Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
Kar mı Daha Beyazdır Yoksa Ayşe’nin Babası mı Daha Çalışkandır?
Biz en iyisi yine üçüncü zamanın ortalarında bugünkü halini alan insanlardan
Bilimden uzaklaşan toplumlarda insanlar, birbiriyle ilgisi olmayan durumların, birbiriyle ilişkilendirilmesiyle meydana gelen karmaşaya, mantıklı cevaplar bulmak için olanca zamanlarını harcarlar. Emek ve enerjilerini tüketirler. Oysa saçma soruların cevabı saçma olduğunda sonuç doğru olur…
“Kar mı daha beyazdır yoksa Ayşe’nin babası mı daha çalışkandır” sorusu, “Salatalık kırmızıdır” gibi bir cevap verildiğinde ancak doğru olur. Tarihin içinde yanlış yönlendirmelerle gerçek sorunlardan uzaklaşıp gösterilen sorunlarla uğraşmak zorunda kalmak... İpuçlarını takip etmek yerine ellerine verilen iplerin dolaşıklığıyla boğuşmak...
Biz en iyisi yine üçüncü zamanın ortalarında bugünkü halini alan insanlardan, Homo Sapiens Leylak ve Homo Sapiens Palamut’a dönelim. Sayılar dünyasına onların üzerinden bakalım… İkisinin de toplamacılık mesleği vardı ve (1-1) birebir eşlemeyle değiştirip farklı tatlara ulaşıyorlardı. Örn. Bir patates verip bir elma almak gibi… Bu hem kadının hem de erkeğin ilk mesleği olan toplamacılığın temelleri olmakla birlikte küme kavramının da temeliydi. Bulunanları tadına, cinsine göre ayırmak ve biriktirmek. 3 çuval patatesi, 3 tavuğu ve 3 ineği belirten kümeler gibi 3 elemanlı sonsuz sayıda küme vardır ve tamamı 3 ü ifade eder.
Bu düşünce içinde hiç elemanı olmayan kümeler de birbirine denktir ve onlardan sonsuz tane vardır ve hepsi sıfırı ifade eder. A= E ile başlayan günlerimiz A={ }, B= Uçan ağaçlar B={ }, C=Şarkı söyleyen çiçekler C={ } ……… sayılamayacak kadar 0 elemanlı küme var. s(A)=s(B)=s(C)=…………=0 eleman sayıları eşit olduğu için denkler. AΞBΞCΞ….. İşte bu birbirine denk olan sayısız kümenin tamamı sıfırdır. A= Gökyüzündeki yıldızlar(sayılamayacak kadar çok. Yani sonsuz tane) s(A)=∞, B= Denizdeki kum taneleri s(B)=∞, C=Kedimizin tüyleri s(C)=∞ ……… sayılamayacak kadar ∞ elemanlı küme var. s(A)=s(B)=s(C)=…………=∞ eleman sayıları eşit olduğu için denkler. AΞBΞCΞ….. İşte bu birbirine denk olan sayısız kümenin tamamı sonsuzdur. Onun için doğal sayılar 0 dan ∞ luğa doğru uzayıp gider.N={0,1,2,3,…………∞}
Bütün değerleri, erkeğin bakış açısından almaya başlayan Leylak, Üstün gördü Palamut’u doğadan uzaklaştığı için gerçek üstünlükleri unutarak. Kadına gücünü göstermenin çaresizliğiyle böldü toprakları Palamut. Köyler kurdu. Aslında bu erkeğin çaresizce başvurduğu bir nedendi. Çılgınca işler yapmaya başladı Palamut, daha çok öldürdü. Daha çok ekip biçti. Çünkü o, bir taraftan Leylak’a gücünü ve yapabilirliğini kanıtlamak zorunda kalırken; öte yandan diğer erkeklerle de rekabetteydi. Palamut, o en başta Leylak’a verdiği sözü, tam olarak, kendine göre tutamadığı noktalarda hırçınlaşıp çaresizlikle kaba kuvvete de başvurabiliyordu artık. Leylak, susardı. Susmalıydı. Giderek yabancılaştığı dışarısı tehlikeliydi, onun için. Doğanın sihrini, matematiği ellerinden kaçırdığının ayrımında bile değildi artık. Şimdi o, kendisini koruduğuna inandığının sisli dünyasındaydı.
Bu öğretilerle Leylak, komşusundan bir fazla kaplumbağasının olmasıyla oyalandı belki… Yarışmayı ve yarıştırmayı öğrendi. Her insanın sadece kendisinin birincisi olabileceği gerçeğinden uzaklaştı.
Kendilerinin kaplumbağa sayısı =1 Komşularının kaplumbağa sayısı= 3
karşılaştırma …..(1;3)= -2 (kendilerinin 2 eksik)
kendilerinin koyun sayısı= 5 Komşularının koyun sayısı= 3
karşılaştırma……..(5;3)= +2 (kendilerinin 2 fazla)
sonsuz tane -2 yi gösteren ikili vardır -2= {(0;2),…(38;36),….(497;499)…….}
sonsuz tane +2 i gösteren ikili vardır +2={(2;0),….(68;66),….(9769;9767),….}
Kendilerinin ağaç sayısı =5 Komşularının ağaç sayısı= 5
karşılaştırma …..(5;5)= 0 (tamsayılardaki 0 ile doğal sayılardaki 0 çok farklı. Tamsayılardaki karşılaştırılan çokluklarda eşitlik varsa. Doğal sayılarda ise hiç elemanı olmayan kümeler)
sonsuz tane 0 gösteren ikili vardır 0={(0;0),….(68;68),….(9769;9769),….}
İşte böyle denk ikililerin tamamını gösteren küme, TAM SAYILAR kümesi
Z={-∞,……….,-3,-2,-1,0,1,2,3,……+∞}
Yine de Leylak’ın huzursuzlukları vardı. Sanki bir şeyler vardı onun içine sinmeyen… Gizli bir mabet gibi sessizce suskunlaşıp karanlığa boyun eğerek; yüzyıllarca sürecek karanlığa mahkûmiyeti görüyordu sanki. Oysa cinslerden birinin boynu eğilmişse onların büyütüp yetiştirdiği nesil, doğuştan eğilmeye mahkûm değil midir? Ya da tam tersi olarak, bu eğikliği örten bir canilikle göstermez mi kendini? Böylece Fraktal gibi hangi noktasını tutarsak tutalım hep olduğuna dönmez mi yüzünü gelecek? Peki, ya “ol”an karanlıksa… Çünkü karanlık, güneş istemez… Bu yüzden mağaraya kapanan kadının elinde güneşi olmazdı. Elinde güneşi olmayan kadın, nasıl geleceğin aydınlatıcısı olurdu?
İşte sırf bu yüzden bile çalışmaya ara vermek olmaz. Olmaz başka gündemlerin içine çekilip sanki yenilmiş gibi sessiz kalmak. Çalışmanın ürünü, zafere bürünür, dem o dem olduğunda… Kadınıyla, erkeğiyle geleceğin güvencesi olarak; başı dik ve gelecekten umutlu durmak mecburiyetimizdir. Çünkü yönünü bilime dönmüşse insan, insan olan yerlerin çoğaltıcılığına soyunmuştur. Bu çoğalmaklarla selamlıyorum sizi…



del.icio.us
Digg
Yorum gönder