Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
UNUTKANLIK!
Siyasetin ve siyaset dilinin temel özelliği yorumlanabilmeye ve aynı zamanda yorumlara açık olmasına dayanır.
Aradığınız her neyse, onu kendi içinizde bulursunuz. Olimpos’ta, Tanrılar hani tartışmaya başlamışlar hep birlikte. Bunu nereye koyalım demişler. Kimi Tanrı; yerin yedi kat altına gömelim demiş. Diğer bir tanrı; olmaz demiş, orada çabuk bulurlar. En iyisi onu okyanusların en derin yerine gömelim. Bir diğeri, onu en yüce dağların tepesine saklayalım ki, bulamasınlar demiş. Sonunda karar vermiş Tanrılar. Onu öyle bir yere koyalım ki, insanların en yakınına, içlerine koyalım ki orada bulamazlar onu demişler. Ve insanlar içlerinde bir kalplerinin olduğunu o andan itibaren unutmuşlar. Oysa, çok uzaklarda değil, hemen yanı başlarında, her an kendi varlığını hatırlatan bir organın varlığı, insanları ne kadar ilgilendiriyorsa, onu anlamakta ayrı mesele insanlık için.
‘gerçek bulunmaz aranır’ denir. Herhalde insan kalbi de hiç bulunmayacak bir yere konmuş. Onu aramadıkça, bulmak mümkün olmuyor anlaşılan. Oysa, hayatta aradığımız şeyleri, nasıl bulacağımızı bize o gösteriyor. İşte, aradığınız neyse, onu kendi içinizde bulursunuz sözü de bizlere neyi, nerede bulacağımızı unutmadan yaşamamız gerektiğini çok güzel anımsatıyor.
YANILMAK
Siyasetin ve siyaset dilinin temel özelliği yorumlanabilmeye ve aynı zamanda yorumlara açık olmasına dayanır. Bu yorumlamalar özdeş düşme özelliği taşıyabildiği gibi, yapıcı eleştirel yaklaşımlar biçiminde ve yıkıcı eleştirel biçimler de taşıyabilir. Ama aynı siyasetin insanları, yapıcı eleştirel yaklaşımla bu yorumlamalara katılırlar genellikle. Tabii, bunlar siyasetin içsel kısımları olarak kalır. Süreç, bu gitgellerin içinde yanılsamayı da beraberinde getirir doğallıkla. Yanlış anlaşılmalar, yanlış söylemler, söylenmemiş içerikler, içi boş kalmış sözcükler, doğa ile insan arasındaki göze görünmez ilişkiler, yani insanın doğaya uyum sorunu, ister istemez hata kavramını gündemine getirir insanın.
Aynen Kılıçdaroğlu’nun ben türban için böyle demedim söylemine eşit düşen hata kavramı gibi. Doğa ve insan, göze görünmez ilişkiler, uyum sorunu. Ve tabii ki, buruk gülümsemeli yorumlar. İnsan yanılmak içindir. Deneme- yanılma üzerine kurulu öğrenmenin özünde, insan yanılmak içindir. Yanılmanın olduğu yerde, düzelme vardır, düzeltme vardır.
Neler olduğunu bu haftalarda daha iyi anlayacağız CHP’sinde. Söylentiler, duyumlar İzmir’in ve ilçelerinin görevden alınacağı, yeni yönetimlerin atanacağı ve bu konuda çalışmaların başlatılmak üzere olduğu yaygın şu son günlerde. PM üyesi, Alaattin Yüksel ve Ayhan Yalçınkaya’nın İzmir ile ilgilenecekleri her tarafta bilinen ve söylenen bir durum. İnşallah hayırlısı olur. CHP içerisinde, değişimlerin yavaş yavaş başlayacağı sinyalleri veriliyor. Ama tabii bu ağırlıklı olarak, Önder sav tarafından gerçekleştirilecek olan bir misyon olarak görülüyor. Kılıçdaroğlunun parti içerisindeki ağırlığı ise biraz meçhul. Yalnız, İzmir de sular durulmayacak gibi. Şimdiden beklentiler yüksek tutuluyor değişim için. Değişimin ise temel sebebi zaten biliniyor. Artık, eski kadroların yenileriyle değiştirme zamanı geldi diye söyleniyor. İzmir ve yönetimler, bazılarının sulta’larına bırakılamayacak kadar önemli ve değişim şart diyorlar. Kocaoğlu’nun İzmir de hem yönetimsel olarak sıkıntısı var, hem de yönetimsel olarak sıkıntısı var. Bu, nasıl oluyor demeyin. Kocaoğlu’nda hem İzmir’i yönetememe sıkıntısı var, hem de il yönetimi ile sıkıntısı var. Belki de değişim, en çok ona yarayacak. İl’den destek gördüğü zaman, toplumdan da destek görme şansı, bu kadar yükselen tepkilerden sonra artabilir. Geçen hafta, Gaziemir, Koyundere sıkıntıları, bu hafta Hatay, üçkuyular, Narlıdere güzergahı sıkıntıları. Nereye kadar sürer kendileri bilirler. Ama gerçek olanın, İzmir’in iyi yönetilmediği gerçeği, ayan beyan. Taşkesikle başlayan olayın arkasının geleceği bir gerçekti. Unutmayalım, sessizliğin arkası fırtına. Kimse çöplük konusunu unutmuş değil. Herkes, sadece beklemede. Sağlıcakla kalın.
Ruhi Gülercan



del.icio.us
Digg
Yorum gönder