HOCAM SEN NE YAPTIN?

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Geçmişte başka sol siyasetlerin içinde yer almış ve birkaç sene önce

 

Şenol Çarık

 

 

Kot taşlama işçilerinin yakalandığı ve ölümcül sonuçlar doğuran ‘slikozis’ hastalığına karşı verdiği mücadelede en önde gördük O’nu. İşçilerle birlikte gecesini gündüzüne kattı, sorunlarını Meclis’e taşımalarına önayak oldu.

Kendisiyle yüz yüze tanışma fırsatına nail olmadım ama çeşitli kereler onu tanıyanlardan, okul arkadaşlarından, ortak platformlardaki sohbetlerden de hakkında çeşitli bilgiler edindim.

Geçmişte başka sol siyasetlerin içinde yer almış ve birkaç sene önce; ‘işçilerin bağımsız partisi’ni kurmak için yola çıkmıştı. Ve bu yolda ilk olarak İşçi Kardeşliği Partisi (İKP)’nin Genel Başkanlığı görevini yaptı.

Hatta 1 yıl kadar önce farklı gelenekten gelen bir grup insanla Türkiye İşçi Partisi’ni yeniden kurmak için girişimlerde de bulundu. 3 Şubat 2010’da İçişleri Bakanlığı’na başka bir grup dilekçe verince bu plan suya düştü.

O ve beraberindekiler bunun üzerine İKP’nin adını ‘Türkiye Birleşik İşçi Partisi’ (TBİP) olarak değiştirdi.

‘Kot Kumlama İşçileriyle Dayanışma Komitesi’nin yanı sıra ‘İşten Atmalar Yasaklansın Platformu’nda da rastladık O’na.

Sağlık hizmetinin paralı olmasına karşı çıktığı için şu ana kadar özel muayene açmayan, özel hastanede hiç çalışmamış bir ‘sosyalist’ti..!

Çapa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndaki bir öğretim üyesinden, Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan’dan söz ediyoruz…

Geçtiğimiz hafta ‘nur topu’ gibi doğan “HAS PARTİ”nin kurucular listesinde gördük adını Kılıçaslan hocanın.

Keşke görmez olaydık!

Prof. Kılıçaslan ve diğerleri kimin ‘Has’ı olacaklar onu ileride göreceğiz.

‘Sosyalist hocamız’ halkın kurtuluşu (!) için yer almış bu partide. Parti’nin gizli lideri gibi görünen Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’nun davetiyle yerini almış safta. Bekaroğlu’nu hatırlıyoruz; bir dönem Ertuğrul Günay’ın da içerisinde adı geçtiği ‘Müslüman Sol Hareket’in öncüsü…

Şu Has Parti’yi Numan Kurtulmuş’un tabiriyle bir tanıyalım; “Sağcı değiliz, solcu değiliz, liberal değiliz, muhafazakar da değiliz...”

Biz de sorarız, “Ee o zaman siz nesiniz hocam?”


"YEDEĞİN DE YEDEĞİ OLMAK"


Bizim ‘sosyalist hocamız’ Kılıçaslan’a göre ise Latin Amerika ülkelerine benzer politikalar üretecek ve halkın kurtuluşunu sağlayacak partinin ne olduğunu merak etmemek elde mi?

Sağdan ve soldan isimlerle yenilikçi, ılımlı, hafif esen rüzgarla gelen bir parti havası yaratılmaya çalışılan bu hareket nerede devreye sokulacak, zaman gösterecek.

Şimdi başa dönüyorum ve soruyorum:

Patronsuz parti, işçilerin kardeşliği ve birliği şiarıyla yola çıkan Prof. Zeki Kılıçaslan, ‘Acil durumlarda camı kır butona bas!' benzeri bir özelliğe sahip 'İkinci Tayyip’e ‘Yedek Güç’mü oldu?

Ve kendisine inanan, onunla birlikte hareket eden işçilere Numan’ın en soluna giderken ne dedi?

Sahi hocam, bütün bu serüven içerisinde ne yaptın?

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2