Bölümler
- TORBALI GUNDEM
- GASTE
- Eğitim, Kültür ve Sanat
- Spor, Sağlık, Teknoloji, Araç, Vize, Sigorta, Trafik
- GENEL
- İzmir Gündem
- POLITIKA
- EKONOMI
- Aliağa
- Balçova
- Bayındır
- Bayraklı
- Bergama
- Beydağ
- Bornova
- Buca
- Çeşme
- Çiğli
- Dikili
- Foça
- Gaziemir
- Güzelbahçe
- Karabağlar
- Karaburun
- Karşıyaka
- Kemalpaşa
- Kınık
- Kiraz
- Konak
- Menderes
- Menemen
- Narlıdere
- Ödemiş
- Seferihisar
- Selçuk
- Tire
- Torbalı
- Urla
- İzmir Beldeler
-
YAZARLAR Genelden
- > Ali KÜLEBİ
- > Ali SİRMEN
- > Ataol BEHRAMOĞLU
- > Bekir ÇOŞKUN
- > Cüneyt ARCAYÜREK
- > Deniz SOM
- > Emin ÇÖLAŞAN
- > Emre KONGAR
- > Gani MÜJDE
- > Güray ÖZ
- > Hikmet ÇETİNKAYA
- > Hulki CEVİZOĞLU
- > İlhan SELÇUK
- > Mümtaz SOYSAL
- > Oktay AKBAL
- > Oktay EKINCI
- > Özdemir İNCE
- > Ruhat MENGİ
- > Süheyl BATUM
- > Ümit ZİLELİ
- > Yılmaz ÖZDİL
EVEEET… ALEVİLER İSYAN ETTİ
Birinci husus; aşağıda belirttiğim ön araştırma, yorum ve tespitler kendime aittir. Bu tespit ve yorumlarımı tarafların konunun çözümüne ve gelişimine göstereceği hassasiyetleri de dikkate alarak birkaç bölümde
Yerel Gazeteler iki gün üst üste başlık atmış “ALEVİLER İSYAN ETTİ” , “ALEVİLERİN İSYANI SOKAĞA TAŞTI” diye. Aleviler isyan etmesin de ne yapsınlar? Dernekte yapılan ilk toplantıya ben de katılmıştım. Ancak Ankara’da çıkan acil bir işim nedeniyle bundan sonraki üç günlük süreci izleyemedim. Ancak bugün gazetelerden ve Efem de yorumlardan izleyebildim.
Belli bir süre yazmamayı düşünüyordum. Takdir edersiniz ki böyle bir olayda yazmamak da mümkün değildi. Bu nedenledir ki, olayları gelişimine göre kademe kademe izleyip, yorumlarımı ve naçizane çözüm önerilerimi çeşitli şekil ve biçimlerde belirteceğim.
Birinci husus; aşağıda belirttiğim ön araştırma, yorum ve tespitler kendime aittir. Bu tespit ve yorumlarımı tarafların konunun çözümüne ve gelişimine göstereceği hassasiyetleri de dikkate alarak birkaç bölümde yazacağım. Bu bölümler olayların gelişimine göre, karşılıklı anlayışların biçim ve dozuna uygun olacaktır. Çünkü bu süreçte amacım; bağcı dövmek değil, üzüm yemek olacaktır.
İkinci husus; konunun doğru değerlendirilebilmesi ortadaki karışıklığın giderilmesi, her isteyenin konuyu istediği yer ve yöne çekmesini önlemek için olayın geçmişini kısaca anlatacağım – bilemediğim veya yanlış bildiğim hususlar olursa lütfen bilenler düzeltsinler-
Tarafların ve kamuoyunun da bildiği gibi, Torbalı da –sayısı önemli değil- azımsanmayacak bir miktarda kendisini inanç yönünden Alevi olarak tanımlayan insan vardır. Torbalıdaki Aleviler de inançlarını,diğer inanç biçimlerinde olduğu gibi, kendi inandıkları biçimde ve yerde yaşamak istiyorlar.
Bunun için de yerel idarecilere Cem Evi taleplerini dile getirdiler. Bu talepleri seçim öncesi tüm yerel idareciler ve de idareci olmak isteyen adaylar tarafından hararetle haklı bulundu ve yerine getirilmesi hususunda da yarışa girildi. Hatta neredeyse bazı taraflar bahse bile gireceklerdi.
Neyse uzatmayayım; politikada en tecrübeli olanlar çeşitli dalgalanmalar geçiren bir süreç sonunda, Alevilerin gönlünü aldı. Seçim de yaklaşmıştı. Taleplerin yerine getirileceği husus alelacele meclisten geçirildi. Büyük bir şatafatla ve reklamla tüm Alevilerin duyacağı şekilde yer belirlendi. Ertuğrul Mahallesindeki Cem Evi yapılacak arsaya bizzat Torbalı Belediyesince yazılarak kocaman bir tabela asıldı. “Bu arsa Cem Evi yapımı için Torbalı Belediyesince tahsis edilmiştir” diye –bu tabela hala duruyor- Daha sonra arsanın içinde törenle kurban kesildi. Kurban lokması yenildi. Kurban lokmasından –ben yoktum- o gün Belediye Başkanı Sayın R.İsmail UYGUR da gelerek yedi. Resimler çekildi. Olay kutlandı. Her iki taraf da çok mutluydu. Her iki taraf da kazanmıştı.
Mevcut Cem Evi arsasının yerini Torbalı Belediyesi kendisi göstermiş ve vermişti. İzmir Belediye Başkanı Sayın Aziz KOCAOĞLU verilen bu arsa üzerinde Cem Evi yapacağı sözünü verdi ve bu sözleşmeler kamuoyuna da mal edildi. Karşılıklı tebrikler edildi. Memnuniyetler belirtildi. Şimdilik her şey tamamdı. Her iki taraf da sıkıntıdan kurtulmuştu.
Özetlersek seçim öncesi Cem Evi vaadi ihaleye çıkmıştı. İhaleyi Torbalı Belediye Başkanı Sayın R.İsmail UYGUR ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz KOCAOĞLU birlikte kazanmışlardı.
Allah var doğru söyleyelim. Başlangıçta İsmail Başkan mevcut yeri vermemek için çok uğraştı. Dede Mezarlığı olsun dedi. Bayağı da sürtüşmeler oldu. Fakat Aziz başkan o sıra Dede Mezarlığının yeri parsel şeklinin Cem Evi projesine uygun olmadığını, arsayı imar müdürlüğüne incelettiğinde buradan ancak 270 m2 lik uygun bir alanın çıktığını belirtti. Bu alan da Cem Evi için çok küçüktü. O alan inşaat yapımı için çok biçimsizdi. Burada büyük bir alan üzerinde de eski mezarlar vardı.
Söylentilere göre Aziz Başkan, İsmail Başkanı bir toplu görüşmede sesli bir biçimde oradakilerin yanında azarlayarak. Ertuğrul Mahallesindeki mevcut yerin verilmesini, kendisinin verilen yerde Cem Evi yapacağını, İsmail Başkandan başka bir şey istemediğini ve kararının da derhal uygulanmasını haşmetli bir biçimde emrettiler. Rivatey olur ki süreç bundan sonra başladı.
Neyse uzatmayalım –anlaşılan diğer yazılarımızda daha da detaylara gireceğiz- bu dayatma (!) neticesinde Sayın İsmail UYGUR gönülsüz de olsa arsayı meclis kararından geçirdi ve tahsis etti. Şimdilik her şey tamamdı. Yokuş çıkılmıştı…
Bu kısa özetten sonra gelelim tespitlerime. Geçen bu süreç sonunda;
1. Aleviler kendilerinin planlı olarak kandırıldığını (!),
2. İnançları ile ilgili hususlarda kandırılmalarını affetmelerinin –telefi edilmediği takdirde- asla mümkün olmadığını,
3. Her alevinin ibadetini inandığı biçimde yapabilmesi için Cem Evi istememesi mümkün olamayacağından, Cem Evi talebinin tüm Alevilerin inanç duygularını birleştirdiğini ve hararetle alevlendirdiğini,.
4. Bu sürecin bu noktaya gelmesinden başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz KOCAOĞLU’ nu, daha sonra da Başkan Sayın İsmail UYGUR’ u şahsen sorumlu gördüklerini. –İiddianın doğruluğu gelişen süreç içerisinde belirlenecektir. Bu husus şimdilik bir iddiadan ibarettir-
5. Yine; Aleviler mağdur edildikleri bu haklı inanç taleplerinde insanlık değer yargılarına sahip tüm insanların yanlarında olacağını ve onları destekleyeceğini biliyor, buna canı gönülden inanıyorlar.
6. Son olarak; Aleviler bu istenmeyen karışık sürecin KESİNLİKLE OLUMLU SONUÇLANACAĞINA da İNANIYORLAR.
Sevgili okurlar; biz doğruların yanında olacağımıza, her ahvalde bunları savunup ve kollayacağımıza dair hayata söz veren insanlardanız. Bu nedenlerledir ki, böyle önemli bir konu ile ilgili görüş ve düşüncelerimi yazmamam ve sizlerle paylaşmamam mümkün değildi. Yazımın başlangıcında da belirttiğim gibi bu istenmeyen karışık sürecin olumlu sonuçlanabilmesi için elimden geleni yapacağım. Amma velakin; inatla çözüm oluşturmayıp, çözümsüzlüğü dayatan taraf için de duygu ve düşüncelerimi yazacağım. Aklıselim’in galip gelmesi umuduyla…
Muhittin CENGİZ
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
YORUMLAR
![]()
Yeterki birbirimize eşit yurttaş bilinci ile bakalım.Yine de duyarlılık gösterip ismini yazmadan da olsa yorum yaptığınız için sizlere teşekkür ediyoruz.
Cami: toplanmak Cem:toplanmak Camide ibadet yapılır, Cem evinde ibadet yapılır.
Camide hoca ibadetin yöneticisi, Cem de Dede yöneticisi
Namaz ibadet , Semah ibadet.benim döndüğüm semah, gittiğim cem Allah rızası için. bunun dışında yapanlar beni ilgilendirmiyor, bu konuda da düşünce aktarmam zaten haddim değil. herkes istediği gibi algılar bunu.
Konu ile ilgili ana yazının yazılışından bu tarafa 4 gün geçti. Henüz 7 adet yorum oldu. Her şeyden evvel, dernek başkanının konu ile ilgili bir açıklama yazması ve konuyu genişletmesi gerekirdi. Bu henüz olmadı. Umarım Sayın Dernek Başkanı Engin TÜRKDOĞAN'da incelemeye gerekli hassasiyeti gösterir de en azından yanlış anlaşılmalara neden olmaz. Konunun açılımı ve tartışılması, ilgililerin görüşlerini bildirmesi; aynı zamanda kamuoyunun da asıl beklentisini gösterecektir. Bizce çok önemli olan Cem Evi yapımı hususu, acaba Sayın Belediye Başkanı İsmail UYGUR' un dediği gibi birkaç alevinin takip ettiği ve istediği bir husus mu? ... Cem Evi yapımını gerçekten de acaba birkaç alevi mi istiyor? Bazen insanın kafası karışıyor...
haklısınız olaya bu derece ışık tutan bir yazıya 7 yorum-bir tanesi ibrahim kaya'dan üstelik- oldukça az ve ne yazık ki yazının değerini anlamadna yazılmış.Benim bu zamana kadar yazmama nedenim ise biraz sitenin teknik sorunları ile bağlantılı-şu 10 yoru meselesi- belki daha değerli fikirler ortaya çıkar diye düşündüm.Ama sizin sitemiminizden sonra dyanamayıp naçizane bir kaç şey paylaşmak istedim.
Hocam öncelikle uygar ve örgütlü toplumlarda miting ve yürüyüş çok önemli bir silahdır.Ama ilçede 10000 oyumuz var deyip 100 kiş yürürseniz maskeler düşer, keller görünür.
Bir de ben bu ilçede her türlü tepki yürüyüşü ve protestosunu her türlü sivil toplumdan gördüm ama ilk kez bu kadar acemice yapılanına şahit oluyorum. Bir kere hiç sevmem ve asla savunmam ama, adam Cemevini yapmayacağım demiyor.Önce bir dinlemek ve ona göre karar vermek gerekmiyor mu? Belki de yıllardan beri ülke genelinde ve içinde yaşadığımız toplumda şahit olduğumuz Alevi hoşgörüsüne ve aklıselimliğine bu kadar acemi ve bu kadar bireylere indirgenmiş bir protestoyu yakıştıramadığımız içindir bu tepkimiz. Bir de dikkat çekmek istedğim önemli bir husus; sayın dernek başkanı basın açıklmasında başkana hitaben; 'Ramazan Bey' demesi nasıl bir ruh halidir? kendisini CHP genel başkanında Alevi olduğunu kastederek ilçedeki tüm alevilerin oylarına ipotek koyduğunu mu ima ediyor? Eğer bunu ima ediyorsa yürüyüş esnasında arkasına dönüp baktı mı ki, peşinden kaç kişi geliyor.
Ya da hocam ben de çıkıp; torbalının yarısı kadar olan tire'de 50-60 cami var-en yenisi 300 yıllık- bizde de 10-12 tane desem ve bende çamlığın göbeğine cami istesem tepki mi kime vereceğim.
Mesela 3000 hanenin en az 12-13 bin nüfusa sahip Cumhuriyet mahallesinde-sadece kooperatiflerin olduğu kısımdan bahsediyorum- 20 gün sonra başlayacak ramazanda teravih namazı kılacak cami yok.şimdiye kadarda Sabri Şeker'in ahırdan bozma mescidinde namaz kılınıyordu desem yeni bir tartışma yaratmış olur muyum?
Bir ara söyledim tekrar söylüyorum;
Cemevinin başatan seçilen ve rezil kepaze pazarlıklar sonucu verilen yeri külliyen yanlıştır. Bu vesile ile değiştirilmesi ilçenin bir şansıdır.
Cemevinin ilçedeki tüm alevi kardeşlerimizin ibadetlerini rahatça yapabilecekleri geniş bir kampüs alanında doğru bir projeye ihtiyaçları vardır.Saygılar sunarım.Sevgi ve ışıkla...
Belliki bu her zaman olduğu gibi iğneleyici yorumlarınız bazılarının hoşuna gitmeyecektir. Ancak insanlar başkalarının hoşuna gitsin diye değil, öğle düşündükleri için yazmalıdırlar (sizin yaptığınız gibi.
Ben de burada naçizane, BİR ELEK koydum ortaya, ben de dahil olmak üzere (eleğin numarası bellidir) bu eleğin içerisine bizleri koysun ve sallasınlar ki; işe yaramayanlar alta gitsin işe yarayanlar ise eleğin üstünde kalsın. İri ve ufaklar (kendi içinde) bu şekilde birbirinden ayrılabilsin.
Genel değerlendirmeler yapacağım için konuyu burada keseceğim. Eleği sallayanlardan birisi de SİZ olacağınız için şimdiden teşekkür ediyorum. Ayrıca yazılarınızın son cümlesi "Sevgi ve ışıkla..." cümlesi ile bitiyor. Çok hoş bir temenni. Işıkla... felsefi bir kabul sonucu kullanılmaktadır. Bu konuyu da benim için bir gözden geçirir misiniz? Tekrar teşekkürler...
![]()
Kişi kulakları duymayan sağır adama, Selamın aleyküm diyor. Sağır; elindeki yaptığı işe göre Samı kertiyorum diyor. Sağıra " Nasılsın iyimisin? diyor." Sağır "Öküze de oluuur, Camış a da" diyor.
Bilmem anlatabildim mi?



del.icio.us
Digg