Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
TORBALI Ertan UNVER
** Torbalı’da gazeteci, yazar ve düşünce adamı olmak için “gazeteci olmamak- yazım kurallarını bilmemek ve ilkokul mezunu olmak yeterlidir”
“PARÇA KONTÖR” …
BUNDAN BÖYLE BU BAŞLIK ALTINDA BAZI KONULARA DOKUNDURMALARDA BULUNACAĞIM. Kimse üstüne atlayıp zıbıdılık yapmaya kalkmasın; kızarım.. Bilen bilir, ben kızınca susarım !…Parola PARÇA KONTÖR, işareti ÇİFT YILDIZ…
** Torbalı’da gazeteci, yazar ve düşünce adamı olmak için “gazeteci olmamak- yazım kurallarını bilmemek ve ilkokul mezunu olmak yeterlidir” …
** Eskilerde “Torbalılıyım” demeye utanıyormuş bazıları..Get lan; Torbalı İlçesi yirmi yıl önce Kanada’dan Japonya’ya kadar “kültür, sanat ve etkinlik kenti” olarak adlandırılıyordu… Bir tek zıbıdılar ortalıkta yoktu.. Şimdi utanmayanlar ve o zıbıdılar Torbalıyla “intiharlar ve çöplük kenti” olarak övünebilirler…
** Yirmi yıl önce malum kesimler, “sekreterden geçilmiyor ki” palavrasını; hem de palavra olduğunu bile bile yutturup duruyorlardı.. Ne oldu?.. Anlaşıldı mı, olan?.. Al sana sekreter; al sana korumalar; al sana sefalar ve köşe dönme orduları; al san İzmir’inkine ek Arap çöpü; Mekke çöpü… Beter ol; tepe tepe kullan !...
** Geçenlerde bir arkadaş telefonumu istedi; Ben “0 535” deyince, hayretler içinde, “Aaa, fakir telefonu” deyiverdi… Yıllarca 532-533’çülere STATÜCÜLER diyordum; meğer bunların bir de ZENGİNLİKLERİ varmış.. Yani kızmasına gerek yokmuş STATÜCÜLERİN; BİR FAKİR OLARAK BEN AZ BİLE SÖYLEMİŞİM.. Üstelik biz fakirlerin, “hacca gitme FARİZAMIZ DA” ( ! ) yokmuş… Naaabeerrr… Ne diyeyim?.. Yine aynısı; beter olun !…
** Cenaze törenim hikayesinden söz etti Kubilay Kaplan; aslı o değil; mezarın şeklinden ve yapısından söz etmiştim.. Törenden değil.. Tam kesinleşmemiş “yeri konusundan” da söz ettim.. Yeniköy – Torbalı gibi ihtimaller yani… Sonra, TEK KİŞİLİK / ÇİFT KİŞİLİK gibi olasılıklarından da… Malum bu işlerde neyin ne zaman ve de nasıl gelişeceği belli olmaz… Tam “Yendim” dersin bir de bakarsın ki TAKLA… Ondan çün yani !...
** Kimse kimsenin kimi adam yerine koyup koymayacağına karışamaz, karar veremez.. Örneğin - mesela, beni eski bir belediye başkanı olarak isteyen adam yerine koyar isteyen koymaz; Ertan Ünver olarak da öyledir bu konu… Ben de kime istersem aynı kuralı uygularım.. Örneğin – mesela, belediye başkanı oldu diye İsmail Uygur’u adam yerine koymak zorunda değilim… Öyle değil mi?.. Evet öyle.. Başka başka şeyler için de bu böyledir.. Yani herkes herkese karşı değer yargılarında özgürdür.. Dahası özgündür de.. Bunun lamı cimi olmaz…
** Şu DE – DA eklerinin birleşik ya da ayrı yazılma durumlarını isteyen bana ödemeli olarak sorabilir.. Onu anlatmak benim için bir onur olur.. Çünkü Torbalı’da DE-DA eklerini kullanmayı bilmeyenlerin bile yazar olabildiği durumların, GERÇEKTEN DE ONURSUZLUK VERMEYE DOĞRU GİTTİĞİNİ GÖRMEYE BAŞLADIM… “Hayır yani, artıkın internetlerde izlenmekteyiz de, biraz daha fazla görünmekteyiz ve de biraz daha fazla ayıplar olmaktadır”. (“Ben herkeslerin buradaki tırnak işareti ile noktayı ve de parantez işaretlerini doğru olarak kullanmayı bilmesinin zorunluluğu vardır” demiyorum ki …) Anlaşıldı mı, nodul? …
** Sen 2000 yılının 30 Eylül günü CHP Kurultayını toplayan Altan Öymen, Tarhan Erdem ve Yiğit Gülöksüz adlı üç “zeka sakarının” lütfuyla ve hasbel kader bir şekilde yönetimine geldiğin kamu kuruluşunun, olur olmaz nedenler bulup yarattığın ilanlarını, kendi yaprak maymunlarına lütuf olarak dağıtır mısın; elin oğlu da merkezden kafayı koparıp kendi kamu kurumu ilanını kendi yandaşına postalayıverir. Fakat, “Helal olsun; onların da hakları” diyenler daha fazladırlar; yani çoğunluktadırlar… Naabersiniz çocuuum; Şekerbank, Şekerbank vaziyetleri !...
TORBALI Ertan UNVER 2
TORBALI Ertan UNVER 3



del.icio.us
Digg
Yorum gönder