Anasayfa | TORBALI GUNDEM | TOPARLANMALIYIZ!

TOPARLANMALIYIZ!

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Aslında açılımdan söz etmek yerine daha da toparlanmamızın gerekliliği halkımıza anlatılmalıdır. Birileri TÜRK açılımı, birileri ÇERKEZ açılımı, birileri ARNAVUT açılımı, birileri de RUM, ERMENİ açılımından söz etmeye başlarsa tarihi tekerrürdür.

 

 

 

 

Sırat köprüsünden daha zorlu bir geçiş sürecine sokulmanın eşiğindeyiz.

Kardeşliğimizi, emperyal güçlerin dayattıkları yenidünya düzenine ayak uydurma adına yok edecek sonu felaketlere varacak bir yola giriyoruz.

Aslında ülkemizin önünde kullanabileceği çok büyük fırsatlar olduğunu görmekten aciz durumdayız. Mevcut Konjonktürü çok iyi okuyarak yıllardır kaybettiğimiz haklarımızı ve itibarımızı geri alabilecek konumda iken her şeyi kaybetmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz.

Son günlerde tartışılan AÇILIM sürecine karşı gösterilen hassasiyetlere ve reflekslere kulak vermek zorunda olduğumuzu idrak edemiyoruz. Kürt kardeşlerimizin de bu hassas dönemleri ve takınılan aldatıcı tavırları çok iyi değerlendiremedikleri ortadadır.

Türkiye Cumhuriyetinin Milli reflekslerinin ve bu reflekslere sahip dinamiklerinin gücünü kabullenmeden siyaseti yönlendirme girişimlerinden vazgeçemiyoruz.

Milletin, tarihi ve yaşadığı coğrafyada bin yıldır elde ettiği tecrübelerinden kaynaklanan yönetim anlayışından vazgeçemeyeceğini, günü geldiğinde de haklıyı haksızı ayırt etmeden devreye girebileceğini düşünemiyoruz. Çeşitli denemelerin boşa çıktığını ve birçok acı müdahalelerin olduğu gerçeğini göz ardı ederek gösterilen iyi niyet ve hoşgörüyü suiistimale kalkışanları uyarmıyoruz.

Geçmişten günümüze baktığımızda, coğrafyamızda zamanın şartlarına göre pozitif anlamda değişimlerin yaşandığını, zorlamalar karşısında coğrafya üzerinde kazanan olmadığı gibi kaybedenin de masum halk kesimlerinin olduğunu unutuyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan beri kendisine dost ve düşman olabilecek halklara karşı reflekslerini hep canlı tutmuş ve her defasında da çok sert ve acımasız tepkiler göstermiştir. Bu tepkileri yıllar içinde azalarak devam ederek günümüze kadar gelmiştir.

Günümüz koşullarında sözde Kürt realitesine sıcak bakan bir yönetim anlayışı sergilendiği görüntüsü oluşsa da 1925 yılından günümüze çok ağır bedeller ödemiş devletimiz yıllar içinde kendi hataları da olsa hiçbir zaman bölücü teröre ve zihniyetlere pirim vermemiştir, bundan sonra da vermesi düşünülmemelidir.

Kürt kardeşlerimizin aldatılan bir bölümü ayrılıkçı terörün siyasallaşmasını hamasi duygularla karşılayıp, ülkeyi yönetenlerin gösterdiği basiretsizliği istismar ederek hiçbir şey elde edemeyeceklerini bilmeleri gerekmektedir. Veya bunları birileri anlatması lazımdır.

Bin yıldır birbirleri ile Amca, dayı, hala, kuzen, kardeş, elti, ini, yenge, dede olmuş ve devasa bir kültüre erişmiş bu milleti ayırmak kimsenin haddine olmadığı apaçık ortadadır.  Türk Milleti bir soy ve ırk milleti değildir ve olmamıştır. Irka dayılı bir milliyetçilik anlayışını da her zaman ret etmiştir. 

Atatürk’ün Vizyonunu okuyamayan yöneticilerimizin, bu güne kadar sistemi koruma adına yaptıkları bilinçsiz baskı ve kontrol altında tutma anlayışları son 10 yılda insan haklarına dayalı, demokrasinin daha da gelişmesi ve hukukun üstünlüğü anlamında çok büyük değişime uğradığı gerçeğini kabul ederek, bu değişikliği istismar etmekten kaçınmalıyız.

 Ahmet Kaya Kürtçe şarkı söylediği için aşağılanmıştı ama bugün Kürtçe şarkılarla coşup eğleniyoruz, devletin resmi kanalında 24 saat boy gösteriyoruz gibi sakat bir düşünce tarzından güç almaya kalkışıp, kendimizi ötekileştirme duyguları ile ayrılıkçı terörden medet umma anlayışına teslim etmemeliyiz.

Bir can için duygusallığa teslim olmanın bin can’a mal olabileceği gerçeğini unutmamalıyız. Tarihimizde yaşadığımız hatalarımızın bedelini Çanakkale’de ve Kurtuluş savaşında binlerce canla ve şehitlerimizin akan kanıyla ödediğimizi unutmamalıyız.

 İnsanlık tarihi boyunca iyileşmenin önünde hiçbir güç duramamış ama dünyayı istediği gibi yönetme hastalığına sahip emperyalist güçler, iyileşmeye ihtiyacı olan toplumları ayrılıkçı teröre ve ihanete yönlendirerek ezilmelerine neden olmuşlardır.

Türk Silahlı Kuvvetleri bile son günlerde Ülkemizde yapılanlara hoşgörü ile bakmayı içine sindirmeye çalışarak geçmişi ile yüzleşirken, Siyasi iktidar, sözde kültürel değişimler için çeşitli adımlar atarken, Terörist başının devreye sokulması, DTP’nin beyan ve eylemleri, durumu provoke etmekten ve çözümsüzlüğe yelken açmaktan başka hiçbir işe yaramaz.

Aslında açılımdan söz etmek yerine daha da toparlanmamızın gerekliliği halkımıza anlatılmalıdır. Birileri TÜRK açılımı, birileri ÇERKEZ açılımı, birileri ARNAVUT açılımı, birileri de RUM,  ERMENİ açılımından söz etmeye başlarsa tarihi tekerrürdür.

Türkiye cumhuriyeti devletini ve sistemini ret eden hiçbir anlayış ve eylemin Kürtler için çözüm olmayacağı gerçeği kafalara kazınmalıdır. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Ak Parti hükümeti bu gerçeği bütün açıklığı ile açıklamak durumundadırlar.  

Bölücü başının, hamaset söylemler ve eylemler ile kahraman ilan edilmesinin, Milletin infialine yol açacağını, KÜRT halkının sosyal ve kültürel manada hiçbir şey kazanmayacağını, aksine milli refleksleri acilen harekete geçen sistemin celaliyle karşı karşıya kalacaklarını anlamalıdırlar.

Dünya Konjonktür’üne bakıp, tarihi tecrübeleri alt alta toplar isek;  Devletimizin zülfüyârına dokunulmaya yeltenmenin faturasının ALLAH korusun ağır olacağı göz ardı edilmemelidir.  

En önemlisi; Pusuda bekleyen, Cumhuriyet ve Demokrasi söylemleri ile her an ortaya çakabilecek olan asıl düşmanlar asla ve asla göz ardı edilmemelidir.

Kürt kardeşlerimin Dimyata pirince giderken evlerindeki bulgurdan olmamaları ve en önemlisi Şeyh Sait isyanı öncesindeki Palu’ya, Tunceli’ye ve Elazığ’a varmak üzere iken kazaya uğramamaları samimi arzumdur.

Kavun yağma edilirse sahibi iki eliyle kaparmış.  

ESEN KALIN

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Bu yazıyı oyla
3.67
Powered by Vivvo CMS v4.1.2