Anasayfa | TORBALI GUNDEM | UNUTKANLIK!

UNUTKANLIK!

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Siyasetin ve siyaset dilinin temel özelliği yorumlanabilmeye ve aynı zamanda yorumlara açık olmasına dayanır.

 

 

 

Aradığınız  her  neyse,  onu  kendi  içinizde  bulursunuz.  Olimpos’ta,  Tanrılar  hani  tartışmaya  başlamışlar  hep  birlikte.  Bunu  nereye  koyalım  demişler.  Kimi  Tanrı;  yerin  yedi  kat  altına  gömelim  demiş.  Diğer  bir  tanrı;  olmaz  demiş,  orada  çabuk  bulurlar.  En  iyisi  onu  okyanusların  en  derin  yerine  gömelim.  Bir  diğeri,  onu  en  yüce  dağların  tepesine  saklayalım ki,  bulamasınlar  demiş.  Sonunda  karar  vermiş  Tanrılar.  Onu  öyle  bir  yere  koyalım ki,  insanların  en  yakınına,  içlerine  koyalım ki  orada  bulamazlar  onu  demişler.  Ve  insanlar  içlerinde  bir  kalplerinin  olduğunu  o  andan  itibaren  unutmuşlar.  Oysa,  çok  uzaklarda  değil,  hemen  yanı başlarında,  her  an  kendi  varlığını  hatırlatan  bir  organın  varlığı,  insanları  ne  kadar  ilgilendiriyorsa,  onu  anlamakta  ayrı  mesele  insanlık  için.

‘gerçek  bulunmaz  aranır’  denir.  Herhalde  insan  kalbi de  hiç  bulunmayacak  bir  yere  konmuş. Onu  aramadıkça,  bulmak  mümkün  olmuyor  anlaşılan.  Oysa,  hayatta  aradığımız  şeyleri,  nasıl  bulacağımızı  bize  o  gösteriyor.  İşte,  aradığınız  neyse,  onu  kendi  içinizde  bulursunuz  sözü de  bizlere  neyi,  nerede  bulacağımızı  unutmadan  yaşamamız  gerektiğini  çok  güzel  anımsatıyor.

 YANILMAK

Siyasetin  ve  siyaset  dilinin  temel  özelliği  yorumlanabilmeye  ve  aynı  zamanda  yorumlara  açık  olmasına  dayanır.  Bu  yorumlamalar  özdeş  düşme  özelliği  taşıyabildiği  gibi,  yapıcı  eleştirel  yaklaşımlar  biçiminde  ve  yıkıcı  eleştirel  biçimler de  taşıyabilir.  Ama  aynı  siyasetin  insanları,  yapıcı  eleştirel  yaklaşımla  bu  yorumlamalara  katılırlar  genellikle.  Tabii,  bunlar  siyasetin  içsel  kısımları  olarak  kalır.  Süreç,  bu  gitgellerin  içinde  yanılsamayı da  beraberinde  getirir  doğallıkla.  Yanlış  anlaşılmalar,  yanlış  söylemler,  söylenmemiş  içerikler,  içi  boş  kalmış  sözcükler,  doğa  ile  insan  arasındaki  göze  görünmez  ilişkiler,  yani  insanın  doğaya  uyum  sorunu,  ister  istemez  hata  kavramını  gündemine  getirir  insanın.

Aynen  Kılıçdaroğlu’nun  ben  türban  için  böyle  demedim  söylemine  eşit  düşen  hata  kavramı  gibi.  Doğa ve  insan,  göze  görünmez  ilişkiler,  uyum  sorunu.  Ve  tabii ki,  buruk  gülümsemeli  yorumlar. İnsan  yanılmak  içindir. Deneme- yanılma  üzerine  kurulu  öğrenmenin  özünde,  insan  yanılmak  içindir.  Yanılmanın  olduğu  yerde,  düzelme  vardır,  düzeltme  vardır.       

Neler  olduğunu  bu  haftalarda  daha  iyi  anlayacağız  CHP’sinde. Söylentiler,  duyumlar  İzmir’in  ve  ilçelerinin  görevden  alınacağı,  yeni  yönetimlerin  atanacağı  ve  bu  konuda  çalışmaların  başlatılmak  üzere  olduğu  yaygın  şu son  günlerde.  PM  üyesi,  Alaattin  Yüksel  ve  Ayhan  Yalçınkaya’nın  İzmir  ile  ilgilenecekleri  her  tarafta  bilinen  ve  söylenen  bir  durum.  İnşallah  hayırlısı  olur.  CHP  içerisinde,  değişimlerin  yavaş  yavaş  başlayacağı  sinyalleri  veriliyor.  Ama  tabii  bu  ağırlıklı  olarak,  Önder  sav  tarafından  gerçekleştirilecek  olan  bir  misyon  olarak  görülüyor.  Kılıçdaroğlunun  parti  içerisindeki  ağırlığı  ise  biraz  meçhul.  Yalnız,  İzmir de  sular  durulmayacak  gibi.  Şimdiden  beklentiler  yüksek  tutuluyor  değişim  için.  Değişimin  ise  temel  sebebi  zaten  biliniyor.  Artık,  eski  kadroların  yenileriyle  değiştirme  zamanı  geldi  diye  söyleniyor.  İzmir  ve  yönetimler,  bazılarının  sulta’larına  bırakılamayacak  kadar  önemli  ve  değişim  şart  diyorlar.  Kocaoğlu’nun  İzmir de  hem  yönetimsel  olarak  sıkıntısı  var,  hem de  yönetimsel  olarak  sıkıntısı  var.  Bu,  nasıl  oluyor  demeyin.  Kocaoğlu’nda  hem  İzmir’i  yönetememe  sıkıntısı  var,  hem de  il  yönetimi  ile  sıkıntısı  var.  Belki de  değişim,  en  çok  ona  yarayacak. İl’den  destek  gördüğü  zaman,  toplumdan da  destek  görme  şansı,  bu  kadar  yükselen  tepkilerden  sonra  artabilir. Geçen  hafta,  Gaziemir,  Koyundere  sıkıntıları,  bu  hafta  Hatay,  üçkuyular,  Narlıdere  güzergahı  sıkıntıları.  Nereye  kadar  sürer  kendileri  bilirler.  Ama  gerçek  olanın,  İzmir’in  iyi  yönetilmediği  gerçeği,  ayan  beyan.  Taşkesikle  başlayan  olayın  arkasının  geleceği  bir  gerçekti.  Unutmayalım,  sessizliğin  arkası  fırtına. Kimse  çöplük  konusunu  unutmuş  değil.  Herkes,  sadece  beklemede. Sağlıcakla  kalın.

                                                    Ruhi  Gülercan

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2