzerindeki çan sesi bize ‘’Hoş geldiniz’’dercesine şangır şungur ses çıkardı.Çan,aynen kapı zilinin görevini yapıyor.Doğup büyüdüğüm,acı tatlı anılarımın geçtiği kasabamıza(Uluğbey)yılda birkaç kez uğruyorum. Akrabalarımızla,tanıdıklarımızla konuşup hal hatır soruyorum.Her şey değişmiş, bizlerdeki değişme gibi.Tanıdıklar yaşlanmış,gençler delikanlı olmuşlar.’’Sen kimin oğluydun?Çıkaramadım. Kimlerdensin?’’ sorularıyla karşılaşıyorum.Buralarda da insanlar açlık sınırında yaşıyor,yoksulluk diz boyu.Kırlangıçların ve pat patların(pancar su motorları ile çalışan plakasız araçlar)sesi de olmasa kasabamız sanki savaştan

çıkmış gibi.Gece olunca çoğu evin ışıkları bile yanmıyor.Sistem buralarda da göç olayını hızlandırmış.

          Özal dönemiyle başlayan,bireysel kurtuluşa geçen toplum;arkadaşlık,akrabalık ve yardımlaşma gibi değerlerimizi unutturdu.İnsanlık değerlerimizin önüne,mal mülk edinme ve zengin olma gibi kavramlar geçince tüm bağlarımız koptu.Aynı mahallede büyüyen iki öğretmen birbirimizi tanıyamadık.

Birbirimizi unutmuşuz.Bizi başkası tanıştırınca, birbirimize sarıldık.Unutmak tükenmek gibi bir şey.

“Unutmak isteyen adam,yalnızdı.Unutmak,hatırlamaktan zordur,insanlık ancak tanıdıklarından uzakta

yalnızlıkta unutur.Hatırlatacak sesler,yüzler,izler silinmelidir unutmak için.Unutmak,eğer ki hasta değilseniz,kendiliğinden olmaz,çaba ,ister.’’(Çöplüğün Generali,Oya BAYDAR)

          Siz siz olun akrabalarınızı,tanıdıklarınızı,dostlarınızı,arkadaşlarınızı,yoldaşlarınızı unutmayın,ara sıra arayın ve yardımlaşın.Konuşun, çözebilirseniz sorunlarını çözün.Bu davranışlarınız sizi sağlıklı kılacaktır.Bugüne kadar kefenlere hiç cep dikilmedi.(sermayenin kullandığı anlamda değil)

           Buralarda havalar çok serin kazaksız ve çeketsiz olmaz.Bu yazıyı sizlerden 1040 m yüksekte yazıyorum.Tam karşımda yemyeşil büyük bir ova ve ovanın bittiği yerde yükselen 2140 m Kapı Dağı.İlçemiz(Senirkent)Kapı Dağının sıfır noktasına yerleşmiş.Dağın üzerinde kar öbekleri görünüyor.2001 senesinin Ağustos ayında 12 yaşındaki torunumla,5 kişi Kapı Dağı’nın zirvesine tırmanmıştık.Zirvede soğuktan duramadık.İçimizde şeker hastası olan biriside vardı. Elleri kararmaya başlayınca korkudan hemen inişe geçtik.

            ‘’13 Temmuz1995 Perşembe günü saat 20.30 sıralarında  ilçenin yanında yükselen Kapı Dağından

gelen sel,10 dakikada 400.000m3 çamuru ilçeye doldurdu.İlçe çamur deryasına döndü.Temizleme ve

enkaz kaldırma günlerce sürdü.”Ben ilçeye olaydan sonra geldim.Sıfır noktasındaki telefon kulübesinin

yarıya kadar çamur dolu görünce felaketin büyüklüğünü daha açık anladım.”Bu felaket sonucu 74

vatandaşımız hayatını kaybetti.Senirkent’te olan yalnızca doğanın bir öfkesiydi.Yıllarca hayvan otlatımı

ve kaçak kesimler çıplaklaşan Kapı Dağının öfkesi.”(İbrahim Cengiz)Felaketin ilk vurduğu yer ilçenin ilk

kuruluş yeriydi.İşini yoluna koyanlar, buralardan kopup gitmişlerdi.Maalesef kalan yoksul insanlardan Kapı Dağı intikamını aldı.

                İlçemizin nüfusu 6 bine yakın.Meslek Yüksek Okulunun da 2 bine yakın öğrencisi var.Okulları

vergilerimizi verdiğimiz devlet tarafından yapılması gerekirken Senirkentliler kendi aralarında yardım-

laşarak yaptılar.Sanıyorum en çok Ertuğrul Bal’ın emeği geçti.İlçede bütün lise türleri var.Çarşıda, parkta ve kafelerde her 3 kişiden 2’si öğrenci.Kimin memleketi olduğunu tahmin etmişsinizdir.İlçede

tek sanayi kuruluşu şarap fabrikası,oda tam faaliyete geçmemiş.Bu kadar öğrenci iş bulabilir mi, bilemem ama,burada en iyi gelir kaynağı,bacasız sanayi öğrenciler.İlçede el ele tutuşup gezen sevgililer

ile karşılıklı oturup çay kahve içen kızlı erkekli öğrenciler gördüm.Eskiden bunlar olanaksızdı.Sokak orta-

sında sille tokat girişilirdi.Okullar ilçenin sosyal yapısını hayli değiştirmiş.

                  Senirkent’ti yazınca Veli Gürcan’ı anmadan geçemeyiz.Veli Gürcan ömrünü demokrasi ve

Sosyalizm mücadelesine adamış ve genç yaşta aramızdan ayrılmış bir değerimizdir.Gençliğinde TİP

(Türkiye İşçi Partisi ve Behice Boran)sonra TSİP (Türkiye Sosyalist İşçi Partisi) daha sonra ÖDP kurucusu

(Özgürlük ve Dayanışma Partisi) görevinde bulunmuştur.Saygıyla anıyorum.

                    Kasabamızın ilköğretim okulu kapalı,öğrenciler taşımalı ilçeye gidiyor.Okulumuzun kapısında

Şu öz deyişler yazılı duruyor yıllardır.

                                          Seni otuz günde yaptık

                                           Kaçıyordun alıp kaptık,

                                           Yaşat bizi nur ocağı

                                            Kabemizsin sana taptık.Tut elimden, geri kaldım/Gücümle kabemi aldım.

                     Bu yazımda daldan dala atlayıp duruyorum. Sizlerle bir anımı da paylaşıp yazımı bitireceğim.Bilirsiniz, Anadolu’nun en önemli besin kaynağı bulgur ve yufkasıdır.Belki inanmayacaksınız ama biz geçen yaz yapılan ekmekleri (yufka) yiyoruz.Bulgura gelince

onu da kendimiz yaparız.Nemli bulguru, kurutmak için dama (büyük balkon) serdik.Fakat serçeler hiç rahat vermiyor,bırakıversen bitirecekler bulguru.Rahmetli babam serçelere.”kazanda ye!”

derdi.Serçelerle baş edemeyince.”Benimle mi kazandın?.”Benim hakkımı yiyen b…k yesin.!”der işin içinden çıkardı.

                        Bu yörenin insanlarının kaderi değil bu yoksulluk elbette.Hak yiyenlerin ve yoksulluğu

yaratanların düzeni,kokuşmuş ve vahşileşmiş kapitalizmin ta kendisidir. 

                        ARKADAŞLIK AĞACA BENZER,KURUDU MU YEŞERMEZ BİR DAHA(N.HİKMET RAN)

                        Veli Gürcanları çoğaltarak güzel günler göreceğiz

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2