Anasayfa | TORBALI GUNDEM | Bıyıklar Kesilecek

Bıyıklar Kesilecek

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image emrah.serbest@boun.edu.tr

"...Burhan Özfatura’ya sorduk... Konu vergi olunca alanında uzman, Turgut Özal’ın danışmanlığını yapmış ve iki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan üstadımızın görüşlerini almadan yazmak olmaz. Telefonumuza davrandık ve Dr. Burhan Özfatura’yı aradık, yeni düzenlemenin nasıl olabileceği konusunda görüşlerini almak için. Başkan, anayasa mahkemesi kararını çok yerinde bulduğunu söyledi. Zaten Türkiye sermaye piyasalarından yabancı ülkelere yoğun şekilde temettü, faiz vb. irat transferlerinin olduğunu ve buna bir de vergi avantajı eklenince durumun vehametinin arttığını ekledi..."

 

 

 

 

 

Bıyıklar Kesilecek

Hatırlar mısınız bilmem bir zamanların meşhur tabiri “Bıyıklı Yabancı” deyişini. Ne demekti bıyıklı yabancı? Türkiye sermaye piyasalarında yabancı yatırımcıya sağlanan vergi avantajından yararlanmak isteyen yurtiçi yerleşik yatırımcının parasını önce yurtdışına çıkarıp sonra Türkiye’ye sokması olayını simgeleyen bir deyiş. İşte parasını yurtdışı üzerinden tekrar Türkiye’ye sokan böyle Türk vatandaşlarımıza Bıyıklı Yabancı deniyor. Haftanın son işlem gününde Anayasa Mahkemesi de menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesi konusunda yabancı yatırımcıya sağlanan avantajın kaldırılması daha doğrusu, yerli yatırımcı aleyhine gelişen eşitsizliğin giderilmesi konusunda bir karar aldı. Yeni düzenleme için de maliye bakanlığına dokuz ay süre tanıdı.   

Ne dersiniz bu eşitsizlik giderilirse yabancılar arasındaki bıyıklılar bıyıklarını kesmeye başlarlar mı? Belki de devlet iç borçlanma senetleri piyasasındaki bıyıksız yabancı takası yüzde 20’lere doğru gerileyebilir.

***

Burhan Özfatura’ya sorduk...

Konu vergi olunca alanında uzman, Turgut Özal’ın danışmanlığını yapmış ve iki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan üstadımızın görüşlerini almadan yazmak olmaz. Telefonumuza davrandık ve Dr. Burhan Özfatura’yı aradık, yeni düzenlemenin nasıl olabileceği konusunda görüşlerini almak için. Başkan, anayasa mahkemesi kararını çok yerinde bulduğunu söyledi. Zaten Türkiye sermaye piyasalarından yabancı ülkelere yoğun şekilde temettü, faiz vb. irat transferlerinin olduğunu ve buna bir de vergi avantajı eklenince durumun vehametinin arttığını ekledi.

Tamam nihayi vergi niteliğinde alınan bono ve döviz vadeli kontratları kazançlarından alınan stopaj yabancı ver yerli için eşitlenecek, ama nerede buluşulacak? Daha önce yerli yatırımcıdan yüzde 15 oranında alınan ve kriz nedeniyle yerliler için yüzde 10’a düşürülen, yabancı için de sıfırlanan stopaj 0’a düşürülemez, bu konudaki kısıt da malum bütçe açıkları. Bu konuda Özfatura, daha önce bizim de çoğu kez ele aldığımız “Gölge Ekonomi” başlığı altında irdelediğimiz kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması gerekliliğinden bahsetti. Aynı şekilde vergi oranlarını yükselterek vergi gelirlerini artırmak yerine vergi gelirlerini makul seviyerlerde tutup vergi tabanını genişletmenin nihayi çözüm olacağı muhakkak.

***

Başka Sorunlar da var...

Menkul Sermaye İratlarının vergilendirilmesi hususundaki tek karışıklık bu adaletsizlikten kaynaklanmıyor. Kriz nedeniyle 13.11.2008’de resmi gazetede yayınlanan ve 14.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren tebliğle birlikte hisse senetlerinden alınan stopaj sıfırlandı. Fakat aynı tebliğde, Yatırım Ortaklığı senetlerinden elde edilen gelirlerin yatırım fonları katılma belgeleri ile aynı kategori de yer aldığı için, menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetlerinden doğan karlarla, hisse senedi işlemlerinden kaynaklanan zararların ilişkilendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bu da yatırımcıların, zaten yönetim ve benzeri giderleri olan yatırım fonlarından biraz daha kaçmasına neden oldu.

Bir de işin finansal mantık kısmı var. Siz devlet olarak istediğiniz kadar vergilendirin bonolarınızı, nihayetinde piyasada faizleri yatırımcıların kendileri belirliyor. Siz vergi oranlarını yükseltiyorsunuz belki ama gösterge kağıdın bileşik faizi yüzde 7.90’lardan yüzde 8.60’a bir çırpıda gelebiliyor. Yani vergi olarak aldığınızı hatta belki de daha fazlasını faiz gideri olarak ödüyorsunuz, yatırımcı sizden bunu zaten talep ediyor. Neden düşük faizlerle hızlı kalkınan, daha güvenilir bir ülke idare etmek varken biraz daha yüksek faizle uğraşalım ki.

Anayasa mahkemesinin bu kararı belki bütçe dengesini çok etkilemeyecek ama, vergi gelirleri ve faiz giderleri artacağından faiz dışı dengenin biraz daha arzu edilebilir görünmesini sağlayabilir. Ne diyelim önümüzde 9 ay var. Umut ediyoruz ki bu 9 ay en güzel şekilde değerlendirilir. Bu süre zarfında daha adil vergilerin olduğu, dolaylı vergilerin daha az yer aldığı ve vergi tabanının artırılmasını sağlayabilecek bir vergi düzenlemesi görmek dileğiyle.   

emrah.serbest@boun.edu.tr

emrah.serbest@gmail.com

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2