Anasayfa | TORBALI GUNDEM | SİNDİRİLMİŞ KITALALAR ( YENİLDİK EY HALKIM!!!)

SİNDİRİLMİŞ KITALALAR ( YENİLDİK EY HALKIM!!!)

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Sonra adına divan başkanı denen adam çıkıyor; yürümenin zor olduğu hınca hınç dolu salonda her adaya 80’er imza için toplam 30 dakika veriyor.Ama bir sorun var; Ertan Çelik tarafına imza atmak isteyen delege Faruk Akpunar’a imza atan sindirilmiş kıtaların üzerinden geçmesi lazım.Hadi buradan geçtin divanın üstüne çıkıp dikilen komplekslerin efendisine görünmemek lazım.Hadi dik duran delege bunu da geçti; bu seferde delege kartında rakamla liste uyuşmadığı için en az 3 dakika ismini bulması gerek.İki listeye imza atacak en az 162 kişi tüm bunları da 30 dakikada yapmak zorunda.Çapak delegesi 70 yaşındaki Gazi amca zaten tüm bunları yardımcı olunmadan yapsa gider wıpe-out’a katılır.

Oysa her şey ne kadar güzel başlamıştı. Son gün baskılarına rağmen dik duruşunu bozmadan toplanma noktasına gelen arkadaşlarla birlikte belediye binasına yürürken  dört yıl önceki heyecanı tekrar  yaşamıştım. Bizi karşılayan davul- zurna ekibinden  kongrenin şölen havasında geçeceği anlaşılmıştı. Ama ne yazık ki davulun sesi uzaktan hoş gelmişti.

Kongre salonuna girip ortalığı yayılan biat etme yarışına girmiş delegasyonu görünce midem bulandı.Her kongrede  boynunda delege kartı asılı insanlara baktıkça imrenirdim. Çünkü şimdiye kadar hiç delege olamadım.Bu sefer imrenmedim, hatta delege olmadığım için şükrettim.Bir parti düşünün; partiye katılan yeni üyelere rozet takmak için sahneye davet edecek. MYK üyesi ve il başkanı rozet takacak ama bu rozet takılan insanlar arasında bile delegeler  bulunacak. Hangi vakit üye oldun ? Hangi vakit delege oldun ? diye sormazlar mı adama.  Yıllardan beri parti üyesi olmak için insanlar yan parende atarlarken aklınız neredeydi ? Bu yüzden son kale Ayrancılarda 69 üye olup 76 delege çıkmakta.Bu yüzden göz korkusuna merkezden buralara delege yazılmakta.  Tabi bahane hazır; o zaman ki başkan Ertan Çelik idi değil mi? Zaten 7 yıldan beri yapılan her yanlış işin tek sorumlusudur Ertan  Çelik değil mi? Kafanız Ertan Çelik kadar taş düşsün inşallah.

Bir ilçe yönetimi ilçe kongresini yaparken tüm organizasyonu doğru bir şekilde üstlenmek zorundadır.Yani hiç olmazsa  iki yılda bir gün  ilçe yönetimi olduğunuzu hatırlayın. Yapılan yanlışlar diz boyu. Girişte insanlar delege kartlarını bulmak için neredeyse üst üste çıkacaklar. Bu görev 2-3 tane zibidiye bırakılmayıp delegeyi tanıyan deneyimli üyeler tarafından yapılsaydı ne olurdu ? Ne olacak her delege onura edilip delege kartı bir madalya gibi boynuna asılırdı. Kadın ve yaşlı delegelerde ezilme tehlikesi yaşamazdı.

Sonra adına divan başkanı denen adam çıkıyor;  yürümenin zor olduğu hınca hınç dolu salonda her adaya 80’er imza için  toplam 30 dakika veriyor.Ama bir sorun var; Ertan Çelik tarafına imza atmak isteyen delege Faruk Akpunar’a imza atan sindirilmiş kıtaların üzerinden geçmesi lazım.Hadi buradan geçtin divanın üstüne çıkıp dikilen komplekslerin efendisine görünmemek lazım.Hadi dik duran delege bunu da geçti; bu seferde delege kartında rakamla liste uyuşmadığı için en az 3 dakika ismini bulması gerek.İki listeye imza atacak en az 162 kişi tüm bunları da 30 dakikada yapmak zorunda.Çapak delegesi 70 yaşındaki Gazi amca zaten tüm bunları yardımcı olunmadan yapsa gider wıpe-out’a katılır.Ayrıca Faruk Akpunar’a atılan imza sayısı sanırım 250 falan olmuştur.Yani gerekli imzanın 3 katı. Peki bu durumda sayın divan neden kesmedi. Neden kargaşayı önleyemedi ? Nedeni açık ; biat edenlerin bir türlü kutsallığını kavrayamadığı delegeliğinin rezil ve kepaze bir şekilde satışının gerçekleşmesinin son evresidir bunlar.

 

Şimdi ne olacak ?

 

Artık yenilmiş ordular kadar / Eziktik, sahipsizdik / Geçip gittik, parka ve yürek paramparça, / Gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik.. mi diyeceğiz

            Tabiî ki hayır; Öncelikle kimseyi tebrik etme gereksinimi duymuyoruz.Ayrıca hiçbir yere gitme niyetinde de değiliz. Şimdiden iki yıl sonraki kongrenin startını veriyoruz. Arkadaşlarla  kurduğumuz birlikteliği koparmak niyetinde değiliz.Partili olmanın verdiği terbiye ile ortada dönen alım satım hesaplarını bir süre görmezden geleceğiz.Hakkı olan hakkını alsın.Önümüzdeki günler oldukça hareketli günler yaşayacağız.Ben de bu aralar Sibel Can’ın güzel bir şarkısı ile kendimi avutacağım. Bu aralar tam benim ruh halimi anlatıyor.Nakarat kısmını sizlerle paylaşarak yazımı bitiriyorum. 

            Üzülsemde umursama, insan böyle olgunlaşır,

            Kimselere yük olmadan, bizde acı evde yaşanır….

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2