Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
HOCA CAMİDE
TORBALI Gazeteciler Cemiyeti ’ nin Başkan Vekili
Sevgili okurlarım, ben İrfan Uysal olarak Torbalı’da gazetecilik yapacak son kişiyim. Kendimi öyle görüyorum. Ama son kişiyken bir bakmışım ki; ilk kişilerden biri oluverişim. Bunu ben yapmadım. Bugün Torbalı’da yayın hayatını sürdüren Ege ve Büyük Torbalı gazeteleri beni insanlara böyle tanıtıyor. Usta gazeteci olduğumu, kıdemli olduğumu, basının tozunu yuttuğumu hep bu gazetelerden okudum. Gazete çıkarmanın zorluğunu ve güçlüğünü bilen iki gazete patronuna da benim hakkımdaki iyi dilekleri için teşekkür ediyorum. Geçmişte benim gazetem olan Gazete Torbalı ile Torbalı Hilal arasındaki tatlı rekabet gibi bir rekabet içerisinde bu iş yürüyecek. İki gazetemiz var ve ben aynı zamanda Torbalı Gazeteciler Cemiyeti’nin Başkan Vekili olduğumdan dolayı da her ne kadar Ege’de yazsam, iki gazetemize de eşit uzaklıktayım. Basında ne kadar çok rekabet artarsa o kadar çok kalite geleceğine inanıyorum. Ege’nin ve Büyük Torbalı’nın patronlarına teşekkür ediyorum, gazetecilik konusunda ortaya koydukları emekleri için sağolsunlar. Yıllar önce Gazete Torbalı’yı kurduğum yıllarda eğitimci ve gazeteci büyüğüm olarak tanıdığım Sami Bingöl Turan akıl danıştığım insanlardan biriydi. Torbalı’da saysam bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar danıştığım büyüğüm vardı. Bunlardan birisi de Sami Bingöl Turan hocamızdı. Benim yıllardır kullandığım köşe ismi olan “Çimdik”in isim babası da Sami hocamızdır. Akıl danıştığım insanlarla her zaman görüşürüm, hepsi de beni severler ve sayarlar. Kimse bu insanlara benim yanımda laf söyleyemez. Eğer söylerlerse benim tavrım çok sert olur. Büyüklerime yanımda laf söyletmem. Şimdi gerçekleri yazacağım diye Sami hocam bana darılır mı? Bence hayır... Sami hoca bir yazı ile, hele hele gerçekleri yazdığım bir yazı ile bana kırılmaz. Sami hoca geçenlerde bir yazı yazmıştı. Yazıda basın camiasından hiç kopmadığını ve yıllarca habercilik yaptığını ifade ediyordu. Bunlar doğru olabilir, buna diyebileceğim bir şey yok. Ama diyorsun ki yazıda; Torbalı’ya yerel basın geleneğini Büyük Torbalı Gazetesi getirdi... İşte buna diyecek sözüm var hocam. Ne demek bu? 1982’de Torbalı’ya atandığında bu ilçede gazete yoktu doğru. Peki ya ondan öncesi? Ertan Ünver’in çıkardığı gazete ne olacak? Matbaacı Nusret Sözder ustama bir sor istersen. Benim çıkardığım Gazete Torbalı’yı nereye koyacaksın? Torbalı Hilal ne olacak? Hocam, hocam... Ben bu mesleğin kompedanı olmuş biriyim. İstersen sana Torbalı’nın gazetecilik tarihini ve habercilik tarihini özetleyim. Kendini övmeyi, iş yaptığın insanları yüceltmeyi neden bu kadar seviyorsun ki hocam? Bırak, başkaları övsün seni. Hocam, eğitimci sensin. Ben eğitilen kişiyim. Senin yol yordam bilmen gerekmez mi? Bizim emeklerimizi neden hiçe sayıyorsun? Ben gecemi gündüzüme katarak bu ilçede gazetecilik yaptım. Baskılara karşı direndim, tehditlere boyun eğmedim, dayak yedim ve hastanelik oldum ama ertesi gün yine işimin başında oldum. Ben bu mesleği severek yaptım hocam. Her şeyimi gazetecilik uğruna kaybettim. Çoluğumun çocuğumun nafakasını insanların haber alma özgürlüğü uğruna cömertçe harcadım. Torbalı için, Torbalılı için her zaman elimi taşın altına koydum. Hiçbir zaman kaçak güreşmedim. Gelene ağam, gidene paşam demedim. Bazıları gibi ben de gelene ağam gidene paşam yapsaydım, padişahım çok yaşa naraları atsaydım şimdi ben de bir numara olurdum. Ama ben bunu yapmadım. Bak hocam, benim bir tane bisikletim var, onu da geçen bana şaka yapmak için saklamışlar çalındı diye o kadar üzüldüm ki... Başka hiçbir şeyim yok hocam. Üzerimdeki elbiselerim ve bir bisikletim. Parasız kaldık ama onursuz kalmadık hocam. Benim emeklerimi kimse gözardı edemez. Ben 2004 yılında o tarihte Büyük Torbalı Gazetesi’ni yayımlamakta olan Ömer Günaydın ve Büyük Torbalı’nın o tarihteki ortağı Bedri Küçük ile Çanakkale’ye Kolin Otel’de düzenlenen eğitim seminerine gittim. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Konrad Adenauer Vakfı tarafından düzenlenen bu seminerde çok şeyler öğrendik. Vasıflı gazete nedir, süreli yayın ne demektir, 212 nedir, icmal varakası nedir, raporlama nedir v.s... Bunların hepsini orada öğredik. O seminerde Ömer Günaydın ile birlikte bir karar verdik. Torbalı’ya dönünce gazetelerimizi günlüğe ve vasıflı hale çevirmeye orada karar verdik. Yani hocam, anlayacağın Torbalı’da şimdi günlük gazeteler varsa bunun mimarı İrfan Uysal ve Ömer Günaydın’dır. Aksini söylecek olan varsa buyursun söylesin. Sami hocam, yazının başında dedim ya, ben sana zamanında çok akıl danışmıştım. Ama konu Torbalı’nın gazetecilik tarihiyse, Torbalı’daki gazetelerin ve gazetecilerin değerlendirmesi yapılacaksa, bu konuda iki satır bir yazı yazılacaksa kimse kusura bakmasın bana söylecek çok söz düşer. O sebeple ben başka şeylere karışmam ama bu konuları yazacaksanız bana bir haber uçurun ben size en doğru bilgiyi veririm. Hadi hocam, kendine iyi bak....



del.icio.us
Digg
Yorum gönder