Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
Bravo Sayın Bakan
Türkiye’de yaşayan bütün vatandaşların sağlık politikasından sorumlu en tepedeki şahıs mıydı?

SAĞLIK Bakanı Sayın Recep Akdağ’ın katıldığı bir televizyon programını izliyordum.
Konu domuz gribi hastalığıydı, en yetkili kişi açıklama yapıyordu. Geçen yıl Dünya’nın 191 ülkesinde görülen bu virüsün; bu günlerde sınır kapılarına kadar geldiğini ve 50 gün sonra-da resmen içeri gireceğini hatırlatıyordu. Bakanlıkça her türlü tedbirin alındığını yakında bir aşı kampanyası ile de, virüsün kolay bulaşabileceği kamu kuruluşlarında hastalığı önlemek için aşı çalışmalarının başlatılacağını belirtiyordu. Ve acı bir gerçek olarak da aşı uygulanırsa veya uygulanmazsa şeklinde bir örneklemeyle domuz gribinden bu yıl ne kadar insanın öleceğini istatistiğe dayalı rakamlarla masaya yatırıyordu. Bir an için bu vahim açık-lamayla ürperdiğimi hissettim. Hala inanamıyorum, gerçekten de televizyonda bu korkunç açıklamayı yapan;
Türkiye’de yaşayan bütün vatandaşların sağlık politikasından sorumlu en tepedeki şahıs mıydı? İnanmak istememiştim.. Dünya sağlık teşkilatının tespitlerine göre: Domuz gribinden Dünya’da ölen insan sayısının 4525 kişi oldu-ğu söyleniyor. Bizim ülkemizde bu kadar in-san sadece trafik kazalarında ölmüyor mu? Olayı bu kadar büyütmenin halkı tedirgin etmenin ne anlamı var. İki yıldır yeni bir salgın hastalık olayının varlığı bir gerçektir. Oysa bunun gibi öldürücü nice hastalıklar var ama gündeme bile getirilmiyor. Peki çözüm. Aşı
Olmalıyız. Doğru. Değerli Bakanım’ın açıklamasına göre aşılar genelde ücretsiz olacakmış. Bir doz aşının 6 euro olduğu söyleniyor. Bu para devlet bütçesinden çıkmayacak mı? Sayın Bakanım açıklamasında demişti ki: “Domuz gribi şu anda kapıya dayanmış, Aralık ayında da içeriye girecek” aklım almıyor… Bu virüs bazı Devletleri seçerek sınıra kadar özel kuryelerle mi geliyor? Sınırda beklediği nasıl tespit edilmiş? Orada nasıl tutuluyorlar? Sal-gın hastalıklara karşı tedbir almamak medeni bir topluma yakışmaz, bu hastalık türünün varlığına inanmamak “Domuz gribi” diye bir hastalık yoktur demek de cehalettir. Ancak Sağlık Bakanının televizyon programına çıkıp, açık ve net tarih ve rakamlar vermesinin halk arasında endişe yarattığı ve sağlıkla ilgili kaosa neden olacağı kanısındayım. Her canlı bu Dünya’da yaşam hakkına sahiptir. Geçen seneye kadar Domuz çoktu ama gribi yoktu. Hatta Kalamaki koyunda yaban domuzları pikniğe gidenlerin sofrasına kadar çekinmeden ailece inip yiyeceklerine ortak oluyorlardı. Bu yıl gerçek domuzlar kudurdular, hatta domuzluk yapıp terör estiriyorlar, hudut kapılarına kadar gelip bir ay sonra da içeriye gireceklerine göre bu tezgahın ucu dışarıdadır. Dünya’da geçen yıl görülen bu virüse karşı aşı da üretilmiş. Sezon yaklaşıyor. Tek çözüm aşı olmak. Ben diyorum ki: Sağlık Bakanlığımız, aşı olayından vazgeçsin halk korkudan panik olmasın, avcılarımıza izin verilsin kısa sürede, ne domuz kalır ne de domuz gribi, üç beş ay içinde mesele kökten çözülür. 01 Ekim’de başlayan uygulamayla, aile hekimlikleri 2, Devlet Hastaneleri 8 TL muayene parası almaya başladılar. Bu paraları vatandaşlar ilaç aldıkları eczanelere ödüyorlar. Muadili ilacı alma zorunluluğu yanında katılım payı ücreti de madalyonun öbür yüzü. “Devlet malı deniz yemeyen Domuz..” Atasözü çok eskilere dayanır. Bir zamanlar, sağlık karnelerine yaz-dırılan reçeteler karşılığında eczanelerden ilaç dışında dilediğini alanlar ve rasgele ilaç yazdırıp evinde yığınla ilaç biriktirenler ve kullanmadan çöpe atanlar oluyordu. Devlet sahte ilaç kupürleriyle az mı zarara uğratıldı. Elbette ki yetkililer tedbir almalıydı. Nitekim alındı da. Ama alınan tedbirlerin getirdiği uygulamalarla, vatandaşın sağlık sorunu daha da çıkmaza girdi. Devlet’in en önemli iki kurumunda yani sağlık ve eğitimde parası olmayanın neredeyse yaşam hakkı elinden alındı. Bir emeklinin aldığı ücret katılım payı ve yol giderlerine yetmiyor. Domuz gribinin sınıra gelip beklediğini ve bir ay sonra da içerde olacağını açıklayan bu ülkenin Sağlık Bakanı olduğuna göre; Yüce Tanrım! Fakir fukarayı sen koru. Sağlık ve sevgi ile kalın…



del.icio.us
Digg
Yorum gönder