Anasayfa | TORBALI GUNDEM | Oldu-bitti

Oldu-bitti

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

HALKI ve halkın iradesini dillerinden düşürmeyenler, ya ‘yalan’ söylüyorlar, ya da insanları ‘aptal’ yerine koyuyorlar.

Biçimsiz siyasetin yıllarca tekrarlanan ve ne hikmetse hala denenen bu iki yaklaşımının görünürde biteceği, tükeneceği konusunda umutlarımız her geçen gün daha da zayıflıyor.

Halkınıza, insanınıza inanmıyorsunuz, bari aldatmayın. “Yaparız diyorsanız”, yapın. Yapamayacaksanız söz vermeyin, umut yeşertmeyin.

Ben:
“Siyaseten söylenmiş…”
“Seçim ortamında sehven dillendirilmiş…”
“Dün öyleydi, bugün değişti…”

Laflarından utanıyorum.

Çözüm merkezi olması gereken siyaset ve siyasi kurumlar,  güven erozyonuna uğra-makta,  insanlar siyasetçiye inanmamak-talar.

“Al birini, vur ötekine…”
“Hepsi aynı, gelen gideni aratır…”
“Ortak tek noktaları, sadece yalan”, diyen yurttaşlar var. Hem de azımsanamayacak kadar çok.

İnsanlar bu noktalara nasıl geldi, bu tespitler uzaydan mı  bize empoze edildi?..

Hayır…

Bu; siyaseti yalanla aynı kefe içerisinde tartanlarının ürünü.

Güvensizlik, ardından çözümsüzlüğü getirir. Bugün işin içinden çıkılamayan birçok soru-nun temelinde siyaset yapanlara karşı duyulan inançsızlık yatmaktadır.
Bu nedenledir ki, sorunlar çözülmeye çalışıl-dıkça, daha da karmaşık hale gelmekte, Arap saçına dönmektedir.

Demokrasinin ‘kodlarını’ doğru okuyamadığı-mızın yanında, yönetim anlayışlarımıza hakim olan, “Ben yaptım oldu” olgusu, bazen şaşkınlık, bazen hayret ve çokça da nefretle karşılanmaktadır.

Sonunda aynı pişkinlik serenomisi:

“Bu millet balık akıllıdır, nasıl olsa unutur.”

Bence artık ‘unutulmamanın’, ‘unutturma-manın’ vakti zamanı geldi-geçiyor. Aynı filmi, değişik figüranlarla, değişik mekanlarda seyretmekten vazgeçmeliyiz.

Bir ‘milat’ tespit edilmeli.
Siyasetin, insanımıza güven verecek iklimlere ulaşabilmesinin bir yolu bulunmalı.

Bu fasit daire mutlaka kırılmalı…

Sırtını yalan dağlarına dayanan ağaların yerlerine, temiz siyasetin ve “yönetimlerinin” her kilometre taşının yanı başında, halkıyla ortak akıl kollayan figürlerle değiş- tokuş yapılmasının gerekliliğine inanlardanım.
***

Bir yere çöplük yapacaksanız, önce, konuyu o çöplükten etkilenecek insanlarla müzakere et-melisiniz.

Bu ayıp değil…

Üstelik seçim sath-ı mailinde: “Böyle bir şey yok” dediyseniz ve şimdi o sözleri unuttuy-sanız,  durum iki kere daha vahim demektir.

Alevi yurttaşlara: “Size Cemevi için şu yeri tashih ettim”, diyorsanız ve – sebebi her ne ise- yer değişikliğinin gerekçelerini ilk evvel o insanlarla tartışmalısınız.

Bu sizi küçültmez, aksine çok daha farklı konumlara getirir.

Siyasete ve siyasetçiye güvenin yolunu açar, insanlar, genel çerçeve içerisinde yalnızlaş-mazlar, sivil inisiyatifler kendilerini marjinalleştirmezler.
Birlik ve beraberliğin dokusu güçlenir.

Adam yerine konulurlar…

İnsanca ve demokratik normlar içerisinde yaşamanın yolları açılır…

Kötü bir şey mi öneriyoruz dersiniz?..

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
0
Powered by Vivvo CMS v4.1.2