Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
İŞTE GİDİYORUM ÇEŞMİ SİYAHIM…
İşte durum bundan ibaret koca yürekli adam. insanın saçlarına düşmeyen aklar bir anda düşüncelerine üşüşür, ve işte o anda farkeder ki hayat sanılan daha hızlı akıp gitmektedir. bu durumda gelecek planlarının, işin gücün, kazanılan veya kaybedilen paraların anlamı kalmaz.
Her veda zordur, her veda hüzünlü ama her veda yeni bir başlangıçların habercisi olduğu için biraz da heyecanlıdır. Benim de her vedada aklıma Cahit Sıtkı’nın meşhur Abbas şiiri gelir. Aslında matrak bir hikayesi vardır bu şiirin.Cahit Sıtkı’nın akşam olmadan içki vermediği meyhaneci ile arasındaki tatlı atışmayı konu alır.Haydi Abbas Vakit tamam/ Akşam diyordun, işte oldu akşam/ Kur bakalım çilingir soframızı/Dinsin artık bu kalp ağrısı….
2-3 yıllık yazı hayatımda 3 yerel gazetede ve bu sitede sataşmadığım adam kalmadı. Bazıları çok kızdı, bazıları ise çok olgun davrandı.Bir kısmı ise ciddiye almadı.Birazdan hatırlayabildiğim herkesten özür dileyerek olayı tatlıya bağlamaya çalışacağım ama öncelikle bana bu sitede maksimum tolerans sağlayan koca yürekli adama birkaç şey söylemem gerek;
Sevgili ağabeycim; senin de beklemediğin bu veda; son yazımda parti büyüğüne tavernacı, ilçedeki bir büyüğümüze de cemaatçi yaftalarını yapıştırdıktan sonra çıkan tepkilerle bir alakası yok. Son kongrede alınan şok yenilgiden sonra acımı evde yaşarken çok düşündüm.
İlçedeki tüm yerel gazetelerde yazmama ve müthiş bir okunurluk sağlamama rağmen burada yazmak çok farklı idi.Yerelde yazıp bir gün içinde 1-2 bin kişiye ulaşmaktansa burada yazıp 1-2 kişiye ulaşmak daha önemli idi benim için. Sende biliyorsun ki bu mantıkla yazdım yıllarca. Ayrıca bu sitede, ilçe dışında olan Torbalıların ilçede olup biten hakkında en sağlam bilgi alabileceği bir kaynak olduk.Bazen yazdıklarımızdan dolayı bilgisayarını pencereden atacak kadar kızdırdıklarımız da oldu. Bazen de yazılara verilen tepkilerden ‘bu da mı siteye giriyor’ dedirten şaşkınlıklar yaşadık. İlk günden beri senden aldığım güçle her zaman dik durdum. Ara sıra efeler gibi diz vursam da hiçbir zaman diz çökmedim.
Ama artık yoruldum be abi! İlçenin bu suni ve kuşatılmış gündemini takip etmek bir dolap beygiri gibi dönmekle eşdeğer gibi. Zaten kafam da bir sürü ayrı düşünce dolaşırken artık bu kısır döngüye bir son verme zamanıdır dedim kendi kendime.Baksana artık kendi kendimi tekrarlamaya başladım.Bir yazar için çok tehlikeli bir durum bu. Hani baş başa kaldığımızda konuşurduk, siteyi taşımak istediğimiz yüksek hedeflerden bahsederdik.Sen hep ‘şu haftalık baskıya bir girebilsek, bak neler olacak’ derdin ama bir türlü de basamazdık.Basamayacağımızı ikimizde iyi bilirdik aynı zamanda. Çünkü yüksek maliyet istiyordu bu işler. Biz ise yanaşma basın gibi bir güç grubuna(belediye yada cemaat) sırtımızı dayamayı hiç düşünmedik.
Bazen bu yazma işine o kadar kapılıyordum ki, inanır mısın mesleğimi bile unuttuğum oluyordu. Kendimi bazen büyük bir gazetenin editörü sanıyordum. Geçen gün ne düşündüm biliyor musun ? büyük oğlum bu sene okula başladı ya, artık okumayı söktü kerata,bülbül gibi şakıyor.Ufaklık da artık derdini anlatacak kadar konuşmaya başlamış. Ama inanırmısın ben aynı evin içinde bile bunları fark edememişim , yazık bana. Tüm bunlar olurken bir türlü kafamı boşaltıp kendimi onlara verememek ne kadar acı değil mi? Her gün eve geldiğimde, acaba dışarıda iken hangi dengesiz hangi takma isimle, hangi IP’ten hangi belden aşağı yorumu yapmış olabilir diyerek bilgisayarın başına gittiğimde nelerden vazgeçmek zorunda kaldığımı düşünüyorum ve kahroluyorum.Birde tüm bunları hep saf bir iyi niyetle, bir gün gelecek toplum bilinçlenecek diyerek yapıyordum.Ne kadar safmışım. Ya da geceleri çocuklar uyuyup el ayak çekilince eşimden bir muhabbeti sakınıp herkesi çıldırtacak yazıları yazmak için harcadığım vakitler geliyor aklıma. Sevgili eşim bilgisayara oturduğumda göz ucuyla ekrana bakıp işim olduğunu anlayınca beni yalnız bırakırdı. Ben ise ekrana önce bir proje açar o gittikten sonra da yazmaya devam ederdim.Hayatımın en acı itirafı bu olsa gerek.
İşte durum bundan ibaret koca yürekli adam. insanın saçlarına düşmeyen aklar bir anda düşüncelerine üşüşür, ve işte o anda farkeder ki hayat sanılan daha hızlı akıp gitmektedir. bu durumda gelecek planlarının, işin gücün, kazanılan veya kaybedilen paraların anlamı kalmaz.
Senden affımı istiyorum sevgili editör.Gerçi yazmadan nasıl yaparım bende bilmiyorum ama kararlıyım, en azından ciddi bir süre yokum.Geçen Perşembe ne oldu biliyor musun? Hani ilçe kongresi günü.Senin ordan ayrılıp çarşıdan eve yürüyerek gelirken 2-3 kez ezilme tehlikesi yaşadım.Sersem gibi bir haldeydim.Ama bilgisayarın başına geçip bundan önceki yazımı(Sindirilmiş kıtalar) yazınca anında normale döndüm.Yani böyle bir deşarj olma yöntemimde artık olamayacak. Ama sitenin en hızlı takipçisi olacağımdan şüphen olmasın.Özellikle yorumlarda görüşeceğiz.Hakkını helal et, Allah yolunun açık etsin..
Şimdi müsaade edersen biraz özür dileyerek bitirmek istiyorum.
Öncelikle kendisi okumasa da casusları tarafından yazılarımı izlediğini tahmin ettiğim Cumhuriyet Halk partisi kadrolu divan başkanı ve belediye başkanı R.İsmail Uygur,
Kendisini ünlü bir tavernacıya benzettiğim sayın MYK üyesi Savcı Sayan,
Bu benzetmeden alınan Ağrılılar derneği ve değerli başkanı sayın Suat Akyol,
Diğer tüm hemşehri dernekleri ve üyeleri,
Encümen-i danış üyeleri,
Arkalarında cemaat desteği olduğunu ima ettiğim Sarıgül’cü arkadaşlar,
Gülen Cemaatinin ilçede bulunan değerli üyeleri,
Kendilerinin milletvekili zanneden İl genel meclisi üyeleri
Bir türlü ellerindeki gücü fark edemeyen belediye meclisi üyeleri
Bir ara fena şekilde kapışmamız yüksek oranda reyting alan ve daha sonra bir platformda kendisini tanımaktan mutlu olduğum Cenk Sarıgöl,
Sevgili okul arkadaşım ve bana göre siyasette her zaman olması gereken bir isim M.Atilla Kaya,
Son dönem aynı safta siyaset yapma şansını yakaladığım gönüllerin başkanı; Ertan Çelik,
Torbalıspor’un özverili başkanı, Hamit Karasu,
Kendi gazetelerinde bile kendilerini çılgınca eleştirdiğim halde gık’larını çıkarmayan bana göre yerel basının iki genç duayeni; Abdülvahap Olgun ve Ömer Günaydın,
Kendisi hakkında haddimi aşan eleştirilerde bulunduğum AKP ilçe başkanı Hüseyin Söyler,
Hacı Muzaffer Sekban,Halef Behçet Çınar, kıyak emekli Sedat Uzunbay,Gak demeden 2.kez başkan olan adam Faruk Akpınar, Ayşecik,Fırçacık,Fatmacık, Kör Rıza’nın Torunu, Surları delen adam Hasan Yılmaz, Değişimlerin efendisi Nemci Küçük,Sendikacı ağabeyler, Sivil toplumun kanaat önderleri- aman Allahım ne kadar çok isime sallamışım-Basın bürosundaki arkadaşlar,My frıend Kubi, Sıra dışı yazar Hüseyin Günaydın, Bana göre siyasetin ona ve onun siyasete vereceği çok şey olan Dr.İbrahim Öz, Yüce insan Muhsin Yener, Mehmet Sinkil,Cemil Zeybeker,Burhan Türe,Hikmet Uygur(en çok senin tavırlı olman burkuyor beni)
Denizbank eski müdürü ve atletik vücutlu insan; sevgili Osman Korkmaz,
İlçemize hizmet etmiş ve etmekte olan bürokratlarımız;
Öncelikle tabiî ki her türlü eleştiriye açık insan Ruhi Gündoğdu,
Birahane açılışı yapan ismini hatırlayamadığım eski Emniyet Müdürü,
Özel idare müdürü; muhteşem Süleyman Kaya ve Özel kalem müdürü zarif eşi,
Görevdeyken ve emekliliğinde her zaman saygı duyduğum insan Mehmet Kılınç
Ve aklıma gelmeyen diğer isimler; burada kaleme aldığım yazılarda siz istemeseniz de isimlerinizi kullandım. Çünkü sizler topluma mal olmuş insanlardınız ama bu yazılarda istemeden ve isteyerek sizleri kırdıysam herkesten teker teker özür dilerim.Öncelikle hakkınızı helal edin.Benden yana da helal olsun.Yüce Rabbim hepinizin yolunu açık etsin.Saygılar sunarım. Sevgiyle ve ışıkla kalın.
abbas
haydi abbas, vakit tamam;
akşam diyordun işte oldu akşam.
kur bakalım çilingir soframızı;
dinsin artık bu kalp ağrısı.
şu ağacın gölgesinde olsun;
tam kenarında havuzun.
aya haber sal çıksın bu gece;
görünsün şöyle gönlümce.
bas kırbacı sihirli seccadeye,
göster hükmettiğini mesafeye
ve zamana.
katıp tozu dumana,
var git,
böyle ferman etti cahit,
al getir ilk sevgiliyi beşiktaş'tan;
yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
Cahit Sıtkı Tarancı



del.icio.us
Digg
Yorum gönder