Anasayfa | TORBALI GUNDEM | IRFAN UYSAL dan MEKTUP, ADEM ARKADAS

IRFAN UYSAL dan MEKTUP, ADEM ARKADAS

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Yani bir nevi danışıklı dövüş gibi, al gülüm ver gülüm gibi bir şey oldu.

irfanuysal_tetoder_torbali_yazar_964707605.jpg

Geçtiğimiz günlerde Efem Dergisi internet sitesine girdiğimde önceden tanıdığım ve sevdiğim  bir arkadaşım olan Adem arkadaşın yazısını okudum. Yazısında Küçüker Ofset Matbaacılık’ın sahibi Necmi Küçük hakkında bir yazı kaleme alacağını belirtmişti. Çok merak etmiştim, Necmi için nasıl bir yazı kaleme alacağını. Ve o yazısının altına da bir yorum yazmıştım; Ne yazacaksın, açıkla yoksa beni uyku tutmaz... Adem arkadaş yazısını yazmış ve sitede yayınlanmış. Sevgili arkadaşım, yazını okudum ve şok oldum. Bu kadar hakaret dolu cümleleri insan kavga ederken bile kullanmaz. Şimdi yazını benim anladığım dilden ele alalım. Necmi Küçük’ü küçük düşürmek için her yolu denemişsin ve seviyeyi çok düşürmüşsün. Necmi ile 2000 yılında tanıştığını ve çok da bahtiyar olmadığını dile getirmişsin. Deme böyle Adem, Torbalı küçük, sevmesende içinde sakla... İsmail Uygur Necmi Küçük’e 38 Milyar ceza kestiğinde ben de oradaydım. Doğrudur, bu olay o tarihte tüm basına haber oldu zaten. İsmail Uygur Belediye Başkanı olarak o tarihte kesilen cezanın tahsili için tabi ki haciz gönderecektir. Bundan daha doğal ve normal bir şey yok. Av. Atilla Kaya hukuk bilgisini kullanarak Necmi’ye yardımcı oldu. İsmail Uygur kendisine göre görevini yaptı, o tarihte rakibi olan Atilla Kaya’da ona karşı zafer kazanmak için Necmi’nin yanında yer aldı. Necmi Küçük Atilla Kaya’nın yardımı ile mallarını bir şekilde kurtardı. Yani bir nevi danışıklı dövüş gibi, al gülüm ver gülüm gibi bir şey oldu. Evet, Zaire Pazarı’ndan Necmi’nin atılması senin gibi beni de çok üzdü. Ne yapabilirdik ki, develere barınak lazımdı. Güreş zamanı gelmişti... Adem arkadaş, bir şey demeden yazının devamına geçmeyeceğim. Vahap kardeş askere gitmeden önce kullandığı o yazıhaneyi kimden devir aldı dersin? Benden... Neden devrettim ve kaçtım Ayrancılar’a? Yukarıda dedim ya, danışıklı dövüş ve al gülüm ver gülüm olayları. İşte ben bu şekilde yapamayacağımı anladım ve Ayrancılar’a gittim. Çünkü İsmail Uygur bana sorun çıkarmıştı. Müracaat etmeme rağmen ruhsatıma bir zorluk çıkarıldı. 77 gün ruhsatsız çalıştım ve bir belediye çalışanı beni uyardı; İrfan belediyeden sana 640 milyon para cezası kesilecek... Ben de yazıhanemi devretmek zorunda kaldım işte Adem arkadaş. Adem arkadaş,  aranızdaki iş kavgasını yazman bence hataydı. Çünkü her aile kendi içerisinde kavga yapıyor ve ayrılıyor. Eskileri kaşıyorlar mı ki? Büyük yanlış bir yazı bana göre Adem. Adem arkadaş, belki senin ve benim bilmediğimiz bir konu vardır o oda secimlerinde. İki bilen (Necmi ve Vahap) yazsın ve açıklasın neler oldu ise. Orada bir yara varsa sen kaşıma kangren olur. Oda yöneticileri kararını verir. Adem arkadaş, bankalar bile ortak olurlar ayrılırlar ama sırlarını vermezler. Vahap, Hüseyin Abi ve Necmi arasında geçen para alışverişi ne seni ne beni ne de bir başkasını ilgilendirir. Adem arkadaş, bahsettiğin gibi Necmi Küçük eğer kaçak elektrik kullandıysa çok ayıp etmiş bunda yetim hakkı var. Şimdi burada senin ifadene göre Necmi yetim hakkı yedi, kaçak elektrik kullandı. Ve bu işi senin ifadene göre Torbalı’da gazeteciyim ve siyasetçiyim diyen iki kişi (Aydın Mimaroğlu ve Vahap Olgun) düzelttiler. Adem arkadaş, Necmi kaçak elektrik kullanarak ne kadar suç işlediyse onun bu yanlışını düzeltmek için çaba gösterenler de o kadar yanlış içerisinde olmuştur. Bak Adem arkadaş, Necmi’de ticari kafa var. Benim de gazetemi birilerinin kelimesiyle basmadığını çok iyi bilirim de söylemem bunu. Zamanı gelince o zat ile bir yerde oturur, abi kardeş olarak dertleşiriz. Ya Adem arkadaş, ben oruç tutmuyorum ama şu mübarek günlerde dini ve diyaneti karıştırmasaydın yazına da başka bir türlü ifade etseydin şu mühür gözlün ile Hacı abimize bazı şeyleri.. Adem arkadaş, kim nereyi karıştırırsa karıştırsın seninle ben bırakalım değirmene savaş açmayı da işimize bakalım... Adem arkadaş, yazında bahsettiğine göre  Banka konusunda iyilik yapmışsın. Atsaydın denize, balık bilmez ise halik bilir be... Adem arkadaş, İsmail Uygur Başkan oldu benim de işyerim yıkıldı ve işlerim bozuldu. Çoluk çocuğum ile zor güner geçirdik. Ne çileler çektim, ne sıkıntılar gördüm. Ama bir gün bile kimseye beddua etmedim. Adem arkadaş, İsmail kime mama dağıtıyor? Necmi’ye mi Vahap’a mı ben anlamadım. Vahap kardeş belediyeden resmi ilan harici beş yıl boyunca hiç ilan almadıysa sen haklısın derim. Reklamcıları gitsinler istesin. Biz de dernek olarak dergi çıkartıyoruz. Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlar yakında gidip reklam isteyecekler. Zaman gösterir bunları. Adem arkadaş, ben İsmail Uygur’a çıkıp bana reklam ver demem bilgine. Ama bana reklam da verilirse almam diyemem o da bilgine. Adem arkadaş, diyeceğim odur ki, gel biz bu işlere karışmayalım. Eşek ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır. Ben 15 senedir bu basın camiasının içindeyim. Ne yazılar gördüm, nelerle karşılaştım. Bir bak bana Adem arkadaş, neydim ne oldum ve nereye gidiyorum? Önce iş, aş ve ekmek Adem arkadaş. Kimsenin kimseye faydası olmaz. Bu dünyada ağlarsa analar ağlar, gerisi de yalan ağlar. Seni seven kardeşin İrfan,

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2