Anasayfa | TORBALI GUNDEM | Tek kollu tahteravalli

Tek kollu tahteravalli

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

İŞİNİZE geldiğinde, elinize geçirdiğiniz ‘gü-ce’ tavan yaptırırsınız. Astığınızı asar, kestiği-nizin tadına ilk önce siz bakarsınız.

Sesiniz, gücünüzün sarhoşluğunu yansıtan naralar gibi yüksek desibelli…

Geldiğiniz yer avam olsa da…
Yaşadığınız mekanlar sırça köşkler besbelli.

Fakir-fukara…
Garip-guraba…

Soğuk taş üzerinde dört kollu…
Düzeltilmemiş hesap, bonuslu alışveriş, sekizgen tavan…
Bahçede yaşam, dengede doğa…
Bir kolu yüz okka çekemeyen tahterevalli…

İşinize geldiğinde yokuşta ‘vites’ küçültürsü-nüz. Debriyaj beceriksizi, sopaları hain bek-çiler.

İnce düş hayranları…
Kan gölünün ortasında balık kovalayanlar…

Niyetlerini okutmayan, bizi birer falcıya çe-viren, kırmızı gözlü, beyaz tüylü tavşan be-beleri.

“Velev ki” li yakışıksızlık…
Toplumu “velev ki” ile inciten kabadayılık.

İşinize geldiğinde “uzlaşma kültürünü” anımsarsınız. Adı üzerinde kültür. Bazıları bu kelimeyi olsa olsa ancak mantarın önünde sıfat olarak kullanırlar.

Salataya doğranır.
Yahnisi olur.
Kaşarla beraber ara sıcak…
Ancak “kültürü” sosyal yaşamda ve siyaset bukletinde ana yemek olarak servis edebilmek ayrı bir beceri, ayrı bir ustalık ister.

Yapabilene aşk olsun…
***
Velev ki “uzlaşma kültürü” gecenin bir vakti sizi dürttü. Uyandınız.

Hayırlar olsun…

Kiminle uzlaşacaksınız?.. Tıpkı sizin gibi, gecesini “uzlaşma kültürüyle” karpuz gibi ortadan bölen birini bulmanız lazım.

Velev ki konuşacak birilerini buldunuz.

Ne konuşacaksınız?..
Nerede uzlaşacaksınız?..

Kaygan zeminler, yol kazaları, bin bir alavere-dalavereyle milletin önüne konulan o hesapsız işlere girişmeden önce konuşabilseydiniz.

Belki… Belki hasar bu kadar büyük olmazdı.
Çare kaynakları tükenmez, araba geri geri kaçmazdı.

Biz aylarca biraya gelemeyen, “Demirel-Ece-vit” ikilisini anımsıyoruz. O günkü koşullar, bugünkünden pek farklı değildi.

Sonucunu gördük…

Biz birbirleriyle selamlaşmaktan bile kaçan “Çiller-Yılmaz” diyalogsuzluklarını da anımsıyoruz. Bu sağırlar orotoryası, bugünkü tabloların ortaya çıkmasına, meydanların mahalle kabadayılarına teslim edilmesine kadar varan sonuçların belli başlı nedenlerden biri sayılır.

Bizim siyasi tarihimiz “uzlaşmama kültürü” bakımından oldukça zengindir.

“Uzlaşma kültürü” iki kelimelik bir tanımlama…
Uzlaşabilmek için de en önce “kültür” gerekli.

İnsan bazen yanılmayı ne çok istiyor…

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
0
Powered by Vivvo CMS v4.1.2